YEREL HABERLER

Mitingi hangi Aleviler yapıyor?

Bazı Alevi STK'larının yarın yapacakları “Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı” mitingi, siyaseten anlamlı bir talebin, yanlış bir siyasallaşma ile ifade edilmesinden başka bir şey değildir.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Kendilerine “Biz Aleviler” olarak sunan bazı Alevi STK'ları bir kez daha sokağa çıkacaklarını ilan ettiler. Geçen yıl Ankara'da gerçekleşen mitingden sonra bu Pazar Kadıköy'de mitingi gerçekleştirecek Aleviler.

Miting çağrıları şöyle;

“Bu Miting;

Demokrasi İçindir,

Laiklik içindir,

İnsan hakları içindir,

Eşit yurttaşlık hakkı içindir.

Sivil, demokratik, özgürlüçü bir anayasa içindir.

Bu Miting;

Ayrımcılığa son verilsin,

AHİM ve Danıştay kararları uygulansın, zorunlu din dersleri kaldırılsın,

Diyanet lağvedilsin,

Cem ve kültür evlerimiz yasal statüye kavuşsun,

Madımak Oteli müze olsun,

Alevi köylerine camii yapılmasın,

Asimilasyon politikaları son bulsun, diyedir.

Bu Miting;

Özelleştirmeler son bulsun,

Sendikasızlaştırma, örgütsüzleştirme son bulsun,

Cinsiyetçi yaklaşımlar son bulsun,

Eşit iş'e, eşit ücret ödensin,

Seçim barajı kaldırılsın,

Dokunulmazlıklar kaldırılsın,

Zamlar geri alınsın, İMF politikaları sona ersin,

Emperyalistler evine dönsün,

Annelerimiz artık ağlamasın,

Kürt sorunu demokratik, barışçıl yolla çözülsün,

Yurt'ta barış, dünya'da barış olsun, diyedir.

Bu Miting;

Eğitim, sağlık parasız olsun,

Şeriatçı yükseliş dursun,

Kimse, dilinden, dininden, kökeninden dolayı sorgulanmasın, diyedir.

Bu Miting;

Bin yıllardır bu toprakların bir gerçeği olan Alevi varlığının her aşamada inkar edilmesine dur demek içindir. Bugün ise AKP gericiliğince daha da azgınlaşarak sürdürülen bu yok sayma politikalarının sona erdirilmesini sağlamak ve “Alevi Çalıştayı”na sunduğumuz taleplerimizin kabulü içindir.

Yurdun dört bir yanından yola çıkacak

8 Kasım 2009 Pazar günü İstanbul'da olacağız.

Tarihe iz bırakmak adına;

Gelin canlar bir olalım”

STK MI SİYASİ PARTİ Mİ?

Bu miting çağrısını okuduğunuzda iki farklı grupta değerlendirilecek talepler ortaya çıkmaktadır. İlki kültürel bir kimlik olarak Alevilerin sorunlarını (AHİM ve Danıştay kararları uygulansın/zorunlu din dersleri kaldırılsın/Diyanet lağvedilsin/Cem ve kültür evlerimiz yasal statüye kavuşsun/Madımak Oteli müze olsun/Alevi köylerine camii yapılmasın gibi) çözülmesini talep ediyor. İkincisi ise siyasal kimlik olarak Alevilerin siyasal taleplerini (Özelleştirmeler son bulsun/Sendikasızlaştırma, örgütsüzleştirme son bulsun/Cinsiyetçi yaklaşımlar son bulsun/Eşit iş'e, eşit ücret ödensin/Seçim barajı kaldırılsın/Dokunulmazlıklar kaldırılsın/Zamlar geri alınsın, İMF politikaları sona ersin/Emperyalistler evine dönsün/Annelerimiz artık ağlamasın/Kürt sorunu demokratik, barışçıl yolla çözülsün gibi) ifade ediyor.

Kısaca çağrı metni siyasete ilişkin taleplerle başlıyor, Alevilerin yaşadıkları sorunların çözülmesine ilişkin taleplerle ile devam ediyor sonra yeniden siyasal talepler sıralanıyor.

Bu çağrıyı okuyunca şu soru geliyor aklımıza; “Bu mitingi düzenleyenler için Alevilik kültürel bir kimlik midir yoksa siyasal bir kimlik midir?” Bu soruya mitingi düzenleyenler cevap vermek zorundadırlar. Bu soruya verilecek cevaplar, bu mitingi düzenleyenlerin siyasal konumları açısından da bir fikir edinmemize yardımcı olacaktır.

'BİZ ALEVİLER' HANGİ ALEVİLERDİR?

Cevapları eğer ilki ise ikinci gruptaki talepler (siyasi talepler) meşru değildir. Yok eğer ikincisi ise her iki gruptaki talepler meşrudur. Bu çağrı metnine baktığımızda mitingi düzenleyenlerin tercihinin ikincisinden yana olduğu görülmektedir. Yani bu mitingi düzenleyenler Aleviliği siyasal bir kimlik olarak yorumlamakta ve bu kimlik üzerinden siyaseti meşru görmektedirler. Evet meşru olabilir ama bunu açık olarak yapılması şartı ile. Şüphesiz her STK, varlığı ve talepleri ile siyasaldır ama doğrudan siyasete soyunması başka bir duruma işaret eder.

