Çekimser

00:0023/08/2007, Perşembe
G: 29/08/2019, Perşembe
Rasim Özdenören

Çekimser acayip bir tiptir. Sorumluluk üstlenmeye cesareti olmayan, sorumluluk üstlenmeyi beceremeyen, sorumluluktan kaçan.. bir tuhaf tip..Kendine göre gerekçeleri her zaman elinin altındadır. “Ben bu konuda oyumu kullanmak istemiyorum, çünkü….” diye başlayan cümlesi asla inandırıcı görünmez. Çünkü o gerekçenin zıddı kâmili de aynı oranda geçerlidir.Çekimser, oy kullanmaktan kaçınır, fakat oylama sonucu nasıl tecelli ederse etsin, o sonuçtan istifade etmenin yolunu arar. Ve bulur. Bu demektir ki,

Çekimser acayip bir tiptir. Sorumluluk üstlenmeye cesareti olmayan, sorumluluk üstlenmeyi beceremeyen, sorumluluktan kaçan.. bir tuhaf tip..

Kendine göre gerekçeleri her zaman elinin altındadır. “Ben bu konuda oyumu kullanmak istemiyorum, çünkü….” diye başlayan cümlesi asla inandırıcı görünmez. Çünkü o gerekçenin zıddı kâmili de aynı oranda geçerlidir.

Çekimser, oy kullanmaktan kaçınır, fakat oylama sonucu nasıl tecelli ederse etsin, o sonuçtan istifade etmenin yolunu arar. Ve bulur. Bu demektir ki, külfetinden kaçındığı bir hasılanın nimetine konmak ister.

Çekimser ihtiyatlı davranıyormuş gibi bir duruş sergilemek ister. Fakat sergilediği duruş gerçekte kaçaklıktır. O, tilki kurnazlığı, çakal ürkekliği ile avını koklar, avın etrafında gezinir, avının üstüne sıçramak ister, fakat uygun zamanı ele geçirmeyi erteler durur. Kuşkuludur. Avının üstüne atladığında kendine bir zarar gelip gelmeyeceğini denetimi, gözetimi altında bulundurmak ister.

Tilkinin kurnazlığı diyorum ya, tilki masum bir hayvandır. Tilki, tavuk kümesine giresiye kadar ihtiyatı elinden bırakmaz. Kümese girdiği anda kümesteki bütün tavukları boğar. Bu, aslında onun ürkekliğinden ileri gelir. Her tavuğun kanat çırpışını kendine tehlike olarak görür ve saldırır.

Çakal da ihtiyatlıdır. Genelde başka avcı hayvanların, aslanın, kaplanın artığı ile geçinir. Büyük avcının avını yiyip çekilmesini gözler. Aşırı aç kalmadıkça leşe fazla yanaşmak istemez. Yanaştığı anda büyük avcının hırlaması, kükremesi onun oradan uzaklaşmasına yeter.

Çekimserde, işte hem tilkinin ortalığı talan eden aç gözlülüğü, hem çakalın korkak ihtiyatlılığı el ele gider.

Ancak gene de çekimseri tilkiye ve çakala benzeterek bu hayvancıklara haksızlık etmememiz gerekiyor. Çünkü o hayvanlar yaradılışlarının gereğini yerine getiriyor. Onlar, yapacakları edim hususunda tereddüt göstermezler, yapacakları her ne ise onu yaparlar ve onun hakkını yerine getirirler. Bu davranış biçimi o hayvancıkların hayat memat meselesidir.

Çekimser ise karşımıza daima bir “insan” olarak çıkar. İnsan demek sorumluluk demektir: sorumluluk üstlenmek demektir.

Oysa çekimser dediğimiz tip tam da sorumluluktan kaçan biridir.

Herif, sorumluluk gerektiren bir makamın en tepesini işgal etmiş olabilir. O tepenin, tepedeki o makamın gerektirdiği sorumluluğu kullanmasını sonuçlayacak durumlarla karşı karşıya geldiği anda, o sorumluluğunu kullanmaktan kaçınır. Ama ancak iş işten geçtikten sonra konuşur. Konuşması şöyle bir şeydir: “Müdahale etmek istemedim. Müdahale etseydim, durum…” biçiminde ipe sapa gelmez mazeretler dermeyan eder.

Çoğu kez konuşmaz, fakat konuşmaması sorumluluk duygusundan ileri gelmez; konuşursa sorumluluk altına gireceğinden kaygılanır.

Çekimser biriyle yola çıkılmaz. Çekimser yol arkadaşını yolda bırakır. O, daima, istisnasız, kaçınmasız.. kendi çıkarını her şeyin önüne koyar. Onun çıkarı kendi zatının bile önünde yürür.

Hasbelkader sorumluluk gerektiren bir yere çıkmışsa, sümük gibi yapışıp kalır oraya.

Her almaşık karşısında vereceği bir cevap bulundurur dağarcığında. Ama cevaptan başka verecek bir şeyi yoktur. Pis bir tiptir…