Nasıl bir din dersi öğretmeni istiyoruz?

00:0019/08/2006, السبت
G: 18/08/2006, الجمعة
Yeni Şafak
Nasıl bir din dersi öğretmeni istiyoruz?
Nasıl bir din dersi öğretmeni istiyoruz?

YÖK’ün Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğini Eğitim Fakültesi bünyesine alması, DKAB öğretmenliğine yeni bir kimlik verme çabasıdır. Kavramlar değiştirilerek, dini bilimlere de yeni bir kimlik verme gayreti gösterilmektedir.

Bilindiği gibi, 26 Mayıs 2006 tarihli YÖK Genel Kurul kararı ile İlahiyat Fakültesi içerisinde bir bölüm olarak eğitim veren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Programı, Eğitim Fakültelerine bağlanmıştır. Kamuoyunda ve akademik çevrelerde tartışılmadan yapılan bu değişikliğin anlamlı gerekçelerinin ortaya konulmadığı görülmektedir. Gerekçe olarak bütün öğretmen yetiştirme programlarının Eğitim Fakültesi bünyesinde olması gösterilmektedir. İleride daha büyük tartışma ve sıkıntılara gebe olabilecek bu tasarrufun, ilgili paydaşlar tarafından bilimin ve aklın öncülük ettiği ortamlarda daha geniş katılımla tartışılması gerekmektedir.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Programı, İlahiyat Fakültesi bünyesinde Eğitim Fakülteleri ile pedagojik dersler açısından işbirliği yapılarak bu programı yürütmekteydi. Bir öğretmen için alan bilgisindeki yeterlilik tartışma götürmez bir özelliktir. İlahiyat disiplini kendi içerisinde Tefsir, Hadis, Kelam gibi Temel İslam Bilimleri ve Din Sosyolojisi, Dinler Tarihi, İslam Felsefesi gibi Din Bilimleri ve Felsefeyi içermektedir. Dini düşünce konusunda öğretmen adayının yetkin olmasını hedefleyen bu dersler birbirlerini tamamlar niteliktedir. Bu görüşler dikkate alındığında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) öğretmeni yetiştirmede merkeze alınması gereken yerin İlahiyat Fakülteleri olması gerektiği görülecektir.

ALAN DERSLERİ NEDEN AZALTILDI

21 Temmuz 2006’da öğretmen yetiştirme programlarında yapılan değişiklikler kamuoyuna açıklanmıştır. Yeni DKAB Öğretmenliği Programı’nı incelediğimizde alan derslerinde belirgin bir azalmanın olduğu görülmektedir. Daha önce DKAB Öğretmenliği Programı’nda % 60 olan alan dersleri % 50’ye indirilmiştir. Programın diğer yarısı genel kültür ve pedagojik formasyon derslerine ayrılmıştır. Programları değiştirilen Sosyal Bilgiler, Türkçe, Matematik gibi öğretmenlik alanlarında bu oran % 50’nin üzerindedir. Bu, şu soruyu akla getirmektedir: Genel kültür ve pedagojik yönden yetkin; ancak alan bilgisi açısından yetersiz DKAB öğretmenleri mi yetiştirilmek istenmektedir?

Üstelik Eğitim Fakültelerine DKAB öğretmenliğinin bağlanmasıyla, İmam-Hatip Lisesi mezunlarıyla birlikte Anadolu Öğretmen Lisesi mezunu öğrencilerine de bu programa girerken ek puan verilmektedir. Bu durumda DKAB öğretmenliğine, alan bilgisi yönünden daha zayıf olan Anadolu Öğretmen Lisesi mezunları da yönelecek demektir. Alan bilgisi yönünden daha zayıf bir öğrenci adayı kitlesini bu alana yöneltirken, alan dersi oranının yükseltilmesi gerektiği halde minimum düzeye düşürülmesi, akla ve mantığa uygun hareket ettiğini iddia eden YÖK’ün çelişkisini gözler önüne sermektedir.

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ AZALTILDI

Yeni DKAB Öğretmenlik Programı ile alan derslerinin kompozisyonunda da kayda değer bir değişiklik olmuştur. Bu değişikliğin, Temel İslam Bilimlerine ait derslerin sayısının azaltılması ve isimlerinin değiştirilmesi şeklinde tezahür ettiği görülmektedir. Felsefe ve Din Bilimleri alanına girecek konularda yeni dersler ilave edilmiş ve ders isimlerinde önemli bir değişiklikte bulunulmamıştır. Programın yapısından, DKAB öğretmeni için Temel İslam Bilimlerine hiç ihtiyaç yokmuş gibi bir hava sezinlenmektedir. Oysa ki DKAB öğretmenin kapsayıcı bir din ve İslam bilgi birikimine sahip olması, öğretmen için de en önemli yeterlilik alanlarından biridir. Yeni programla birlikte Arapça ve Temel İslam Bilimleri grubundaki derslerin saatleri azaltılmış ve İslam Hukuku dersi de programdan tamamen çıkartılmıştır. Dinlerde Ahlak, Din ve Kültür, Kültürlerarası Din ve Ahlak Öğretimi gibi yeni dersler ilave edilmiştir.

