ekrandaki kalitesizlik

00:0012/07/2010, Pazartesi
G: 3/09/2019, Salı
Osman Akkuşak

sevgili okuyucularım; bugün de, yüksek rakamlara ulaşan televizyon ekranlarında sergilenen haber ve açık oturum faaliyetinde gördüğümüz aksaklıkları ele almak istiyorum..spiker ve programcı arkadaşlarımızdan isteğim, belirttiğim kusurların izale edilmesi ve yayın hizmetlerinin daha mükemmelleşmesidir.. maksadım onları incitmek değil daha iyi hizmet vermelerini görmektir..*geçenlerde NTV spikerlerinden banu güven, başbakan yardımcısı cemil çiçek''le konuşuyor, onun verdiği bilgileri yayınlıyor..

sevgili okuyucularım; bugün de, yüksek rakamlara ulaşan televizyon ekranlarında sergilenen haber ve açık oturum faaliyetinde gördüğümüz aksaklıkları ele almak istiyorum..

spiker ve programcı arkadaşlarımızdan isteğim, belirttiğim kusurların izale edilmesi ve yayın hizmetlerinin daha mükemmelleşmesidir.. maksadım onları incitmek değil daha iyi hizmet vermelerini görmektir..

*

geçenlerde NTV spikerlerinden banu güven, başbakan yardımcısı cemil çiçek''le konuşuyor, onun verdiği bilgileri yayınlıyor.. bakan konuşuyor, bayan güven ikide bir bakanın sözünü kesiyor.. bakan ağırlığını muhafaza ediyor.. ve sözlerine devam ediyor.. spiker güven yerinde duramıyor, sabırsızlanıyor; susmuyor ki, bakan sözlerini tamamlasın.. karşısındakinin bir başbakan yardımcısı olduğunu unutuyor ve: “- sayın çiçek sesimi duyuyor musunuz”, diye ikide bir sesleniyor.. bakan, önemli bilgiler vermeye devam ederken yayını kesiyor.. sonra seyirciye dönüyor, "bakana soracağımız bazı noktalar vardı.. hatta bir ârıza olsa gerek" diyerek konuyu değiştiriyor.. ve koskoca başbakan yardımcısının yüzüne ekranı ve konuşma hattını kapatıyor.. hiçbirşey söylemeden veya herhangi bir özür veya teşekkür ifadesi kullanmadan veya bir müsaade talebetmeden...

banu güven, balçiçek pamir gibi bazı spiker ve programcılar, karşılarındaki vali, bakan, genel müdür gibi şahsiyetleri, haddi aşan, cür''etkâr tavırlarla âdetâ sorguya çekiyorlar.. kendi görüşlerine aykırı şeyler söyleyenlerin sözünü ya gereksiz bir soru sorarak, yahut reklam arası diyerek sık sık kesiyorlar..

*

geçen akşam da bir başka bayan programcının, çiğdem anad''ın programında aynı görüntüler sergilendi.. bayan anad, 4-5 ekonomisti toplamış işsizlik konusunu tartışıyorlar...

içlerinde zekâsı ve mizahi vasıflariyle tanınan bir yazar ege cansen de var.. bayan anad''ın yerli yersiz lâfa karışmasından rahatsız olmuş ki, bir ara şöyle dedi: “ülkemizde bir iş beğenmemezlik de vardır.. herkes yapabileceği işte çalışmaya razı olmuyor.. becereceği işi aramayı akıl edemiyor.. meselâ siz sıhhatlisiniz size tekstil sahasında iş teklif edilse, o işi mükemmelen yapabilirsiniz..”

çiğdem anad hemen sordu: “ya kabul etmezsem nolacak? istediğim bir işte çalışamayacak mıyım?”

cümle bu meâldeydi.. kelimeler değişik olabilir..

bu soruya yazarın verdiği cevap: “onu bilemem.. ama her fert yapabileceği işlerden ve iş tekliflerinden kaçındığı müddetçe işsizlik şikayetleri bitmeyecektir..”

*

habertürk kanallarında yine gündemle alakalı açık oturum tertipleyen bir kaç bayan spiker ele aldıkları konuya tam vakıf olmadıkları halde, işin uzmanı olan veya öyle sanılan kişileri konuşturmaya çalışıyorlar.. bu esnada da bilgi eksikliğinden doğan bir pot kırmaktan kurtulamıyorlar.. konuşanlar tam can alıcı bir noktayı açıklamakta iken sözlerini kesiyor veya sırada bekleyen öbür konuşmacıyı araya sokuyorlar.. bu bayanların isimlerini akılda tutmak da zor.. valilerle, genel müdürlerle ve oturuma iştirak eden kişilerle adetâ münakaşa ediyorlar.. müzakere edilen hususları sırasıyla ele almayı ve her ayrıntı üzerinde herkesin ne söylediğini ve ne söyleyeceğini disiplinli bir şeklide tespit etmeyi ve herşeyden önemli olan tarafsızlığı muhafaza etmeyi beceremiyorlar.. bir de devletin, milletin en hassas konularını ele almaktan, bu konuların başını gözünü yararak yapılan konuşmalara, herkesin aklına gelen herşeyi söylemesine fırsat vermekten geri kalmıyorlar.. en ehemmiyetli mevzuların ayağa düşmesine sebeboluyorlar.. bu programlar daha ziyade gecenin geç saatlerinde hatta 24''ten sonraki sabah saatlerinde tekrarlandığı için suç işlenip işlenmediğini takibetmek de mümkün olmasa gerektir.. halbuki hiçkimsenin fikir beyanederken suç işleme hürriyeti olamaz.. gecenin geç saatinde söylenen sözler iyi de olsa kötü de olsa arada kaynayıp gidiyor.. milyonlarca kişi önünde hiçkimse pervasız ve cür''etkâr konuşarak suç işleyemez.. o itibarla devletin ekranlardaki gece yayınlarını iyi kontrol etmesi ehemmiyetli bir vazife olsa gerektir..

oğuz haksever, celal pir, yiğit bulut gibi isimlerin daha ciddi daha ağırbaşlı (imkân nisbetinde) hareket ettiğini söyleyebiliriz.. çok konuşmaya alışmış bayan spikerler dillerini daha hesaplı kullansalar pek isabet ederler...

ayrıca; açık oturuma iştirak edenlerin birbirlerinin söz hakkına riayet etmeyişini, aynı anda beraberce konuşarak âdetâ bir kavga görüntüsü vermelerini elemle kaydetmekten kendimizi alamıyoruz...