Ekonomi Gül kokulu köy, günde en az nüfusunun 2 katı ziyaretçi alıyor

Gül kokulu köy, günde en az nüfusunun 2 katı ziyaretçi alıyor

Gül kokulu köy, günde en az nüfusunun 2 katı ziyaretçi alıyor

Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65’ini tek başına karşılayan Isparta’da, Keçiborlu ilçesindeki 235 nüfuslu Ardıçlı köyü, geçen yıl düzenlenen festival ile birlikte kırsal turizme adım atarak bu sezon 1 günde en az nüfusunun 2 katı ziyaretçi alıyor. Köyde kırsal turizmle birlikte gelişim kaydedildiğini belirten üretici Yakup Yolcu, “Ardıçlı, önceden unutulmuş ve köhne bir yerdi. Ama köyümüz son 2 yıldır çok popüler bir köy oldu, yerli ve yabancı turist akınına uğradı. Köyümüzün nüfusu 235, hafta sonunda yalnızca cumartesi günü benim bahçeme gelenlerin sayısı bir günde 450 kişi oldu” dedi.

Haber Merkezi IHA
Ardıçlı köyü son 2 yıldır yerli ve yabancı turist akınına uğruyor.
Ardıçlı köyü son 2 yıldır yerli ve yabancı turist akınına uğruyor.

Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’lik kısmını, Türkiye’deki lavanta ihtiyacının ise yüzde 80’lik kısmını karşılayan Isparta’da gül hasat sezonu ile birlikte kırsal turizm dönemi yoğunluğu başladı.

Kentte, Burdur ili sınırında bulunan ve ilk gül açan bölgesi olan Keçiborlu Ardıçlı köyünde geçtiğimiz sene yapılan gül festivali ile turistlerin ilgi odağı olan bölge, bugünlerde ziyaretçi akınına uğruyor.

Doğallığı, iklimsel yapısı ve manzarası ile dikkatleri üzerinde toplayan 235 nüfuslu Ardıçlı köyünde, sezonda yaklaşık 700-800 ton dolayında gül üretimi yapılırken, bugünlerde köye bir günde nüfusunun 2 katı ziyaretçi geliyor.

İHA
Isparta’da gül hasat sezonu ile birlikte kırsal turizm dönemi yoğunluğu başladı.

Yolcu: “Ardıçlı, önceden unutulmuş ve köhne bir yerdi”

Köydeki kırsal turizm gelişimi hakkında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan önceki dönem muhtarı ve gül üreticisi Yakup Yolcu, “Ardıçlı, önceden unutulmuş ve köhne bir yerdi. Ama belediyemiz, ulusal kanallar, yere kanallar, Tarım İlçe Müdürlüğü, Kaymakamlık derken köyümüz son 2 yıldır çok popüler bir köy oldu. Yerli ve yabancı turist akınına uğradı. Ardıçlı, Isparta gülünün ilk açtığı köyü. Şimdi, Isparta deyince Ardıçlı akla geliyor. Burası, 18 Nisan’dan itibaren gül açmaya başlayıp, 10-15 Haziran’a kadar sezonun devam ettiği bir yer. Bu sene mevsim dolayısıyla biraz geç kaldı ama şu anda rekolte çok yüksek, verim oldukça iyi. Burası, tarım ve turizm açısından oldukça güzel bir yer” dedi.

REKLAM

“Köye gelenler mutlaka başka bir arkadaşlarını da göndereceklerini söylüyorlar”

“Alt tarafımız Burdur Gölü, üst tarafımız dağ ama Ardıçlı, buraya gelen yerli ve yabancı turistlerin, ‘Bir daha buraya geleceğiz’ diyerek, mutlu şekilde ayrıldığı bir yer” şeklinde köylerini tarif eden Yakup Yolcu, “Burası için bu söylenenlerden dolayı biz köylü olarak çok mutluyuz. Burada ulusal kanalların yayın yapması, sadece Türkiye için yerli tanıtım değil, dünya genelinden aldığımız telefonlarla biz çok mutlu oluyoruz. Şu anda yerli ve yabancı turistler olmak üzere, Uzak Doğu’dan ve Kıbrıs’tan çok yüksek sayıda turistler geldi, ağırladık. Buradan giderlerken de gül bahçesinde çaylarını içip, hasat yapıp, onlara verdiğimiz gül keselerini de bir hatıra olarak saklayıp, buradaki güzel kokuyu tadabilecek mutlu şekilde ayrılıyorlar. Buraya mutlaka başka bir arkadaşlarını da göndereceklerini söylüyorlar” diye konuştu.

