
Ramazan ayında tesbihat ve zikirler, oruç ibadetinin yanı sıra manevi hayatı güçlendiren en önemli uygulamalar arasında yer alıyor. Namaz sonrası tesbihatın nasıl yapılacağı, hangi gün hangi zikirlerin önerildiği ve müezzin eşliğinde yapılan uygulamanın hükmü merak ediliyor. İşte Ramazan boyunca okunabilecek tesbih ve zikirlerle ilgili temel bilgiler.

Ramazan ayı, Türkiye’de ve tüm İslam dünyasında ibadet yoğunluğunun arttığı bir dönem olarak öne çıkıyor. Oruç ibadetinin yanı sıra tesbihat ve zikirler de bu mübarek ayın ruhunu besleyen ameller arasında bulunuyor. Ramazan ayında hangi tesbihlerin çekileceği, namaz sonrası tesbihatın nasıl yapılacağı ve günlük zikirlerin neler olduğu ise en çok araştırılan başlıklar arasında yer alıyor.

Namazlardan sonra tesbîhât nasıl yapılır?
Namazlardan sonra yapılan tesbîhât ve dualar,namaza dâhil olmasa da makbul ibadetler arasındayer alır. Tesbîhât konusunda Müslümanlara özel tavsiyelerde bulunan Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bizzat kendiside namazlardan sonra üç kere
Allah’a istiğfar eder ve şöyle buyururdu:
اللَّهُمَّ أَنْتَ السَّلاَمُ وَمِنْكَ السَّلاَمُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الجَلاَلِ وَالإِكْرَامِ.
“Allah’ım, selâm sensin; selâmet de ancak sendendir. Mübareksin. Ey Celal ve İkram sahibi!”(Tirmizî, Salât, 224 [300]; Nesâî, Sehiv, 81 [1337]; bk. Müslim, Mesâcid, 135 [591])

Namazlardan sonra otuz üçer kere “Sübhanallah”, “Elhamdülillah”, “Allahu ekber” diyerek Allah’ı anmak da sahih hadislerle tavsiye edilmiştir. Hz. Peygamber(s.a.s.) bir hadis-i şerifinde, “Kim, her namazdansonra otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa elhamdülillâh, otuz üç defa da Allahü ekber der, sonra da yüze tamamlamak için;
لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ.
(Allah’tan başka ilâh yoktur; yalnız Allah vardır. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O’nun gücü her şeye yeter.) derse, günahları denizköpüğü kadar çok olsa bile affedilir.” (Müslim, Mesâcid, 146 [597]) buyurmuştur. Bir başka hadiste de namazlardan sonra otuz üç kez bu tesbîhâtı yapanın derecesine kimsenin ulaşamayacağı belirtilmiştir. (Buhârî, Ezân, 155 [843])

Ramazan ayında nasıl tesbih çekilir?
Ramazan ayının 1 ve 10. Günleri arasında günde 100 defa Ya Erhamerrahimin tesbihi çekilir. Bu tesbih (Ey iman edenlerin en merhametlisi) anlamına gelir.
Ramazan ayının 11 ve 20. Günleri arasında günde 100 defa Ya Gaffarez Zünü tesbihi çekilir. Bu tesbih (Ey günahları bağışlayan) anlamına gelir.
Ramazan ayının 21 ve 30. Günleri arasında günde 100 defa Ya Atikarrikab tesbihi çekilir. Bu tesbih (Ey iyileri koruyan) anlamına gelir.

Ramazan ayında çekilebilecek zikirler
Ramazan ayının ilk 10 günü çekilecek zikirler şu şekildedir;
Ya Erhamerrahemin tesbihi çekilir. Ya erhamerrahemin demek "Ey iman edenlerin en merhametlisi! " demektir. Bu zikiri günde 100 defa çekebilirsiniz.
Ramazan ayının 10 ve 20 gün arası için;
" Ya Gaffarez Zünub " teshibi çekilir. Bu zikiride 10 günden sonra günde 100 defa çekebilirsiniz. En az 100 olmak üzere daha fazla da çekebilirsiniz. Ya Gaffarez Zünub zikirinin anlamı "Ey günahları bağışlayan" dır.
Ramazan ayının 20 ve 30 gün arası ise,
"Ya Atikkaribab" zikrini çekebilirsiniz. Ya atikarribab "Ey iyileri koruyan anlamını taşımaktadır.