Bu miting çağrısı bize gösteriyor ki, mitingi düzenleyenler, Aleviliği siyasal bir kimlik olarak algılıyor ve siyaset yapmak istiyor. Ve bunu Aleviliği siyasal bir kimlik olarak yorumlayıp, siyaseti bu kimlik içinde meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Peki bu bütün Aleviler böyle mi düşünüyor? Sanmıyorum. Ama mitingi düzenleyenler için bunun önemi yok, çünkü onlar çağrı metnine “Biz Aleviler” diye başlamaktan beis görmemişler.

Aleviler kültürel kimliklerinden dolayı Cumhuriyet'in başından bu yana sorunlar yaşamaktadırlar. Bu doğru. Ve bu sorunların kamusal alanda çözülmesinin yoluda siyasetten geçiyor. Bu siyaset daha önce örneklerinde (Birlik Partisi, Barış Partisi) olduğu gibi Alevilik kimliği üzerinden yapılabilir ve bunda bir sakınca da yoktur. Ama bir kez daha ifade etmekte fayda var ki, ahlaki olan bunun açık olarak yapılmasıdır. Bu mitingi düzenleyenler açık biçimde siyasal çağrılarını Alevilik üzerinden yapmakta ama bunu açık yüreklilikle ifade edememektedirler.

Miting haklı bir talep olan “Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı” başlığı altında yapılıyor. Bu siyasal bir taleptir ve çözümü siyasette aramayı ima eder. Aleviler yaşadıkları sıkıntılardan dolayı “mağdurlar” sınıfında yer almaları ve bu beisle kendilerini “sol”da konumlamaları normaldir. Ancak bu sol evrensel bir sol olmalıdır, “ulusal sol” değil. Ancak mitingde yer alan bazı taleplere (Özelleştirmeler son bulsun/… /Zamlar geri alınsın, İMF politikaları sona ersin/Emperyalistler evine dönsün/ … /Şeriatçı yükseliş dursun…) baktığımızda siyasal pozisyonları açısından mitingi düzenleyenlerin kafalarının hayli karışık olduğunu söylemek abartı olmayacaktır.

ÇALIŞTAYLAR FIRSAT MI?

Alevilerin yıllardır yaşadığı sorunlar konusunda son yıllar hariç fazla bir somut adım atılmamıştır. 1990'ların ortasında büyük ölçüde popülist siyasetin sonucu olarak Cemeveleri için tahsis edilen arsalar tahsislerini bir kenarda bırakırsak AK Parti tarafından sürdürülen ve kamuoyunda “Alevi Çalıştayları” olarak bilinen çalışma en somut adımdır. Evet süreç henüz bitmemiştir nasıl düzenlemeler yapılacaktır bilmiyoruz ama Alevilerin yapması gereken sürmekte olan sürecin her an içinde olma ve güçleri oranında etkilemeye çalışmalarıdır. Alevilerin sorunlarının çözülmesinde önlerindeki tek olmasa da en önemli imkândır. Bunun sonuna kadar değerlendirilmesinde fayda vardır. Şüphesiz süreç tüm Alevilerin -hatta AK Parti'nin de- istedikleri biçimde ilerlemiyor olabilir, eksiklikler olabilir ama bu süreci bitmiş bir süreç olarak değerlendirmek yanlıştır. Bu konuda AK Parti'nin büyük bir sorumluluk altındadır. Hatta şunu da söyleyebiliriz, AK Parti'nin yumuşak karnı belki de Alevilik ve Alevilerdir.

Son olarak şu tespiti yaparak bitirelim. Alevilerin sorunlarının çözülmesi “bir-iki” STK'ya devredilmesi ya da “bir-iki” STK'nın bütün Aleviler temsil iddiasında olması mümkün değildir. Bu yüzden bu mitingi düzenleyenler, Alevilerin sorunlarının çözülmesi hedefleniyor olabilirler ama yöntemleri doğru mudur tartışılır. Nitekim bu mitinge diğer Alevi STK'ların ve siyasi partilerin verdiği desteğe bakarak siyaseten durduğu yeri görmek mümkündür.

Şu sorulabilir, Alevi kimliği üzerinden siyaset tutar mı ya da mümkün müdür? Hayır. Tutmaz ve mümkün değildir. Çünkü Alevilik kültürel bir kimliktir. Kültürel kimlik bağlamında yaşanan sorunların siyasal kimlik üzerinden çözülme şansı yoktur. Belki de Alevilerin önündeki en büyük yol ayrımı budur. Alevilerin sorunlarının çözümü siyasettedir ama bu Alevilik üzerinden bir siyasette değildir.

Yorum

ÖNERİLEN VİDEO
Hatalı sollama facia getirdi!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

+