İHA
Ardıçlı köyünde geçtiğimiz sene yapılan gül festivali ile turistlerin ilgi odağı olan bölge, bugünlerde ziyaretçi akınına uğruyor.

Kırsal turizmle gelişen köy, 1 günde en az nüfusunun 2 katı ziyaretçi alıyor

Köyde, geçen yıla kadar yaşayanların gül üretimi ve diğer tarımsal faaliyetlerle geçimlerini sağladığını, ancak son dönemde bu durumun kırsal turizme dönüştüğünü aktaran Yolcu, şu görüşlerde bulundu:

“Önceden baktığımızda düşünürsek, girdi tarımdan tek kapılıydı. Ama şimdi baktığımızda, kırsal turizmden, en az gül hasadı kadar elde ettiğimiz girdilerimiz var. Geçen yıl festival sebebiyle buradaki kırsal turizm işletmesi sayısı ikiydi ama gelecek senede ben herkesin birer işletme açacağını umut ediyorum. Buraya gelen ve giden turist sayısı bunu gösteriyor. Hafta sonunda yalnızca cumartesi günü benim bahçeme gelenlerin sayısı bir günde 450 kişi oldu. Gerçekten böyle olunca girdileri de iyi oluyor. Gelenler burada gözlemesini yiyip, çaylarını içip, gül topladıktan sonra bu güzel manzarada oturup istirahatlerini edip, gül ürünlerinden satın alıyorlar. Sadece gül yağı, gülsuyu kongratı satışı ile değil, ileriki dönemde burada üretip satmamızla birlikte hem tüketiciye göre uygun fiyatlı hem de üreticinin cebine iyi para gireceğini düşünüyorum.”

REKLAM

“Gül işçisi gibi çalışıyorlar, gül toplamayı çay içmeye tercih ediyorlar”

Köye gelen turistlerin, gül bahçesinde çalışan işçilerle birlikte çalışma zevkine ulaşmak için erkenden geldiklerini anlatan Yolcu, “Bizim işçilerimiz sabahın erken saatlerinde 05.30 ve 06.00 gibi gül toplamak için bahçeye giriyor ve çiçek bitinceye kadar devam ediyorlar. Ama gelen turlara göre sabahın 07.00’sinde gelen gruplar için toplamayı uzatabiliyoruz. Turistler sabah buraya ilk geldiklerinde bizler, ‘Yol yorgunusunuz, çay ikram edelim’ desek de, onlar ‘Biz bu havayı bir daha yakalayamayız, önce bahçeye girelim’ diyorlar. Bahçelerin içerisinde gül topluyor, fotoğraf çekiliyorlar ve 2-3 saat bahçede zaman geçiriyorlar. Ondan sonra gelen turistler de bizim işçiler gibi işlerini bitirdikten sonra çaylarını içmeye, kahvaltı yapmaya ve dinlemeye geçiyorlar” şeklinde konuştu.

“Gülün A’dan Z’ye her şeyini tadıyorlar”

Turlarla köye gelen turistlerin geçirdiği zamanı ve sunulan imkanları anlatan Yolcu, “İlk önce buraya gelenler bahçelere dağılıyorlar. Gül toplama keyfini yaşayan turistler, burada çalışan işçilerin torbalarına ücretsiz olarak çiçeklerini bırakıyorlar. İsteyen gül çiçeğini hatıra olarak veya reçel yapmak için de götürebiliyor. Daha sonra kahvaltılarını yine gül ile birlikte adlandırılamamış birçok çeşit çiçeğin içinde yapıp, ardından güllü dondurmalarını ve güllü çaylarını da içebiliyorlar. Rize’ye gönderdiğimiz güller ile yaptırdığımız güllü çay da tuttu, artık gelen insanlar sadece Rize çayı değil güllü çayı da tadıyorlar. Şimdi Isparta, yalnız gül üretimi ile değil, turizm yönüyle de marka olmaya devam ediyor. İnsanlar, daha önceleri tatillerde otellere gidiyorlardı ama şimdi buralara geliyor ve tekrar geleceklerini belirtiyorlar” dedi.

