
Türkiye’nin demografik geleceği için atılan stratejik adımlar, çalışan annelerin doğum izni ve ödenek tablosunu kökten değiştirdi.

Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya (168 gün) çıkarılmasıyla birlikte, SGK’lı ve memur annelere ödenecek "rapor parası" ve "maaş" tutarları rekor seviyeye ulaştı.

Yeni düzenlemeyle SGK’lı bir anne en az 123 bin TL alırken, memur anneler için bu rakam çeyrek milyon TL sınırına dayandı. İşte yeni dönemin ödeme tablosundan tüm detaylar...

TBMM Genel Kurulu'nda doğum yapan memur ve işçi kadın çalışanlara 24 hafta izin verilmesine ilişkin düzenlemeler kabul edildi. İşçi ve memur kadın çalışanlara doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek.

Beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu doktor raporuyla belgeleyen kadın çalışanlar isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya işyerinde çalışabilecek. Bir veya daha fazla çocuğa koruyucu aile olanlara 10 gün izin verilecek.

DEVLET MEMURU ANNELER NE KADAR DOĞUM İZNİ ALACAK?
Devlet memuru anneler için maaş ödemesi ise kesinti yapılmadığı için doğum izni süresince tam olarak ödenmeye devam edecek. Yeni anne olan bir memur doğum izni süresi boyunca 247 bin 560 TL alacak.

DOĞUMDAN SONRA İŞTEN AYRILMA ORANLARI NE?
Sabah gazetesinin aktardığı araştırma sonuçlarına göre; doğumdan sonraki 6 ay içinde kadınların yüzde 39.9'u, 12 ay içinde kümülatif olarak yüzde 56.5'i işten ayrılıyor. Bu veriler, doğum sonrası işten ayrılmanın çoğunlukla bakım yükünün artmasıyla birlikte kademeli olarak gerçekleşen bir süreç olduğunu gösteriyor.

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından bir tanesi de doğum sonrası işten ayrılan kadınların önemli bir kısmının yeniden istihdama katılması. Buna göre, kadınların yüzde 64.3'ü yeniden kayıtlı istihdama döndü. Ortalama işe dönüş süresi 13.3 ay olarak hesaplandı.

Bu bulgular, doğum sonrası dönemin kalıcı bir kopuş değil, ancak "bir kariyer kesintisi" şeklinde ortaya çıktığını gösteriyor. Böylece, doğru politikalar uygulandığında, söz konusu "ara verme" hızlandırılabilecek bir geçiş sürecine dönüşüyor. Başka bir ifadeyle, Türkiye'de kadınlar işgücü piyasasından tamamen kopmuyor; uygun koşullar sağlandığında yeniden üretime katılıyor.







