
BOTAŞ'ın yeni ihale ve alım yönetmeliği yayımlandı. Enerji arz güvenliği ve teknolojik bağımsızlık hedefleri doğrultusunda yenilenen yönetmelik; yerli ve milli imkanların kullanımını önceleyen hükümleriyle dikkat çekiyor. Teknolojik ürünlerde ve yazılımda yerli üreticilere sağlanan zorunlu fiyat avantajları, Türkiye’nin sanayileşme politikalarıyla uyumlu bir kamu alım yaklaşımına işaret ediyor.
Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) ihalelerinde yerli üreticiler ve yerli malı teklif eden istekliler lehine yüzde 15’e kadar fiyat avantajı uygulanabilecek. Mal alımı ihalelerinde bu oran, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen orta ve yüksek teknolojili ürünler ile yerli yazılım ürünleri için zorunlu hale getirildi. Bu uygulama, katma değeri yüksek sektörlerde yerli firmaların rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Ayrıca, yapım işlerinde kullanılacak makine, malzeme, ekipman ve yazılımın yerli olması, ilgili kamu kurumlarının belirlediği listeler üzerinden şart koşulabilecek. Bu hüküm, Türkiye’de enerji altyapısı yatırımlarının aynı zamanda yerli sanayi için bir kaldıraç işlevi görmesini sağlamayı amaçlıyor.
YERLİ GİRDİ TAAHHÜDÜ
Yönetmelik, yerli girdi oranının artırılması için de çeşitli araçlar getiriyor. İhalelerde yerli girdi oranı taahhüdü istenebileceği gibi, bu oran fiyat dışı unsur olarak değerlendirmeye alınabilecek veya oranına göre fiyat avantajı uygulanabilecek. Yerli girdi oranının nasıl belirleneceği ise ihale dokümanlarında açık şekilde tanımlanacak.
İHALEYE KATILIMCI ÇEŞİTLİLİĞİ ARTIYOR
Yeni yönetmelik, ihalelere katılım biçimlerine dair de genişletici ve netleştirici düzenlemeler içeriyor. Buna göre, ihalelere katılanlar arasında iş ortaklıkları ve konsorsiyumlar da yer alabilecek. İş ortaklıkları, tüm işi birlikte ve müştereken yerine getirmekle yükümlüyken, konsorsiyumlar, farklı uzmanlık alanlarına göre işleri bölüşebilecek. İhale dokümanında belirtilmesi halinde, sadece iş ortaklıkları değil, uzmanlık gerektiren işlerde konsorsiyumlar da ihaleye katılabilecek. Ancak, yerli üretici sayılabilmek için ortak girişimi oluşturan tüm tarafların yerli olması zorunlu. Bu düzenleme, hem rekabeti artırmayı hem de yerli şirketler arasında iş birliğini teşvik etmeyi sağlayacak.
EKONOMİK AÇIDAN EN AVANTAJLI TEKLİF
Yönetmeliğin önemli maddelerinden biri de ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenme biçimine yönelik. Artık sadece en düşük fiyat değil, fiyatla birlikte fiyat dışı unsurların da dikkate alınması mümkün. Bu unsurların parasal değeri, nispi ağırlıkları ve değerlendirme yöntemleri ihale dokümanında açık şekilde yer alacak. Böylece kalite, yerli katkı oranı, teslim süresi gibi unsurlar da değerlendirme sürecine entegre edilebilecek. Bazı alımlarda ise piyasada hazır bulunan mallar ve danışmanlık dışı hizmetler gibi durumlarda, isteklilerin yeterlik değerlendirmesi tekliflerin toplanmasının ardından yapılabilecek. Bu sayede, bürokratik süreçler hızlandırılırken, katılımın da artırılması hedefleniyor.
TEMİNATTA NETLİK VE ESNEKLİK BELİRLENDİ
İhale sürecinde geçici ve kesin teminatlara ilişkin hükümler de yeniden düzenlendi. Kamu İhale Kanunu’na uygun olarak döviz teminatı da kabul edilecek. Teminatların yatırılabileceği merciler ve banka hesapları açık biçimde tanımlanırken, banka dekontlarında ihalenin adının belirtilmesi zorunlu tutuldu. Nakit teminatlar yalnızca muhasebe birimleri ya da belirlenen banka hesapları aracılığıyla kabul edilecek. Ayrıca, geçerli sayılabilmesi için teminat mektuplarının tutar, vade ve şekil açısından ilgili standartlara uygun olması zorunlu. Aksi durumda teklif geçersiz sayılacak. Teminat alınmayan durumlarda ise, ihale bedelinin oranı üzerinden tahsilat yapılması hükme bağlandı.