REKLAM

Kırsal turizmde gelişim hedefi

“Köyümüzün nüfusu 235. Nüfusa göre üretilen 700 - 800 ton gül üretimini değerlendirdiğimiz zaman, gül üreten köyler arasında Ardıçlı birinci sırada geliyor” diyerek sözlerini sürdüren Yolcu, “Buradaki gül kokusuna bizler alışkın olduğumuz için belki yeterli oranda tabir edemeyiz ama gelenlerin söylediğine göre bize, ‘Siz, cennette yaşıyorsunuz’ diyorlar. Buraya mutlaka gelip, görmelerini, ağırlanmalarını bekliyoruz. Yerli ve yabancı kim olursa olsun, Mevlana Hazretlerinin dediği gibi herkese kapımız açık. Buraya gelecek olanlar tarafından bizler önceden haber verdiği takdirde biz, bu güzellikten mahrum kalınmasın ve bu güzelliği yakalasınlar diye köyümüzdeki bahçelerimizden bir ya da birkaçının çiçeğini toplatmıyoruz. Ben, önümüzdeki süreçlerde köyümüzün kırsal turizmde daha yükseğe ve zirveye ulaşacağına inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

Sağdaş: “Burası da kırsal turizm noktasında Isparta’nın parlayan yıldızı”

Keçiborlu Kuyucak Köyündeki Lavanta Kokulu Köy Projesi Koordinatörü ve Keçiborlu İl Tarım Müdürlüğünde görevli Ziraat Yüksek Mühendisi Ali Sağdaş ise, “Isparta Keçiborlu Ardıçlı köyü, kentin ilk gül açan yeri. Isparta, Türkiye’nin gül bahçesi olarak biliniyor. Güllerimiz, önceki yıllara göre bu yıl biraz daha geç açtı ama çiftçimiz gelen rekolteden oldukça memnun. Gelen turistlerle, burası da kırsal turizm noktasında Isparta’nın parlayan yıldızı konumunda. Isparta, gül - lavanta ve zambağıyla kırsal turizmde öne çıkan bir yer. Ardıçlı köyümüz de buna ilk başlangıcı yapmış durumda. Tüm misafirlerimizi Haziran ayı ortalarına kadar Ardıçlı ve Isparta’nın diğer köylerindeki gül hasat ve turizm noktalarına bekliyoruz. Ardıçlı’da Mayıs sonu ve hatta Haziran ayı başına kadar gül sezonu devam edecek. İlerleyen tarihlerde de diğer köylerimizdeki güllerimiz açmaya başlayacak ve devam edecek. Hiçbir zaman geç değil, çıkın ve buradaki bu güzelliği siz de görün” görüşlerinde bulundu.

REKLAM

Alfert: “Bu kokuyu herkesin hissetmesi lazım”

Antalya’dan Isparta’ya gelerek Ardıçlı’daki gül bahçesini gezerek fotoğraf çekildikten sonra gül toplayan Bülent Alfert ise, “Buraya gelirken, köye girmeden aldığımız koku çok hoştu. Böyle bir kokuyu herkesin hissetmesi lazım. Her taraf doğal, güller içinde, sessiz ve sakin. Burada, bahçeler kuş cıvıltıları içinde ve göl manzarası var. Herkesin buraya mutlaka gelmesini, bu havayı ve gülleri toplamasını, enerjisini mutlaka buraya gelip harcamasının gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

