
Bursa iftar ve sahur vaktini haberimizden öğrenebilirsiniz. Ramazan ayı dolu dolu geçmeye devam ediyor. Bursa’daki vatandaşlar oruçlarını tutarak ramazan ayını idrak ediyor. Vatandaşlar bir yandan da iftar ve sahur saatlerini öğrenmek istiyor. Sizler için derlediğimiz haberden 2016 Bursa imsakiye listesini ve oruç ile ilgili merak edilen tüm detayları öğrenebilirsiniz.
Bursa iftar ve sahur vakitlerini buradan sizlerle paylaşıyoruz. Ramazan ayının neredeyse yarısı geride kaldı. Tüm Müslüman alemi bu değerli ayı oruç tutarak, zekat vererek, namaz kılarak ve teravih namazlarını gerçekleştirerek idrak ediyor. Bursa'daki milyonlarca vatandaş iftar ve sahur vaktini haberimizden kolayca öğrenebilirler. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı Bursa İmsakiye takvimini detaylarda paylaştığımız linke tıklayarak görebilirsiniz. İşte detaylı açıklamalar.
için tıklayınız
Rahmet ayı Ramazan'ın ilk gününde en uzun süre Sinoplular, en kısa süre Hataylılar oruç tutacak. Kuzey şehrimiz Sinop'ta vatandaşlar birinci günde 17 saat 37 dakika, en güneydeki Hatay'da ise 16 saat 38 dakika oruçlu kalacak. İlk günde İstanbullular 17 saat 26 dakika, Ankaralılar 17 saat 13 dakika ve Karslılar 17 saat 21 dakika açlık ve susuzluğa sabredecek.
Onbir ayın sultanı Ramazan'a sayılı günler kaldı. İlk teravih namazı 17 Haziran Çarşamba akşamı kılınacak. İlk sahur ise çarşambayı perşembeye bağlayan gece yapılacak. Evlerde Ramazan hazırlığı sürerken, havaların sıcak olması ise dikkatlerin günde kaç saat oruçlu kalınacağına çevrilmesine neden oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın duyurusuna göre bu sene Ramazan'ın ilk günü ülkenin en kalabalık nüfusuna sahip İstanbul'da imsak saat 03.22'de, iftar saat 20.48'de olacak. İstanbullular, Ramazan'ın ilk gününde 17 saat 26 dakika oruçlu kalacak.
Başkent Ankara'da da vatandaşlar ilk sahurlarını saat 03.15'te yaparken, oruçlarını saat 20.30'da açabilecek. Başkentliler ilk gün 17 saat 13 dakika oruç tutacak. Türkiye'nin en doğusu Kars'ta da ilk imsak 02.29'da ve akşam saat 19.50'de iftar olacak. Karslılar ilk gün 17 saat 21 dakika oruçlu kalacak. Ülkenin en batısı Edirne'de de ilk imsak 03.26'da, ilk iftar 21.00'da. Buna göre Edirneliler ilk gün 17 saat 34 dakika oruçlu kalacak.
Türkiye'nin en kuzeyinde yer alan Sinop'ta da ilk imsak saat 2.49'da ve ilk iftar 20.26'da olacak. Oruçlu kalma süresinin en uzun olduğu Sinop'ta vatandaşlar birinci günde 17 saat 37 dakika açlık ve susuzluğa sabredecek. Ülkenin en güneyinde bulunan Hatay'da ise ilk sahur 3.26'da, iftar 20.04'te. Coğrafi konumu nedeniyle Hatay, Türkiye'de oruçlu kalma süresinin en kısa olduğu kent. Güney şehrinde ilk gün 16 saat 38 dakika oruç tutulacak. Türkiye'nin ortalarında yer alan Kayseri'de ise ilk sahur saat 03.13'te. İftar sofrasına saat 20.14'de oturulacak. Kayserililer de ilk günde 17 saat 1 dakika oruçlu kalacak.
Ramazan ayı bereket ve rahmet, hataların silindiği ve duaların kabul olduğu aydır. Ramazan ayı mü'min kulun din ve dünya işlerinin düzeltilmesine yardımcıdır. Ramazan ayı duaların çokça kabul edildiği bir aydır. Ayların en faziletlisi olan Ramazan Ayında İslam'ın temel ibadetlerinden olan oruç tutulur. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'in bu ayda indirilmeye başlanmıştır ve Kur'an'da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen "kadir gecesi" bu ay içindedir. Oruç kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden temizler, başkalarına fenalık yapmaktan korur. Oruç tutmak insanlara sabırlı olmayı öğretir.
“Ramazan ayı size bir bereket ayı olarak gelmiştir. Oruç, toplumun ahlaki hayatını değiştirir, iyiye ve güzele götürür. “Ramazan ayı girdiği zaman, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kilitlenir. Şeytanlar zincire vurulur."
