Avrupa Birliği bünyesinde hazırlanan Bölgesel Diller Sözleşmesi'ni şimdiye kadar "Tek ülke, tek dil" prensibi gereği imzalamayan Fransa, dün bu tavrından vazgeçti.
Budapeşte- Fransa, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan, bölgesel ve azınlık dillerini kültürel varlık olarak tanıyan sözleşmeyi imzaladı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısında, Fransa'nın Avrupa işlerinden sorumlu Bakanı Pierre Moskovici, hükümeti adına, sözleşmenin 39 maddesine imza attı. Fransa'nın imzaladığı hükümler, söz konusu dillerin öğretim, adalet, kamu hizmeti, medya, kültürel faaliyetler, ekonomik ve sosyal yaşam ile sınırlarda mübadele alanlarında kullanılmasını öngörüyor. Fransa'da önceki hükümetler döneminde Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle imzalanmayan sözleşmenin, sosyalist Lionel Jospin hükümeti tarafından kabul edilmesiyle "Bir ulusun sadece bir dili olur" görüşüne eğilim gösteren Fransa, dil çeşitliliğini ilk kez kabul etmiş oldu. Önceki hükümetler, anayasada yer alan "Cumhuriyet'in dili Fransızcadır" ifadesini gerekçe göstererek sözleşmenin imzalanmasına karşı çıkıyorlardı. Jospin'in görevlendirdiği uzman heyeti, sözleşmenin anayasaya ters düşmediği sonucuna varmıştı. Sözleşme, imzalayan ülkelerde, parlamentolarında onaylandıktan sonra yürürlüğe giriyor. 1992 yılında hazırlanan sözleşme, bugüne kadar 8 ülke tarafından onaylandı. Fransa ile birlikte sözleşmeyi imzalayan ülke sayısı 11'e çıktı. Fransa hükümetinin parlamentoda yapılacak görüşme sırasında, sözleşmeyle korunarak geliştirilecek dillerin listesini açıklaması gerekiyor. Alsace, Breton, Bask, Katalan, Korsika, Flaman, Provençal ve Occitan gibi dillerin sözleşmenin hükümlerinden yararlandırılması bekleniyor.






