Dün bir... Üstelik hala bir...

00:0016/09/2007, Pazar
G: 29/08/2019, Perşembe
Nazmiye Yılmaz - Pazar

Bizde böyle!Gündem denen ''yemek'' anında tüketilir.Sabah pişen akşama kalırsa bayatlar.Ertesi güne sarkarsa küf tutmasa da damağa kekremsi bir tat yayar.Birazdan okuyacağınız satırlar da aynen öyle.Hatta üzerinize afiyet, ekşime haddini aşmış bile sayılabilir.Efenim mesele şu;Bendeniz hala TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ''ın geçen hafta Hatay''ın İskenderun İlçesi''nde, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Başkanlar Konseyi''nde yaptığı o özlü sözlü açıklamadayım.Hükümete hafif yollu balans

Bizde böyle!

Gündem denen ''yemek'' anında tüketilir.

Sabah pişen akşama kalırsa bayatlar.

Ertesi güne sarkarsa küf tutmasa da damağa kekremsi bir tat yayar.

Birazdan okuyacağınız satırlar da aynen öyle.

Hatta üzerinize afiyet, ekşime haddini aşmış bile sayılabilir.

Efenim mesele şu;

Bendeniz hala TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ''ın geçen hafta Hatay''ın İskenderun İlçesi''nde, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Başkanlar Konseyi''nde yaptığı o özlü sözlü açıklamadayım.

Hükümete hafif yollu balans ayarı çeken (haber ağzıyla söylersek) ''sert çıkış''ta yani!

Patronlar kulübünün kraliçesi (kabul buyurursanız, en azından bu yazıda kendisine öyle hitap edeceğim) İskenderun''da “Bu hükümet de programı da beklentileri karşılamaktan uzak” dedi.

Kimse öyle oturduğu yerden “Aman efendim bu ne acele! Dün bir, üstelik hala bir… henüz iki bile değil! Hani gidişatı görseydik. Daha karpuz bile kesemedik!” demesin!

Yani ülkemizin en saygın sivil toplum örgütünün lideri, patronlar kulübünün kraliçesi heyecanla işe koyulmuş, ''bugünün işini yarına bırakma'' sözüne pabucu ters giydirerekten (Paşanın da Çiller''in de kulakları çınlasın) şak/tak hızında ilk değerlendirmesini yapmış ise;

hepimize sadece bu durumu takdir etmek düşer.

Üstelik takdirlik konu bir tane değil!

Kendilerinin bu jet değerleme ile kalmayıp “Anayasa''yı geçmiş dönemle hesaplaşma anlayışı içinde hazırlamayın. 301''inci madde de değişiklik yapın. Atamalarda dikkatli olun” babında hükümete, bir dizi ciddi uyarısı da var.

Siz rahat rahat “Vatandaşlık görevimizi yaptık, meclisi belirledik, mekanizma çalışacak, biz izleyeceğiz” diyip yan gelip yatın bakalım!

Moda ya! hadi bi de biz niyet okuyalım.

Patronlar kulübü kraliçesinin içinden sanırım şu geçiyor; Anayasa, denetleme yetkisini yasama, yürütme, yargıya vermiş olabilir ama kusura bakmayın! Ben öyle yan gelip yatamam, üzerime vazife olmasa da sadece izlemekle kalamam, denetlerim de… Ayrıca uyarımı, takdir ettiğim zaman ve gerektiği tonda yaparım.

Ama bilesiniz, hanımefendinin teftiş defteri, sadece uyarıyla öyle kulak çekmeyle falan kapanmıyor.

Kendileri yüce gönüllülük yapıp, hükümete altı ay da süre veriyor.

Yaaa işte böyle!

Efenim içiniz rahat etsin.

Yani hükümeti sadece anayasal kurumlar denetlemiyor, o işi yapan bir de patronlar kulübünün kraliçesi var.

“Ama kulüp üyeleri ona katılmıyor. Selefleri dışında kimse kraliçeyi onaylamadı, patronlar ayağa kalktı!” demeyin, bunlar teferruat!

Üstelik TÜSİAD üyeleri, başkanları konusunda şerbetli.

Onlar hanımefendinin, şapkadan tavşan misali çıkan ismini ilk duyduklarında zaten kâfi miktarda şaşırmışlardı.

Hatırlarsanız daha adaylığını ilan ettiği gün, babasının medyası manşetten, ''ilk kadın başkan'' rozetini yakasına takıvermişti.

Demokratik bir platform olduğu iddia edilen TÜSİAD Genel Kurulu''nun vereceği karar beklenmeden yani…

Biliyorsunuz bazı üyelerin “Ama bu iş ''BABA beni okula gönder'' kampanyasına benzemez ki” diye mırıldanmaları, alttan alta serzenişte bulunmaları da sonucu değiştirmedi.

Yine bazı üyelerin “Hükümetle kavgalı bir medya patronunun kızının TÜSİAD''ın başkanı olması kurumu yıpratabilir, kurumsal kimliğe zarar verebilir” kaygısı da keza.

Neyse!

Bakın yine nereden nereye geldik.

Demem o ki, siz “Baba-kız işbirliği mi, danışıklı dövüş mü?'' iddialarına da sakın ha kulak asmayın… çok ayıp!

Ergun Babahan''ın köşesinde yazdığı “TÜSİAD, iktidarın dünya görüşü ve muhafazakarlığından çok hoşlanmayan, daha Batı tipi davranış ve kıyafet modunu benimsemiş insanlardan oluşuyor. … TÜSİAD''ın rahatsızlığı özünde sınıfsal” tezine de fazla takılmayın.

Salıverin gitsin!

Patronlar Kulübü''nün kraliçesi hanımefendi, şu hararetli geçen yazın, hareketli günlerinin ardından vatan millet için çalışırken, siz hala öküzün altında buzağı mı arıyorsunuz?

''İşin içinde bi bit yeniği mi var acaba?'' deyip kafayı arızalı konulara mı takıyorsunuz?

Aaaa… Yapmayın Allah aşkına!