Memleketi Tunceli'ye dönüp 2,5 milyon liralık yatırımla tesis kuruyor
FOTOĞRAF 14
Title
Marmara Üniversitesi'nde sırasıyla Çalışma Ekonomisi ve Dış Ticaret bölümlerini bitirip, gittiği Londra'da 1 yıl da 'Dış Ticaret Tamamlayıcı Eğitimi' alan Nursen Kankotan, İstanbul ve İzmir'de sağlık alanında hizmet veren 2 şirkete ortak oldu.
Title
Nursen Kankotan, aldığı kararla yıllar sonra memleketi Tunceli'ye kesin dönüş yaptı. Hozat'ın Akpınar köyü Yeşilyurt mezrasına yerleşen Kankotan, tarım ve çiftçilik alanında organik üretim tesisi kurmaya karar verdi.
Title
Kankotan, 2,5 milyon liralık yatırımla 124 dönümlük arazide 15 bin dut fidanı dikip, ipek böceği kozası üretim tesisi kurmak için çalışmalara başladı.
Title
Kankotan, memleketinde organik tarım ve ipek böceği kozası üretimi yapmayı amaçladığını belirterek, Bir gün bir belgesel izledim. Orada insanların geleneksel yöntemlerle evlerinde bir odada, kapalı bir alanda ipek böceği kozası ürettiğini ve bundan da büyük keyif aldığını izledim. Kazanç elde ettiklerini de gördüm...
Title
Neden böyle bir şey yapmayalım biz de diye düşündüm. Fakat biraz daha büyük çaplı olarak yola çıktık. Yaptığımız iş, biraz büyük oldu. Umarım bunu ilerletip, ülke ekonomisine katkıda bulunacağız. Şu anda diktiğimiz dut fidanları aşısız. Fakat bunlar bir yıl sonra ipek böcekçiliğine yönelik aşılanarak yaprak verimi yüksek olmasını sağlayacağız...
Title
Aynı zamanda burada bir 2 bin 500 metrekare kapalı alan yapacağız. Çünkü bu bahçenin kapasitesi çok yüksek olacak. 2 bin 500 metrekare bir kapalı alan yapıp ipek böceklerini orada besleyeceğiz...
Title
u kadar dağların arasında bir alanı seçmemizin nedeni steril bir ortam sağlamak. Çünkü ipek böcekleri sigara ve parfüm kokuları da dahil bütün yapay kokulardan etkilenen bir canlı. O nedenle tarım ilaçlarından, egzozdan uzak bir alan belirledik dedi.
Title
'TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK KAPAMA DUT BAHÇESİ OLACAK': Nursen Kankotan, İstanbul'da lüks bir hayat yerine organik ve doğal bir ortamda yaşayarak memlekete faydalı olmayı istediğini ifade ederek, Burası, Türkiye'nin en büyük kapama dut bahçesi diye tabir edilen bir bahçe olacak. Üretimi kademeli olarak yükseltip, maksimum verime ulaşmayı hedefliyoruz...
Title
Bundan sonra köyümde organik tarım ve koza üretimi yapacağım. Amacım Türkiye'ye faydalı olmak. Artık Türkiye yerli ve milli üretimi geliştirmek zorunda ve bu nedenle ben de organik tarım alanında daha iyi şeyler yapmak istiyorum diye konuştu.
Title
Hozat Kaymakamı Hüseyin Çam ise ilçeyi tarım üssü haline getirme çabası içerisinde olduklarını ifade ederek, şunları söyledi: Bir kadın üreticimizle Hozat'ta ipek böcekçiliği üzerine bir çalışma içerisine girdik. Şu anda Hozat ilçemizin Akpınar köyünde Türkiye'nin en büyük ipek böcekçiliği dut bahçesini oluşturduk...
Title
124 dönüm üzerine 15 bin dut fidanının toprakla buluşturulmasıyla gerçekleştirilen bu bahçemizi biz mayıs ayı sonu itibariyle faaliyete geçirdik. İnşallah 2 yıl sonra bu bahçeden üretim elde edilmesiyle birlikte Türkiye'nin en büyük ipek böcekçiliği üretiminin gerçekleşeceği ilçe, Hozat olacaktır...
Title
Türkiye'nin en büyük dut bahçesi bu zamana kadar Manisa'nın Gördes ilçesindeydi. Ancak bundan sonra Hozat Türkiye'nin en büyük bahçesine sahip ilçe diyeceğiz.
Title
Memleketi Tunceli'ye dönüp 2,5 milyon liralık yatırımla tesis kuruyor
Title
Memleketi Tunceli'ye dönüp 2,5 milyon liralık yatırımla tesis kuruyor
Memleketi Tunceli'ye dönüp 2,5 milyon liralık yatırımla tesis kuruyor
İstanbul'da sağlık sektöründe hizmet veren iş insanı Nursen Kankotan (42), memleketi Tunceli'nin Hozat ilçesine kesin dönüş yapıp, 2,5 milyon liralık yatırımla dut bahçesi ve ipek böceği koza üretim tesisi kuruyor. Kankotan, kurulan tesisin, Türkiye'nin en büyük kapama dut bahçesi olacağını söyledi.