Şa'ban'ın son gününü Ramazan'ın ilk gününe bağlayan gece) akşamla yatsı arasında 2 rek'at teşekkür namazı kılınır.
"Yâ Rabbî, Ramazân-ı şerîf ile müşerref kıldığın için“ denilir ve namaza durulur.
Fâtiha-i şerîfeden sonra birinci rek'atte 1 „İnnâ a'taynâkel-kevser...“, ikinci rek'atte 1 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namazdan sonra; 70 İstiğfâr-ı şerîf, 70 Salevât-ı şerîfe (Salât-ı Münciye okumak efdaldir) okunup dua yapılır.
-Birinci 10 gün içinde mümkünse Tesbih Namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır.
-İkinci 10 gün içinde mümkünse yine Tesbih Namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır.
-Üçüncü 10 gün içinde tevbe-istiğfar, Hatm-i Enbiyâ ve 7 salât-ü selâm'dan sonra mümkünse Hatm-i İstiğfâr yapılıp, yani 1001 defa:
اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ
"Estağfirullâhe'l-azıym. Ve etûbü ileyk" denilip, bittikten sonra 7 ilâ 70 salat-ü selâm okunur ve duâ yapılır.
اَللَّهُمَّ يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ اغْفِرْ لِى
"Allâhümme yâ vâsial-mağfiratiğfirlî"
Ramazanda sadaka-i fıtır veremeyen müslümanlar, Arefe günü 2 rek'at namaz kılarak, Allâh'a ilticâ ederler. Zamm-ı sûre olarak ne istenirse o okunur.
Ülkemiz genelinde Ramazan Ayı'nın girişinde, doğudan batıya doğru iftar saati ile yatsı namazı saati arasında, 1 saat 20 dakika ile 1 saat 30 dakikalık bir fark bulunmaktadır. Müftülükler, bölge ve mevsim şartlarını dikkate alarak, sadece Ramazan Ay'ına mahsus olmak üzere çalışan vatandaşlarımızın, yatsı ve teravih namazına zamanında yetişebilmeleri için gerektiğinde yatsı namazı vaktinde zaman ayarlaması yapacaklardır.
Diyanet Takvimi'nde gösterilen namaz vakitleri ile, bazı özel kuruluşlar tarafından hazırlanan takvimlerin bir kısmında yer alan namaz vakitleri arasında farklılıklar vardır. Vatandaşlarımızın bu hususa dikkat etmeleri ve Diyanet Takviminde belirlenmiş bulunan imsak vaktinden sonra, yeme-içme gibi orucu bozan davranışlardan uzak durmaları gerekir.
Yılın diğer günlerinde, vatandaşlarımızın telefonla yönelttikleri dini soruları mesai saatleri içinde cevaplandıran Din İşleri Yüksek Kurulu uzmanlarımız; Ramazan Ayı boyunca 295 76 59 – 295 76 60, 295 76 61 ve 295 76 62 nolu telefonlarla kendilerine ulaştırılan soruları, tatil günleri de dahil olmak üzere 09.00-24.00 saatleri arasında cevaplayacaklardır.
Ayrıca, vatandaşlarımızın İnternet aracılığıyla dinisorular@diyanet.gov.tr adresine e-mail ile gönderdikleri dini sorulara da cevap verilecektir.
Üç ayların sonuncusu olan Ramazan ayı ve onda bulunan Kadir gecesinin ise, dinî hayatımızda ayrı bir yeri ve önemi vardır. Ramazan ayı faziletlerle dolu bir aydır. Ramazan ayı, hayır ayı, yoksullara ve düşkünlere yardım ayı ve bütün anlamıyla Kur'an ayıdır. Ramazanın diriltici özelliği, bütün insanlığı hidâyete ve mutluluğa ulaştırmak için yeryüzüne gönderilen Kur'an-ı Kerim'in bu ayda inmeye başlamasından, (Bkz. Bakara, 185.) bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin (Bkz. Kadir, 3.) bu ay içerisinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, İslâm'ın beş temelinden biri olan oruç ibâdetinin bu ayda yerine getirilmesi emredilmiştir. (Bkz. Bakara, 185.) Böylece Ramazan ayı diğer aylar içinde bir başka aydır. Sanki yeni bir hayatın başlangıcıdır. Hayatımızın kazandığı ve kazanacağı yeni boyutların filizleneceği önemli bir devredir. İnsanî ve sosyal ilişkilerimizin daha güzel bir hüviyet kazanacağı zaman dilimidir.
Ramazan ayının özellikle Müslüman Türk toplumunun dinî hayatında müstesnâ bir yeri vardır. Türk milleti, Ramazan'ı yılda bir defa gelen önemli bir misafir olarak kabul eder ve hazırlıklarını buna göre yaparlar.
