Mamur ve müreffeh bir vatan hayali için çalışmanın acı bedeli: Tevfik İleri

04:001/01/2023, Pazar
G: 2/01/2023, Pazartesi
Nuriye Çakmak Çelik

Ahmet Tevfik İleri, 1911 yılında Rize’nin Hemşin kazasında dünyaya geldi. Dedeleri köy camisinde imamlık yaptığı için İmamoğulları olarak anılan aile, doğumdan birkaç yıl sonra İstanbul’a göç etti. Baba Hâfız Celâl Efendi, emekli nahiye müdürüydü. İlk öğrenimini İstanbul’da, Gelenbevi İlk ve Orta okulu’nda tamamladı. 1933 yılında Yüksek Mühendis Mektebi’nden (İstanbul Teknik Üniversitesi) mezun oldu. Aynı yıl Millî Türk Talebe Birliği başkanlığına seçildi. İstiklal Marşı okunurken ayağa kalkılması,


Ahmet Tevfik İleri, 1911 yılında Rize’nin Hemşin kazasında dünyaya geldi. Dedeleri köy camisinde imamlık yaptığı için İmamoğulları olarak anılan aile, doğumdan birkaç yıl sonra İstanbul’a göç etti. Baba Hâfız Celâl Efendi, emekli nahiye müdürüydü. İlk öğrenimini İstanbul’da, Gelenbevi İlk ve Orta okulu’nda tamamladı. 1933 yılında Yüksek Mühendis Mektebi’nden (İstanbul Teknik Üniversitesi) mezun oldu. Aynı yıl Millî Türk Talebe Birliği başkanlığına seçildi. İstiklal Marşı okunurken ayağa kalkılması, Çanakkale şehitlik ziyaretleri gibi hassasiyetler onun zamanında başladı ve bir gelenek haline geldi. 1933 yılı aynı zamanda hemşerisi Vasfiye Hanım ile evlendiği yıldı. Çiftin Cahide, Cahit ve Ayşe adlarında üç çocukları oldu.

Erzurum’da Karayolları kontrol mühendisliği, Çanakkale ve Samsun’da nafıa ve bölge müdürlüğü yapan Tevfik İleri başarılarıyla öne çıkarken, 1946 seçimleri öncesi CHP’den gelen milletvekilliği teklifini siyasi idealleriyle uyuşmadığı gerekçesiyle reddetti. 1950 yılında yapılan demokratik ilk seçimle Demokrat Parti’den Samsun Milletvekili seçildi.

Partinin kalkınma politikalarının mimarlarından biri olan Tevfik İleri, Ulaştırma Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Meclis Reis Vekilliği, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinin tamamını başarıyla yürüttü. Bakanlıkları döneminde ilk olarak hizmetin ulaşmadığı Anadolu’ya binlerce kilometre yol yaptırdı ve Hirfanlı Barajı başta olmak üzere yaptırdığı 7 barajla halkın su sorununu çözmek için çabaladı. Millî Eğitim Bakanlığı döneminde Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin kurulmasını sağladı. 1950 yılına kadar köylerde ilkokul olmadığı için köylerde açtığı ilkokulların yanında köy ve ilçelerdeki çocukların eğitimi için kurulmasına öncülük ettiği Yatılı Bölge Mektepleri de binlerce gencin okulla buluşmasını sağladı.


Ancak özellikle Yassıada Mahkemelerinde tahkir edilmesine sebep olan hizmetleri, din derslerinin ilkokulların müfredat programına alınması, yirmi yıl aradan sonra imam hatip okullarının yeniden açılması ve Yüksek İslâm Enstitüsü’nün kurulmasını sağlamış olmasıydı. Tek parti döneminde propaganda aracı olarak kullanılan Köy Enstitülerini, köy çocuğu ayırımı yapılmaması ve her kesimden gencin istifade edebilmesi için öğretmen okullarıyla birleştirmesi de CHP’nin hedefi olmasının baş sebeplerinden biriydi.