DERS ADLARI YANLIŞ KONULDU

Diğer bir değişiklik ise, temel İslam bilimlerindeki derslerin literatürde kavramlaşmış biçimde kullanılagelen isimlerinin değiştirilmesidir. DKAB öğretmenliğinin Eğitim Fakültesi çatısı altında yeniden oluşturulması ve yeni bir kimlik kazanması anlayışına yönelik bir gayret görülmektedir. Örnek olarak, önceki adı “İslam dini esasları” olan ders “Temel dini bilgiler”, “Kelam” dersinin adı “İslam İnanç Öğretisi”, “Kur’an Okuma ve Tecvid” dersinin adı “Kur’an Okuma Bilgi ve Becerisi”, “Tefsir” dersinin adı “Kur’an Yorum Bilimi”, “Hadis” dersinin adı “Hz. Muhammed’in Söz ve Öğretileri” olarak değiştirilmiştir. Dinde, literatüre temel kavramlar olarak yerleşmiş isimlerin önemli olduğu perspektifinden bakılacak olursa, yeni isimlendirmenin anlamlı olmadığı ve bu bilimlere yeni bir kimlik verme gayretinin ürünü olduğu söylenebilir.

Basında, bu konu ile ilgili YÖK’ün gerekçesi, ilköğretim çağındaki öğrencilerin bu kavramları anlayacak durumda olmadıkları şeklinde yer almıştır. Ancak dikkatlerden kaçırılmaması gereken husus bu derslerin ilköğretim öğrencilerine değil öğretmen adaylarına verileceğidir. YÖK, öğretmen adaylarını ilköğretim öğrencileri ile aynı bilgi düzeyinde yetiştirmek istiyorsa o ayrı bir tartışma konusudur.

Ayrıca şu husus da akla gelmektedir. Bu öğretmenlik programı İlahiyat Fakültesi çatısı altında yürütülürken çoğunlukla tefsir, hadis gibi klasik isimler yeterli iken bu program Eğitim Fakültesine nakledildiğinde değişen nedir ki ders isimleri yeniden belirlenmiştir. Bu konu akademik boyutta tartışılmamış ve bu isim değişikliklerinin gerekçeleri açıklanmamıştır. Hatta diğer öğretmenlik programlarının ders isimlerine baktığımızda 1997 yılında öğretmen yetiştirmenin yeniden yapılandırması bağlamında isimlendirilen formasyon derslerinin çoğunluğunun ismi 1997 öncesi formasyon ders isimlerine yeniden dönüştürülmüştür. YÖK’ün aynı durum karşısında takındığı bu farklı iki tavrın açıklaması da yapılmamıştır.

ÖĞRETMENLİK PROGRAMI TARTIŞILMALI

Yukarıda belirttiğimiz hususlar dikkate alındığında görülecektir ki DKAB Öğretmenlik programı, ilgili paydaşların geniş katılımı ile yeniden gözden geçirilmelidir. Programın Eğitim Fakülteleri bünyesine aktarılması başlı başına yanlış bir uygulama olduğu halde bunun da ötesine gidilerek bazı tasarruflarda bulunulduğu görülmektedir. Bunlardan en rahatsız edici olanı alan dersleri oranının, diğer öğretmenlik programları arasında en alt düzeyde (% 50) tutulmuş olmasıdır. İlahiyat disiplininin kendine özgü durumu da dikkate alınarak alan bilgisi dersleri en azından eskiden olduğu oranda tutulmalıdır. Bu nitelikli DKAB öğretmeninin yetişmesi için son derece önemlidir. Mevcut program yapısı içerisinde 2’şer kredilik 6 seçmeli alan dersi bulunmaktadır. Eğitim Fakültelerinin en azından seçmeli alan derslerinde Temel İslam Bilimleri alanındaki derslere yer verilerek bu alandaki eksikliğin giderilmesi denenebilir. Ders isim ve oranlarındaki bu radikal değişikliğin gerekçelerinin kamuoyu paylaşılması ve konunun aceleye getirilmeden temel İslam bilimleri alanındaki akademisyenlerle eleştirel olarak değerlendirilmesi anlamlı olacaktır.

*Ensar Vakfı Başkanı