Dörtte bir

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 25/12/2021, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Dörtte bir
İsrail’de 8 ortaklı “yamalı bohça” koalisyonunun tek Arap lideri Mansûr Abbâs,
Arapların İsrail’in “Yahudi devleti” hüviyetini tartışmaktan artık vazgeçmesi gerektiği
yönündeki açıklamalarıyla, gündemin üst sıralarına yerleşti. Önce Nâsıra şehrinde Arapça yayınlanan “Kull el-Arab” gazetesine konuşan Abbâs, ardından Tel Aviv’de düzenlenen bir ekonomi toplantısında aynı görüşleri bu kez İbranice olarak seslendirdi. B
öylece hem dilinin sürçmediğini ve gaf yapmadığını ispatladı hem de Araplardan sonra Yahudilere de kendi dillerinde hitap ederek, meramını net bir şekilde anlatmış oldu.

Mansûr Abbâs, özetle şunları söyledi:

“İsrail, bir Yahudi devleti olarak sahneye çıktı. Bir Yahudi devleti kurmak, Yahudi halkının kendi tercihiydi. Bugün sormamız gereken soru, devletin kimliğinin ne olduğu değildir. Bu devlet nasıl kurulduysa, o şekilde de kalacaktır. Realite budur. Bunu kabul edip etmemek, herkesin kişisel kararıdır. Problem, devletin kimliğiyle alakalı değildir. Esas mesele, bu devletin içindeki Arap vatandaşların statüsünün ne olacağıdır. Ben kendimi tümüyle İsrail’in vatandaşı hissediyorum ve hiçbir ayrımcılığa uğramadan haklarımı istiyorum. Benim haklarım, sadece vatandaşlığımdan ileri gelmiyor. Haklarım aynı zamanda Filistinli kimliğimden ve kendi vatanımın evladı oluşumdan kaynaklanıyor. İster hoşlanalım ister hoşlanmayalım, İsrail devleti, Filistin vatanının içinde kuruldu.”
Bu ifadeler, Filistin ve Arap cephesinde elbette büyük bir tepkiye yol açtı. İsrail Parlamentosu’nda
(Knesset) görev yapan Arap vekillerden sosyal medyadaki etkili hesaplara, yazarlardan kanaat önderlerine, çok sayıda merci Mansûr Abbâs’ın sözlerini ağır biçimde eleştirdi.
“Kendisini Yahudilere beğendirmeye çalışıyor”, “Yıkılmayacağını sandığı o İsrail mutlaka yıkılacak”, “Hükümette kalmak için her türlü tavizi veriyor” şeklinde suçlamalar havada uçuşurken,
Abbâs tüm bu eleştirilere herhangi bir karşılık vermedi.
Aksine, başlattığı tartışmadan memnun görünüyordu.
Knesset’te 4 milletvekiline sahip “Birleşik Arap Listesi”nin liderliğini yapan Mansûr Abbâs, diş hekimliği mesleğinden siyasete geçmiş bir isim. İsrail
politik arenasındaki iki yıllık belirsizlik ve kaos dönemi, geçtiğimiz bahar aylarında Abbâs’ın Naftali Bennett hükümetinin kurulmasına verdiği kritik destekle aşılabilmişti.
Benyamin Netanyahu’nun rekor uzunluktaki başbakanlığı bu sayede sona erdiği için, Abbâs’ın İsrail’deki Netanyahu karşıtı cephe içinde kredisi artmıştı.
Abbâs’ın
İsrail’in dinî ve millî kimliğiyle ilgili tartışmalarda aldığı tavır, tümüyle Siyonist cephenin tezlerine sahip çıkmak anlamına geliyor elbette. Hal-i hazırdaki hükümette koalisyon ortağı olan bir siyasî liderin başka türlü konuşması da zaten mümkün değildi.
Siyonist bir hükümete payanda olabilen, bu cümleleri de rahatlıkla söylerdi.
Dolayısıyla, kendisine tepki gösterenler, onun çizgisinde herhangi bir tenakuzun bulunmadığını görüyor olmalılar.
Mansûr Abbâs’ın yaptığı açıklamaların başka bir anlamı daha var: İsrail sınırları içinde yaşayan Arapların “
Filistin davası” bağlamındaki duyarlılıkları, hızlı bir şekilde “kendi vatandaşlık hakları”nı koruma içgüdüsüne doğru evriliyor.
Abbâs’a açıktan gösterilen tepkilerin karşı cephesinde, onu içten içe destekleyen ciddi bir kesim de bulunuyor. “İşgal yakında sona erecek gibi görünmüyor, bari kendi hayatımızı kurmaya ve haklarımızı elde etmeye odaklanalım” düşüncesi, bilhassa yeni nesil Araplar arasında gittikçe yaygınlaşıyor.
İsrail işgal yönetimi, çok uzun süredir, Filistin’in dört ayrı parça halinde
(İsrail sınırları içindeki Araplar, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs)
kemikleşmesi ve bu parçaların birbiriyle mümkün olduğunca temas etmemesi yönünde politikalar geliştiriyor.
Elbette amaç, ileride bir “Filistin devleti”nin kurulması gündeme gelirse, bu devletin coğrafi açıdan bir bütün oluşturamayacak biçimde parçalanmış olması.
(Dikkatli okurlar hatırlayacaktır: Bu konuyu, 26 Haziran 2021 Cumartesi günü “Hangi Filistin?” başlığıyla bu köşede yayınlanan yazımda genişçe tartışmıştım.)
İşte Mansûr Abbâs’ın açıklamaları, İsrail’in bu politikalarıyla da son derece uyumlu bir seyir izliyor.
Abbâs’ın sergilediği tavır, dört parçaya ayrılan Filistin’i birbirinden tümüyle koparma projesinin Arap cephesinde yerleşmesine ve kitlelerde sempati kazanmasına yardımcı oluyor.
Kendisi bunun ne kadar farkında bilinmez,
ama dışarıdan bakıldığında manzara çok net.
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026