|
Pierre Loti, ajan?

Pierre Loti geçtiğimiz günlerde gündemin ortasına oturdu. Kültür Bakanlığı Loti''nin 1906-1920 yılları arasında yazdığı mektuplarını 30 bin dolara satın aldı.

Pierre Loti ajan mıydı?

"Pierre Loti de kim?" demeyeceğinizden eminim. Bir zamanlar ülkemizde en çok tanınan yabancı roman yazarı oydu. ''Türk dostu'' olarak bilinir. Uzun yıllar yaşadığı İstanbul/Eyüp semtinde bir tepeye kurulu bir kahvehane ile Divanyolu''nda bir cadde onun adını taşır. Aziyade, İstanbul, Kudüs, Çöl, Galile, Düş Kırgını Kadınlar romanlarında ''bizden'' bir çevreyi anlatır. Philae''nin Ölümü romanını Atatürk''e ithaf etmiştir... ''Aziyade'' romanı bir nesil Türk gençlerine romantizmi aşılamıştır...

Pierre Loti geçtiğimiz günlerde gündemin ortasına oturdu. Kültür Bakanlığı Loti''nin 1906-1920 yılları arasında yazdığı mektuplarını 30 bin dolara satın aldı. Bir gazete, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac''a hediye edileceğini söylediği mektuplardan bazı bölümler yayımladı geçen hafta; kötü tercüme içerisinde "Korkunç Ermeniler" ve "Edepsiz Yunanlılar" gibi klişe sıfatlar anlaşılabiliyor sadece.

Yahya Kemal onu severdi; hakkında şöyle yazmış: "Loti''yi bize bağlayan binbir neden var, ama biri pek güçlü: Loti''nin ruhu bütün büyük ruhlar gibi yokluk ve fânilik duygularıyla dolu. Başka hangi dinin inananları fâniliği, dünyamızdan gelip geçiciliği Müslümanlar kadar derinden duyar? Türk şehitlerinin üstüne sinen bu ruh, ölüm şâiri Loti''yi gezdiği bütün iklimlerden daha çok sarhoş etti. Ne garip bir olay! Aşkını kendi şâirlerine vermeyen Türk tümüyle Loti''ye vermiş."

Loti''nin bu yüzyılın başında Türk aydınları arasında yaygın bir ünü vardı: ''Türk dostu''. Bir yazar şunları kaydediyor: "Ülkenin büyük bir bölünme yıkımıyla karşı karşıya olduğu günlerde Pierre Loti yeniden ortaya atıldı, Türklerin gerçek bir kara gün dostu olduğunu kanıtladı. (..) Atatürk bir dergiye gönderdiği telgrafta şunları vurgulamıştı: Avrupa''nın, özellikle Fransa''nın bilim ve uygarlığını, bu bilim ve uygarlıktan en çok üzüntü duyduğum zamanlarda dahi bana sevdiren bir sestir Pierre Loti. Onun içindir ki, bu sese ve sahibine saygı duyarım."

Bütün bunlar tamam da, Atatürk''ün takdir ettiği, mektuplarına 30 bin dolar ödediğimiz Fransız yazarın ''ajanlığı'' nereden çıktı?

Varlık dergisinin ''aralık 1999'' sayısında (1107) "Pierre Loti ajan mıydı?" başlığını taşıyan bir yazı var. Mülkiye mezunu, idareci kökenli Erdoğan Alkan, Loti''nin anılarından çıkarak, bizde "Büyük Türk dostu" diye bilinen yazarın aslında bir ''Fransız ajanı'' olduğunu ileri sürüyor... Dayandığı bir olgu da, Loti''nin aslında bir Sultan Abdülhamid hayranı olması ve yeni sisteme şaşı bakması... Aziyade''den şu bölümü aktarmış yazısına Alkan: "Doğu''nun büyük dinsel bayramlarını, büyük törenlerini yeniden yaşatan Sultan Abdülhamit''e Allah uzun ömür versin. (..) Yeni sistem (meşrutiyet, TK) uygulandığı takdirde Türkiye orijinalliğinden çok şey yitirecek. (..) Parlamenter sistemin Türkiye''yi mahvedeceği kesin."