Bayramda ağızları pişmaniye tatlandıracak
FOTOĞRAF 13
Title
Pişmaniye ile adı özleşen Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki imalathanelerde bayram telaşı yaşanıyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği pişmaniyenin tüketiminin Ramazan Bayramı ile büyük oranda artması bekleniyor.
Title
Yoğun talebi karşılamak adına Kocaeli genelinde 15 imalathanede yapılan üretimin kapasitesi arttırılarak, her gün yaklaşık 10 ton pişmaniye piyasaya sunuluyor.
Title
İsot, nane ve limon aromalı farklı çeşitlerdeki pişmaniyeler de vatandaşlardan gelen talep doğrultusunda üretilmeye başlandı.
Title
Almanya’dan Rusya’ya, Orta Doğu’dan Amerika ülkelerine kadar birçok ülkeye de ithalat yapılıyor.
Title
Her geçen gün pişmaniyeye olan talebin arttığını söyleyen İzmit Pişmaniyeciler Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Şahin, bayram öncesinde üretimde yaklaşık 35 oranında artış olduğunu söyledi.
Title
Vatandaşlardan pişmaniyeye gelen talebin her yıl arttığını ifade eden Şahin, gelecek yıllarda pişmaniyenin bayramlarda ilk sırada tercih edilecek tatlılar arasında yer alacağına inandıklarını belirtti.
Title
ÜRETİMİMİZİN YAKLAŞIK YÜZDE 40'I İHRAÇ EDİLİYOR: Üretilen pişmaniyelerin yaklaşık yüzde 40’ının ihraç edildiğini kaydeden Şahin, “Kocaeli’de 15 üretici firma var, ayrı noktalar için üretim yapıyorlar. Aldığımız verilere göre Kocaeli’de günlük pişmaniye üretimi 10 ton civarında...
Title
Bu üretimimizin yaklaşık yüzde 40’ı ihraç edilmektedir. Diğer yüzde 60’lık kısmı ise ülke içinde tüketilmektedir. İnşallah bu rakamları daha yüksek seviyelere çıkartıp pişmaniye kentini, pişmaniye ile özleşmiş bir kent haline getirmeye çalışıyoruz...
Title
Bunu da başaracağımıza eminim. Kocaeli pişmaniyesi çok farklı bir tadı var. Bunun sebebi suyundan mı, ustasından mı bilinmez. Farklı illerde de pişmaniye yapılıyor ama biz diğer illere gittiğimizde, İzmit pişmaniyesinin tadının farklı olduğunu herkes biliyor...
Title
Kocaeli pişmaniyesi hafif bir tatlı olduğundan, tatlı tüketmek isteyenlerin bir numaralı tercihi olması gerektiğini düşünüyorum. Tadı mükemmel, ilk sıralarda yer almayı umuyoruz. Çünkü artık pişmaniye bir mücevher gibi olmuş” dedi.
Title
AİLE ZİYARETİNE GİDENLERİN YÜZDE 90'I PİŞMANİYEYE YÖNELDİ: Üretimin üç kat arttığını ifade eden Şahin, gelecek yıllarda talebin daha çok artmasını beklediklerini söyleyerek, “Bayram öncesinde üretim talepleri artıyor. Biz de gelen taleplere göre üretimimizi arttırıyoruz. Her yıl önceki yıla göre talepler artıyor...
Title
İzmit’ten diğer illere ziyarete giden herkes pişmaniye götürüyor. İnsanlar bu tatlıyı yiyebilmek için belki de bayramı bekliyor. İzmit’ten farklı illere aile ziyaretine gidenlerin yüzde 90’ı pişmaniyeye yöneldi. Üretimimiz bayrama 10 gün kala üç kat arttı. Mesailerimiz ve siparişlerimiz arttı. Bu da önümüzdeki yıllarda pişmaniyenin bayram hediyesi olarak alınacak tatlılar arasında ilk sıraya yükseleceğini gösteriyor...
Title
Değişik tatlar deniyoruz. Klasik pişmaniyeden farklı ne yapabiliriz diye denemeler yapıyoruz. Nanelisi, limonlusunu yapanlar var. Biz de farklı bir şey deneyerek isotlusunu yaptık” diye konuştu.
Bayramda ağızları pişmaniye tatlandıracak
Ramazan Bayramı'nda ağızları tatlandırmayı hedefleyen İzmitli pişmaniye üreticileri, yoğun talep üzerine pişmaniye üretimini yüzde 35 arttırdı. Klasik tatların yanında limon, isot, nane aromalı pişmaniyeler de bayramda ağızları tatlandıracak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.