Her yıl Ramazan ayı yaklaşırken neşe, hareket ve bir canlılık görülür. Toplum geleneğimizin canlı ve dipdiri görüntüsü olarak Ramazan; yıllık takvimimiz içinde hatırı sayılır bir ağırlığa sahiptir. Ramazan, aylar içerisinde sultanlıkla taltif edilen bir pâyenin sahibi olarak, kandillerle karşılanıp, bayramlarla uğurlanır. İftar, sahur, terâvih gibi ibâdet meşvesinin ötesinde mânâlar taşıyan bu merasimleriyle de sultan olmanın ayrıcalıklarını yaşar.
İnsanoğlu, yaşadığı günlerde farklılıklar olmazsa, belli alışkanlıklarıyla hayatını sürdürür. Fakat alışkanlıklarının dışında ve farklı durumlarla karşılaşırsa kendine bir çeki düzen verir. İşte idrak edeceğimiz üç aylar ve bu aylar içerisinde bulunan mübârek geceler, mü'minin hayatındaki mûtad gün ve geceler arasında fazlasıyla sevap kazanacağı kıymetli zaman dilimidir. Şurası bilinmelidir ki, insan bu dünyada nasıl yaşamışsa, kıyamet gününde, Allah'ın huzuruna, dünyada işledikleriyle birlikte varacaktır. Götürdükleri iyi ise, sevinip mutlu olacak; kötü ise, pişmanlık duyarak mahcûp olacaktır. Ancak bu mahcûbiyetin orada faydası da olmayacaktır. Bu konuda Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmaktadır:
"Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır." (Haşr, 18.)
Önümüzdeki üç ay içerisinde gündelik hayatın tek düzeliğinden ve sıradanlığından bizleri alıp, kendi hususî atmosferine götüren bu güzel ve özel günleri ard arda yaşayacağız. Güzel yurdumuzun insanları, kandil, Ramazan ve bayram gibi bu husûsî zamanları sosyal barışın ve huzurun bir vesilesi sayarak karşılıklı sevgi ve hoşgörüyle karşılayıp uğurlayacak kendi inanç ve değerlerini yaşama ve yaşatmayı, bizzat yaşayarak öğreneceklerdir.
"Üç aylar" diye adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, Yüce Allah'ın ruhumuza ikram ettiği faziletli ve feyizli bir zaman dilimidir. Yapılan dileklerin dalga dalga Allah'a ulaştığı, dökülen pişmanlık gözyaşlarının günâhları silip yok ettiği kandiller geçididir. Melekî olduğu kadar, şeytânî özelliklere de sahip ve günâh işlemeye müsait olan insanın günâhlarından tevbe edip temizlenmesi için üç aylar bir fırsattır. Kısaca üç aylar, günâhlardan arınma, sevaplarla bezenme mevsimidir. Ramazandan önce oruçla buluşanlar, Cuma namazına koşanlar, namaza başlayanlar, ibâdetlerini çoğaltanlar, tevbe ile Allah'a yönelenler... gibi mânevî kazanç elde edenlerin çokça görüldüğü anlardır üç aylar.
Hayatımızda âdeta otokontrol sisteminin kurulmasına vesîle olan mübârek üç aylar ve kandiller, dünyevî meşguliyetlerimizden sıyrılıp, yaratılış gayemizi düşünmemiz; yaratan ve yaratılanlarla olan münâsebetlerimizi güçlendirmemiz için son derece değerli fırsatlardır.
İşte yakında idrâk edeceğimiz mübârek üç aylar; Yaratıcımıza, âilemize, çocuklarımıza, milletimize ve bütün insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hata, ihmal ve kusurlarımızdan dönmemize ve gaflet uykusundan uyanmamıza vesile olmalıdır. Aramızdaki çekişmeleri, tefrika ve ihtilâfları, şahsî menfaat hesaplarını ve basit düşünce farklılıklarını bertaraf etmeli; her zamandan daha çok muhtaç olduğumuz ve Yüce Dinîmizin bizden ısrarla istediği; barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğimizin güçlenmesini, insânî ve ahlâkî meziyetlerin yeniden yeşermesini sağlamalıdır.
Bursa iftar ve sahur vaktini haberimizden öğrenebilirsiniz. Ramazan ayı dolu dolu geçmeye devam ediyor. Bursa'daki vatandaşlar oruçlarını tutarak ramazan ayını idrak ediyor. Vatandaşlar bir yandan da iftar ve sahur saatlerini öğrenmek istiyor. Sizler için derlediğimiz haberden 2016 Bursa imsakiye listesini ve oruç ile ilgili merak edilen tüm detayları öğrenebilirsiniz.







