Sinan Çetin"in "Film Gibi" programı...

00:008/05/2000, Pazartesi
G: 12/09/2019, Perşembe
Özlem Albayrak

Muazzam bir gösteri sahnesi yaratarak izleyenlere yalnızca eğlence malzemesi sunmayı amaçlayan televizyon, izleyenleri dünyayla hep yakın temas içinde tutuyor. Eğlence televizyonun doğasında varolan ve olması da gereken bir olgu. Eğlendirme özelliği bulunmayan ve yalnızca enformasyon ileten bir tv kanalı, günümüz şartlarında ve bu kadar tv kanalının arasında takdir edilmeli ki, hayat hakkı bulamaz kendine.Buraya kadar doğru, yani televizyonun izleyenlerine eğlendirici temalar sunması pek de yadırganacak

Muazzam bir gösteri sahnesi yaratarak izleyenlere yalnızca eğlence malzemesi sunmayı amaçlayan televizyon, izleyenleri dünyayla hep yakın temas içinde tutuyor. Eğlence televizyonun doğasında varolan ve olması da gereken bir olgu. Eğlendirme özelliği bulunmayan ve yalnızca enformasyon ileten bir tv kanalı, günümüz şartlarında ve bu kadar tv kanalının arasında takdir edilmeli ki, hayat hakkı bulamaz kendine.

Buraya kadar doğru, yani televizyonun izleyenlerine eğlendirici temalar sunması pek de yadırganacak bir durum değil, ancak uzun zamandır süregeldiği gibi bütün temaların eğlendirici niteliğe büründürülerek ekrana getirilmesi, yani ''eğlencenin televizyondaki her türlü söylemin üst-ideolojisi şeklini alması'' eleştiriye değer bir anlayış.

Eğlence''nin olmazsa olmazlarındandır "duygu". Üzülmek ya da sevinmek, hoşlanmak ya da hoşlanmamak, sevmek ya da nefret etmek, ipleri eline geçiren televizyonun izleyenlere sunduğu seçenekler artık. Ve televizyon duyguların kullanılması yöntemiyle ''eğlendiren'' bir aygıt haline dönüştü geçirdiği popülarite süreci sonrasında...

Sinan Çetin Film Gibi''de, ''programıyla ilgili kaydadeğer bir eleştiri yapılmadığına" hayıflanırken, duygunun evrensel olduğunu, onun zaman ve mekân ötesi bir yapısı bulunduğunu biliyordu mutlaka.

İşte Sinan Çetin''in programında, çok uzun yıllar süren bir ayrılıktan sonra hasretle kucaklaşırken hüngür hüngür ağlayan bir karı-koca, abla-kardeş ya da ana-oğul manzaraları da ''duyguları harekete geçirdiği için'', ekran başındaki izleyicinin midesinde kramplara neden oluyor ve gözlerin yaşarmasına yol açıyor. Ekran başında milyonlarca gönül var çünkü. Ve duygunun ırkı yok, dünyanın her yerinde duygular eşdeğer anlam ifade ediyor.

Sinan Çetin, uzun çalışmalar sonucunda ayrılanları kavuşturuyor, takdir edilesi, kaydadeğer bir program yapıyor. Popüler televizyonculuk anlayışından uzaklaşmayan, ancak topluma hizmet görevini de yerine getiren bir yayın yani. Ünlü yönetmenin karizmatik duruşu, hoş söylemleriyle de taçlanan program, Show''un en beğenilen programları arasında üst sıralardaki yerine oturuyor.

Ancak bu, önümüze getirilen "trajik, iç burkan" aile manzaralarının, ''duygu''ları harekete geçirerek izleyiciyi ekrana bağladığı ve bu sebeple tutulduğu gerçeğini de yoketmiyor.