27 Mayıs 1960 darbesi yapıldığı gece ilk Boğaz köprüsünü ihale seviyesine getirmek ve İstanbul’a bu hizmeti kazandırmak için çalışıyordu. Ancak darbenin sabahında tutuklanarak Yassıada’ya götürüldü. Köprünün tamamlanması darbe nedeniyle 10 yıl sonra gerçekleşebildi…

Yassıada mahkemelerinde Başvekil Adnan Menderes ve diğer Demokrat Partili seçilmişlerle muhalefet faaliyetlerini kısıtlayıp diktatörlük tesis etmek, Meclis’i çalıştırmamak, Anayasa’yı ihlâl gibi suçlarla yargılandı ve müebbet hapse mahkum edildi. Mahkeme safhasında özellikle basın eliyle üzerine atılmak istenen iftiraların hiçbiri kanıtlanamadı. Hapishanedeki kötü şartlar ve tedavisinin yapılmaması nedeniyle hastalandı ve ileri derecede kanser olduğu anlaşıldıktan sonra Ankara Hastanesi’ne kaldırıldı.

Tevfik İleri, mahkeme süreçlerinde “bavullar dolusu altın ve mücevher kaçırma” haberleriyle iftiralara uğrasa da Kayseri Bölge Cezaevi’nde kaldığı dönemde ailesine gönderdiği ve 50 kelimeyi geçmesi yasaklanan mektuplarından birinde, “Size mal mülk, servet bırakmadım. Yalnız size şerefli, namuslu, erkek bir ad bırakabildim. Hiçbir zaman başınız yere bakmayacaktır. Bununla müteselliyim, siz de bununla iftihar edeceksiniz.” demişti. Kızı Cahide İleri, o günlerde sokağa çıkmalarının yasaklandığı, babalarının maaşına el konulduğu ve kendilerine selam verenlerin bile sorguya alındığı bir dönem yaşadıklarını ve bir aile dostlarının sırtında bir küfe ile yiyecek gelmesiyle aç kalmaktan kurtulduklarını yazmıştı. Vasfiye Hanım’ın yatak odasını didik didik edip mücevher arayan askerler, “Bizim hanımda bile bundan daha çok mücevher var” demek durumunda kalmıştı. Zira 10 yıl boyunca bakanlık ve başbakan yardımcılığı gibi önemli görevlerde bulunmuş olan Tevfik İleri’nin üzerinde sadece bir kooperatiften alınmış daire ile bir küçük arsa bulunuyordu. Görevi başındayken tutuklanıp vefat ettiğinde ise Ankara’da bir apartman dairesinde kirada oturuyordu…

Tevfik İleri’nin oğlu gazeteci-yazar Cahit İleri, babasının en sık dile getirdiği bir emelinin “mamur, müreffeh ve mücehhez bir vatan” olduğunu söylemişti. Türkiye’yi mamur etmenin, müreffeh kılmanın bedelini hapishanelerde, mahkemelerde türlü iftiralara uğrayıp tahkir edilerek ödeyen bu Devlet Adamı, mahkemedeki savunmasında “Ölüm belki de kurtuluştur. Memleketin huzuru, benim ölümüme ve hapishanelerde çürümeme bağlıysa kararınızı böyle verin. Memleketin hayrı için buna da razıyım” demişti.

27 Mayıs 1960 günü ayrıldığı ailesini 1,5 yıl sonra; ‘çok hasta, çok zayıf bir mahkûm’ olarak tekrar görebilmişti. Yassıada’da 10’dan fazla defter tutan Tevfik İleri, 21 Ağustos 1961 tarihinde günlüğüne “Bismillahirahmanirrahim” diye başlamış ve şöyle not düşmüştü: “Mevlâ görelim neyler… Neylerse güzel eyler”…

Tevfik İleri, hastalığı ilerlediği için kaldırıldığı Ankara Hastanesi’nde 1961 yılının son günü vefat etti. Cenaze namazı Hacı Bayram Camii’nde kılındıktan sonra Cebeci Asrî Mezarlığı’na defnedildi.

#Ahmet Tevfik İleri
#Demokrat Parti
#27 Mayıs 1960 Darbesi