Tabii, bir romandan aktarılan bu satırlar Loti gerçeğine ışık tutma bakımından yeterli değil. Yazar, Loti''nin şu yakınlarda iki cilt halinde yayımlanmış anılarından hareket ederek ''ajan'' olduğuna hükmediyor. Anıların bir yerinde ''İsmet Bey'', bir başka yerinde de ''Cavit Bey'' adları geçiyormuş... 8 Ocak 1914 günlü notu okuyalım: "İsmet Bey, Bayan Mounet Sully ve Gervais gittiler. Ev, birden, hazin bir sessizliğe gömüldü." 14 Haziran 1915 tarihli notta ise, bir Türk''ün Cavit Bey''den getirdiği haber üzerine başbakanı ve dışişleri bakanını görmeye gittiği yazılı... Anıları yayımlayan yayınevi, ''İsmet Bey'' diye anılan kişi için, ya "İnönü idi, ya da Loti İsmail ile İsmet''i karıştırmış olabilir" notunu düşmüş...

Erdoğan Alkan''ın Pierre Loti hakkında vardığı kanaat hiç de olumlu değil. Kendi "Pierre Loti ajan mıydı?" sorusuna kestirmeden şu cevabı veriyor: "Soruyu rahatça evet diye yanıtlayabiliriz. Zaten yazar anılarında bunu kendisi de açıklıyor: ''Cenevre''deki Türkiye konsolosluğu aracılığıyla Fransız hükümetiyle Türkiye arasında büyük gizli dolaplar çeviriyorum'' (26 Mayıs 1915), dolaplar çeviriyorum'' (26 Mayıs 1915), ''Elisée''yle İstanbul arasında büyük entrikalar düzenliyorum'' (1 Haziran 1915) diyor. Loti''nin ajanlığını Fransız Cumhurbaşkanı Raymond Poincaré de onaylıyor: ''Rusya''nın başarısızlıkları ve bizim Çanakkale Boğazı''ndaki yenilgimiz yüzünden Loti''nin çabaları da işe yaramadı."

Alkan''ın burada sorduğu bir başka yerinde soru daha var: "Peki Pierre Loti Türkiye''nin çıkarlarını mı kolladı?" Cevabı hazır: "Öyle olsa Fransız Cumhurbaşkanı Poincaré, ''Çanakkale Boğazı''ndaki yenilgimiz yüzünden Loti''nin çabaları da işe yaramadı'' der miydi? Yani Çanakkale Boğazı''nda kazandığımız zafer Loti''nin çevirdiği dolapları başarısızlığa uğratıyor."

Erdoğan Alkan Fransa''ya gidip Pierre Loti''nin ömrünün son yıllarını geçirdiği evi ziyaret etmiş; yazarın anılarını okumuş, hakkında yazılanlara göz gezdirmiş... Ancak, "Pierre Loti ajandı" diyebilmek için daha fazla bilgiye ihtiyacımız var. Konuyu tarihi gerçekliğinden çok, vaktiyle, "Sen Pierre Loti" diye başlayıp bir yerinde, "Bilmeyenler bilsin / sen, bir şarlatandan başka / bir şey değilsin (..) / Ne domuz bir burjuvaymışsın meğer!" mısralarını da yazan Nazım Hikmet''i haklı çıkarmak için bu biçimde ele aldığı gayreti seziliyor Alkan''da...

Mektuplarına 30 bin dolar ödediğimiz Pierre Loti Türkiye''nin başına iş açmaktan çekinmeyecek kadar gözü dönmüş bir Fransız ajanı mıydı sahi?

24 yıl önce
Pierre Loti, ajan?
“Sıranın bize gelmesini bekleyemeyiz”
Siz bir taraf, biz bir taraf
Ziyankârın cezasını ikram ile kesmek...
Çanlar Biden için çalıyor
Ankara-Şam diyaloğu başlamadan bitecek mi?