Ramazan ayında çekilecek tesbihler
Ramazan ayında her pazartesi günü gün boyunca her ibadetin ardından "La havle vela Kuvvete illa billa hüvel aliyhül azim" ( Bütün güç ve kuvvet yalnızca Allah'ın yardımıyla elde edilir.) tespihi çekilmelidir. Her pazartesi mutlaka bin defa çekilmesi gereken zikir olduğunu söylemek mümkündür.
Her salı günü 100 defa olacak şekilde "Cezallahü anna Muhammeden sallallahü Teala Aleyhi ve sellem ma hüve ehlül" ( Allah bize Hz. Muhammed'e layık olma mükafatı versin.) salavatı çekilmedir.
Her çarşamba günü "Estağfirullahel Aziyme ve etübü leyh" (Allah'a istiğfar eder, beni affetmesini dilerim.) tövbe istiğfar tespihi çekilmelidir. Bu tespih çarşamba günleri 100 defa çekilir.
Her perşembe günü "Sübhanallahi vebihamdihi Sübhanellahil Aziym" (Allah büyüktür ve onu hamd ile tespih ederim.) tespihi bin defa çekilmelidir.
Her cuma günü bin defa Allah tespihi çekilerek zikredilmelidir.
Her cumartesi günü "La ilahe illallah" tevhidi çekilmelidir. Bu tespih bin defa yapılmalıdır.
Her pazar günü ise "Ya Hayyu Ya Kayyum" tespihi ile Allah'ın isimleri zikredilmelidir.
Bu tespihler günlük olarak belirlenmiş olan tespih listesidir. Ancak bunların dışında ihmal edilmemesi gereken tespihler mevcuttur. Örneğin "la ilahe İllallah" tespihi her gün mutlaka ibadetlerin ardından olmak suretiyle günde yüz defa çekilmelidir. Ayrıca Allahummerham ummete Muhammed (Allah'ım ümmeti Muhammede merhamet eyle) tespihi çekilerek tüm ümmet için af dilenmelidir.

Günde 33 defa habinallahu venilmel vekil, 33 defa la ilahe illallah ve 33 defa şehadet tespihi çekilmelidir.
Günde 11 kere Allahumme inneke afuvvun, tuhibbul afve, fa' fu anna (Allah'ım affedicisin, affı seversin, bizleri de affeyle) tesbihi çekilir.
Günde 11 kere Rabbigfir verham ve ente hayrur rahimin tespihi çekilmektedir. 11 defa Allahummesrah sudurena ilel imani vel islam, 11 defa da Allahumme einni ala zikrike ve şukrike ve husnu ibadetik çekilerek gece ibadeti tamamlanmalıdır.

Namazdan sonraki tesbihatın müezzin eşliğinde yapılmasının hükmü nedir?
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) döneminde müezzinlikleri ile meşhur olmuş sahabîler vardı. Bilâl-i Habeşî, Abdullah b. Ümmi Mektûm, Sa’d b. ‘İz el-Karaz ve Ebû Mahzûre (Semüre b. Mi‘yer) bunlardandır. (Nesâî, Ezân, 9-10 [637-640]; İbn Mâce, Ezân, 1-3, 6 [706, 708-711, 713, 715, 730]; Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, 6/39-40 [5448, 5449; 5452]) Bu müezzinler namaz vaktinin girdiğini duyurmak için ezân okur, farz namazların öncesinde de kâmet getirirlerdi.
Asr-ı saâdetteki uygulamada müezzinlerin namaz sonrasındaki tesbîhâtı yönettiklerine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Fakat zaman içinde ülkemiz de dâhil olmak üzere bazı bölgelerde bu uygulamanın yerleştiği görülmüştür. Bilmeyenlere rehberlik etmek veya tesbîhâtın ihmal edilmemesini sağlayıp topluca Yüce Allah’ı anarak dua etmekte dinen bir sakınca bulunmadığı için günümüzdeki müezzinlik uygulamasının bid’at olduğu söylenemez.






