
Oryantalistler tarafından Kafkasya ve İran Türkleriyle ilgili olarak kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. Eğer 1990’lara kadar geçen zamanı göz önünde bulundurursak oryantalistlerden farklı olarak coğrafyamızla ilgili yeterli düzeyde eser ürettiğimiz söylenemez. Bu durum Kafkasya ve İran Türkleri için de geçerlidir. Doksanlardan sonra başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyasının farklı bölgeleriyle ilgili yayınlar sayıca artar. Fakat genel olarak hâlâ Batılı bakış açılarının egemen olduğunu kabul etmeliyiz. Örneğin Holly Shissler’in İki İmparatorluk Arasında Ahmet Ağaoğlu ve Yeni Türkiye başlıklı kitabında olduğu gibi Azerbaycan Türkleri üzerine yapılan çalışmalarda İran, Rusya ve Osmanlı arasında geçişlerden bahsedilir. Kafkasya Türkleri üzerine yazılan bir kitapta İran, Rusya ve Osmanlı Türkiye’sinden bahsedilmesi tabiî bir durum olmakla birlikte Shissler’den hareketle Ağaoğlu gibi şahısların görüşleri sorgulanmıştı. Sorgulama ve eleştiri meşrudur fakat bu konuda kalem oynatanların 1925’lere kadar İran’da Türk hanedanlarının egemen olduğunu bilmesi gerekirdi.
Hüseyinzade Ali Bey, Mehmet Emin Resulzade, Ahmet Ağaoğlu gibi Çarlık Rusya’sına da tanıklık etmiş şahısların mücadele hayatlarının çok önemli bir kısmı Türkiye’de geçti. Sovyetler’in kurulmasından sonra sürgün hayatı yaşayan aydınların çok önemli bir kısmı fikrî ve siyasî mücadelesini Türkiye’de sürdürdü. Bazen bu imkânı da kaybettiler fakat buna rağmen Türkiye’deki yayım faaliyetlerinin epeyce bir yekûn oluşturduğunu söyleyebiliriz. Gazetecilik de yapan Resulzade gibi siyasî figürlerin sürgündeki çalışmalarıyla Azerbaycan’a yönelik kesintisiz bir ilgi oluşur. Fakat Shissler’in kitabından hareketle yapılan tartışmaların gösterdiği gibi ne Kafkasya Türkleri ne de Türk dünyasıyla ilgili yayınların yeterli olduğunu söyleyebiliriz.
Sovyetler’in dağılmasından sonra Türk dünyasıyla ilgili külliyat içinde özellikle Azerbaycan öne çıkar. Bunda Ege Üniversitesi’nden emekli Prof. Dr. Yavuz Akpınar’ın payı büyüktür. Yavuz Hoca’nın bir kısmını kendi başına bir kısmını da öğrencileriyle birlikte yaptığı yayınlardan birkaç tanesini burada zikretmek istiyorum: “Yeni Kafkasya (1923-1927), Mehmet Emin Resulzade Yeni Kafkasya Yazıları, Mehmet Emin Resulzade Seçme Eserler 1-2. Resulzade’nin muhaceret hayatına atıldığı dönemde yayımladığı Yeni Kafkasya dergisi dört cilt hâlinde yayımlanmış. Mehmet Emin Resulzade Yeni Kafkasya Yazıları adlı eser ise Resulzade’nin anılan dergideki yazılarından oluşmaktadır. Mehmet Emin Resulzade Seçme Eserler 1-2 ise “M. E. Resulzade’nin Türkiye’de Arap harfleriyle yayımlanmış eserlerinin tamamı ve el yazması eserlerinden oluşmaktadır”. Ötüken Neşriyat’ta yayımlanan eserin önsözünde el yazması eserlerin Yavuz Hoca’nın özel arşivinde olduğu belirtilmiş.
Bu yayımlarda öne çıkan birçok konudan bahsedebiliriz. Örneğin Yeni Kafkasya dergisinde Çarlık Rusya’sından Sovyetler’e geçişin birçok sorununa değinilmiştir. Bilindiği gibi arada yaklaşık iki yıl ayakta kalan bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti vardır. Bugünkü Azerbaycan’ın temellerinin atıldığı bu dönem Şark’ta kurulan ilk cumhuriyet olması açısından da önemlidir. Resulzede’nin yönetiminde yayımlanan Yeni Kafkasya’da İran Türkleri, Kafkasya Türkleri, Rusya Türkleri ve Anadolu Türklerinin hayatını ilgilendiren yazılar, bugüne dahi ışık tutmaktadır. Örneğin dergi yayımlanırken Kaçarlar yıkılmış, İran’da Pehlevî hanedanlığı dönemi başlamıştır. İran’da bir Türk hanedanlığının yıkılarak Fars hanedanlığının kurulmasıyla ortaya çıkan değişimin bugün dahi tam olarak anlaşılmadığı açıktır. Hâlbuki bu dönemde İngiltere, Irak’taki kutsal yerlerin İran’a taşınmasında da rol oynamıştı. Bunlar coğrafyayı belirleyen önemli hadiseler olmasına rağmen unutulmaya terk ederek coğrafyamıza yabancılaştığımız açıktır. Selçuklu zamanlarından itibaren İran’da Türk hanedanlıklarının kurulmasını önemsemek gerekir. Bu yayımlarda Ermeni saldırganlığı ile alakalı çok daha kapsamlı yazılar da bugünün anlaşılmasını sağlayacaktır. Aynı şekilde Azerbaycan ve Türkiye ilişkilerini belirleyen en önemli hadiseler arasında yer alan Kafkas İslam Ordusu’nun Bakû’yu işgalden kurtarmasıyla ilgili yazılar da dikkat çekicidir.
Yeni Kafkasya dergisi ciltleri ve Mehmet Emin Resulzade Seçme Eserler 1-2 okunduğunda İran, Kafkasya ve Anadolu Türklerinin coğrafî olarak bir bütün oluşturduğu görülür. Bu bütünlüğü coğrafya ile sınırlandırmamak gerekir. Yavuz Hoca’nın bir yazısında vurguladığı gibi bu geniş coğrafyayı iktisadî imkânlarıyla birlikte düşünmek gerekir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.