
Sırası mı, değil mi bilemem; ama, şu sıralarda Mevlânâ''nın Mesnevi''sinden aktarılmak için bizi zorlayan kıssa şudur:
Sofinin biri, bir tekkeye misafir oldu. Eşeğini götürüp ahıra bağladı, yemini suyunu kendi eliyle verdi. O tekkede bulunan sofiler yoksul kimselerdi. Toplanıp aralarında konuştular, misafire ikram etmek gerekti, kendileri de açtı. Neticede eşeği satmaya karar verdiler. Hemen eşeği satıp yiyecek aldılar, mumları yaktılar. "Tekkede bu gece yemek var, sema var!" diye ortalığa bir velvele düştü.
Yemek yendi, sema başladı, sofiler coştukça coştular. Semanın en heyecanlı yerinde çalgıcı: "Her berfet/eşek gitti" diye bir nağme tutturdu. Dervişler de buna uyarak hep bir ağızdan: "Her berfet!" diye söyleyip oynamaya başladılar. Bu nağme eşeğin sahibi olan o sofinin de hoşuna gitti. Herkesten daha fazla el çırpıyor ve: "Her berfet, her berfet! Ey puser her berfet!/Ey oğul, eşek gitti!" diyordu.
Gece yarısından sonra sema bitti, sofiler birer ikişer dağılıp gittiler. Sabahleyin o soficik kalktı, eşyalarını topladı, eşeğine yükleyip yola koyulacaktı. Ahıra gidince eşeği yerinde bulamadı. Önce, belki hizmetçi suya götürmüştür, diye düşündü. Bir müddet bekledi. Hizmetçi gelince ona eşeğini sordu. Hizmetçi: "Eşek satıldı. Eşeği satıp akşamki ziyafeti tertip ettiler" dedi. Sofi kızdı:
"Siz kimin malını kime satıyorsunuz, bu ne adaletsizlik, böyle şey olur mu? Neden bana haber vermedin?" diye çıkıştı.
Hizmetçi boynunu bükerek:
"Bana kızmayın efendim. Size haber vermek üzere gelince baktım ki, siz herkesten çok ''Her berfet/Eşek gitti'' diye bağırıyorsunuz. O zaman siz biliyorsunuz, haberiniz vardır, diye düşündüm ve söylemekten vazgeçtim" dedi. Bu cevap karşısında sofi söyleyecek söz bulamadı. *
Meyvesini yiyenin ölmeyeceği hayat ağacını Hint ülkesinde arayan adamın hikâyesi de, anlamca, yukardaki eşek gitti hikâyesini destekliyor. Hayat ağacının veya adaletin ne olduğunu bilmeyenler, onu, Hindistan''da yetişiyor zannıyla orada aramaya kalkışır. Anlamını bilmeden "Her berfet!" diye başkalarıyla el çırpıp oyuna kalkan kimse de, kendi oyununu oynadığını sanır. Zamanı gelip de hakikatın acı şamarını yiyince de feleği şaşar, "adalet bu mu!" diye yakınmaya başlar. Öylesine, "Müstehak!" demekten başka elden gelen başka bir şey yoktur.
------
(*) Mesnevi''de Geçen Bütün Hikayeler, haz: M. Zeren, Hazen Y. İst. 2000, s. 75
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.