
Alparslan Türkeş''e atfedilmiştir; lakin bilebildiğim kadarıyla Agâh Oktay Güner''e ait meşhur sözdür:
“Biz içerdeyiz ama fikirlerimiz iktidarda...”
Kenan Evren cuntasına yaklaşımlarını Türkeş''in sağ kolu böyle özetliyordu.
“Türkiye ve Çin''den tarihi anlaşma” yollu bir haberi geçenlerde okuyunca bu sözü hatırladım.
Çin deyince de siyasi figür olarak öteden beri akla Doğu Perinçek gelir.
Bilmez değilsiniz ya canım; Maocu denir, Çinci denir…
Mezkur anlaşmaya muttali olduğumda “Acaba” dedim, “Perinçek, Silivri''de volta atarken, latife babından da olsa, ''Biz içerdeyiz ama fikirlerimiz iktidarda!'' demiş midir?”
Çünkü…
Söz konusu anlaşma gerçekten de “tarihi!”
Anlaşmayı tarihi kılan da ticaretin şekli şemaili değil; Türk Lirası ve yuan üzerinden yapılacak olması.
Yani, dolar tastamam devre dışı bırakılacak!
Bu da, “Halayı biz çekeriz gelini damat kaldırır!” vaziyetini yaşamayalım; madem ticareti biz yapıyoruz, doların değil, bizim paralarımızın değeri yükselsin demektir.
Birçoklarının “afallamasına” neden olan bu anlaşmanın hemen ardından Mahir Kaynak “Aha da şimdi yandık; ABD asla bizi affetmez!” demeye getirecek bir yazı döşenmişti.
Ne ki, işin gözden kaçırılan bir boyutu vardı.
ABD Hazine Bakanı Geithner yaptığı bir açıklamada, Çin''in para birimi yuanın değerinin artmasını istiyordu.
Yunanın revalüasyonu (devalüasyonun tersi) Çin''in ihracata nazaran ithalatını artıracaktı.
Bu da nerden bakarsanız bakın en çok ABD''nin işine yarayacaktı.
ABD''ye Çin rekabetinde büyük bir avantaj sağlayacak, dış açığının azalmasına neden olacaktı.
Demem o ki; Türkiye ile Çin kendi para birimleri üzerinden ticaret anlaşması yaptılar diye ABD şappadak ayağa kalkmaz!
Üstelik…
Çin''le “kliring” anlaşması da yapmış değiliz. (Şinasi milleti , “Bu adam da hepten ekonomiye sardırdı” demesin; siz iyisi mi, “kliring nedir?” diye “google”a falan sorun.)
Gelgelelim, bütün bunlar, “İsraf Ekonomisi” müellifinin malum sözünü, Perinçek''in terennüm etmesine engel değil.
Bölge ülkeleriyle ilişkilerde sıfır sorunun hedeflenmesi ve Yunanistan''la karşılıklı silahsızlanma Pertinçek''in de yıllar yılı savunduğu düşünceler değil mi?
Siz buna, Türkiye''nin ekseninin kayması “heyulasını” da ekleyin.
Şair dostum Sadi Beyazıt fakirle paylaştığı bir şiirinde “eksen kaymasıyla” çok güzel dalgasını geçmişti. Hazır yeri gelmişken bir kuple dercedeyeim:
“Eksen mi kayıyormuş ne kız?
Bir dilek tut!
Tutamazsan haklı olmayı dile
avucunda sıkı sıkı
Ne temenniler dilekler,
boşa yazılmış envai türlü dilekçe
Hiçbiri fayda vermeyecek satılabilir bir şerefi yerden kaldırmaya…”
İmdi, eksenimizin kaymasına en çok Doğu Perinçek sevinmeli değil mi?
Ne de olsa, “Cumhuriyet Mitingleri”nde yükselen “Ne ABD ne AB tam bağımsız Türkiye” sloganını şiar edinenlerin önde gidenleri arasındaydı.
Diyeceksiniz ki, “Perinçek''in ne dediğine ne bakıyorsun?”
Hatta şunu da söyleyebilirsiniz: İlhan Selçuk da ömür boyu “ABD emperyalizmine” karşı “ulusal bağımsızlıktan” dem vurmuş, en sonunda da kendi halkının iktidara taşıdığı partiyi (AK Parti) alaşağı etmesi için ABD Başkanı Bush''tan ricacı olmuştu…
Valla ne diyiim?!
Kim olursa olsun, ne olursa olsun, halihazırda içerde yatan bir adam hakkında konuşmaya vicdanım elvermez.
Hem mesele Perinçek değil ki.
İstedim ki, bıkmadan usanmadan, “ABD işbirlikçisi AKP yalakası” diye başlayıp envaiçeşit küfür mailleri döşenen ulusalcı şebekler biraz düşünsün!
Yoksa…
Kimin ne dediğinin ne kadar önemi olduğu konusunda…
Kılıçdaroğlu''nun başörtüsü hakkındaki “söz”lerinden dolayı oldukça şerbetliyim.
Merak etmeyin.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.