yâ mübarek yine gel

00:0021/09/2009, Pazartesi
G: 3/09/2019, Salı
Osman Akkuşak

Sevgili okuyucularım, bayramın güzelliklerini ve sevincini yaşarken, ramazanla vedalaşmayı da unutmayalım.. bu veda''yı lirik şair sadettin kaplan''ın diliyle eda eylerken gözlerimiz dolu dolu oldu.. hiç şüphe etmiyoruz ki, şiiri okuyan bütün mü''minlerin de gözleri yaşaracaktır:* * *elveda ey şehri ramazan..veda zamanıdır kalbimiz kırıkgüle güle yâ mübarek yine gelgözlerde yaş dudaklarda hıçkırıkümitlerin gül açan rengine gelgüle güle yâ mübarek yine gelsanma bitsin diye bayram ederizteşyî için

Sevgili okuyucularım, bayramın güzelliklerini ve sevincini yaşarken, ramazanla vedalaşmayı da unutmayalım.. bu veda''yı lirik şair sadettin kaplan''ın diliyle eda eylerken gözlerimiz dolu dolu oldu.. hiç şüphe etmiyoruz ki, şiiri okuyan bütün mü''minlerin de gözleri yaşaracaktır:

* * *

elveda ey şehri ramazan..

veda zamanıdır kalbimiz kırık

güle güle yâ mübarek yine gel

gözlerde yaş dudaklarda hıçkırık

ümitlerin gül açan rengine gel

güle güle yâ mübarek yine gel

sanma bitsin diye bayram ederiz

teşyî için biz ihtiram ederiz

nefsi senin aşkına ram ederiz

yoksula gel, had bilen zengine gel

güle güle yâ mübarek yine gel

gidip o ummana dalacak mısın

bize dost selâmı salacak mısın

gelince bizleri bulacak mısın

mevla bilir yine de sen dene gel

güle güle yâ mübarek yine gel

hoş gör kısık sesli şu münâdiyi

terkeyleme gönül denen vâdiyi

hanesinde bulamazsan sadi''yi

kerem eyle kitabesiz sîn''e gel

güle güle yâ mübarek yine gel

(döşler bedesteni: sadettin kaplan; alioğlu

yayınları)

* * *

eğitim dergisi 100. özel sayısı

ramazanı uğurladıktan sonra bugün size, biraz gecikmiş olarak görebildiğim 344 büyük sayfadan ibaret “eğitim 100. sayı” adıyla neşredilmiş bir kitaptan haber vereceğim.. ki adeta orjinal bir antolojidir.. milli eğitim bakanlığının yayımlar dairesi başkanlığınca 2008 yılı haziranında çıkarılan bu eser; 2000 yılı mart ayından beri her ay yayınlanmakta olan “bilim ve aklın aydınlığında eğitim” dergisinin değişik sayılarından seçilmiş san''at ve bilgi değeri üstün kaliteli yazıların, makalelerin, edebi metin ve söyleşi parçalarının biraraya getirilmesi suretiyle yapılmış bulunmaktadır.. bir ilim ve san''at titizliğiyle hazırlanmış, okuyana heyecan ve edebi zevk veren mükemmel bir eser değerindedir.. içinde nefis, tatlı şiirler var,çarpıcı hikayeler var, çeşitli eğitim ve öğretim problemlerini aydınlatan makaleler var, dil ve edebiyat bahislerine dair kaliteli yazılar var.. işte size şaban özüdoğru''nun “üslüb üzerine” yazısından alınmış kısa bir paragraf:

bir metinde yapılacak “yalınlaştırma” yazarın üslübuna müdahale anlamına gelir mi? bu sorunun cevabı: “evet, hem de üslubun katline sebep bir müdahaledir” olacaktır.. neden? çünkü birazcık olsun edebi metin tahliliyle uğraşmış olanlar bilirler ki; her metin kendi içinde bir düzen, bir bütünlük taşır.. her yazarın dildeki kelimeleri tercihi, kelimelerin dizilişi, cümlelerin birbirine bağlanışı ve paragraflar arası anlam bağlantıları kendine özgüdür.. hele yazarın kullandığı kelime kadrosu, metne yüklenmek istenen anlam zenginliği bakımından son derece önemlidir.. yazarın kullandığı bir kelimeyi değiştirmek hem metnin anlamında daralmaya sebebolacak, hem de metindeki ses ritmini bozacaktır..

* * *

“eğitim”i ve “özel 100. sayı”yı hazırlayan aziz zeren, selami yalçın, dinçer eşitgin, şaban özüdoğru, hakkı uslu, çağrı gürel, aysun ildeniz, macit balık isimlerini ve sonuçta bakanlığı kutlamak gerekir.. kullandıkları edebi, ilmi ölçüler; zevk, düşünce ve seçme kriterleri, sağlıklı bir yayım anlayışına işaret ediyor.. yazarlar arasında sabri özdemir, arif ay, cemal kurnaz, bestami yazgan, mehmet aycı, necat birinci, fatih andı, orhan okay, gibi âşina ilim ve san''at adamları var.. bir çoğunu ismen tanısam da şahsen tanımıyorum.. ama yazıları okunmaya değer, tabiatıyla kendileri de tanınmağa ve tanışmaya değer şahsiyetlerdir.. sözün gelişine göre bitirdiğim cümlenin son kısmı benim pek hoşuma gitmese de allahın benim gibi bütün kemter kullarının dahi tanınmağa lâyık kişiler olduğunu bilmeyecek kadar da gafil ve cahil olmaktan yüce mevlaya sığınırız.. elhamdülillah haddimizi biliriz..