Anketörlük: Metropol insanının ulaşımla beraber en büyük, en gıcık sorunudur anketörler. Uysal bakışlarıyla size yaklaşır, “Merhaba, bir şey sorabilir miyim?” diye gelirler. Muhtemelen iş ilanını elektrik direğine yapıştırılmış “Anketör. Maaş. Prim. Kadın. Erkek. İş.” temalı kağıttan gören öğrencinin vazgeçilmez mesleği olan anketörlük “kapıdan kovulsanız da bacadan girme” yeteneğiniz varsa ve acelesi olan insanları durdurmak sizin için problem değilse tam size göre bir iş
12:52, 28/01/2014, Salı
Öğrenciyken yapılan 14 meslek
Öğrenciyken yapılan 14 meslek
Özel ders vermek: “Bak alt katın çocuğunun matematiği zayıfmış.” dediyse anne, alıyoruz kalemi kağıdı, iniyoruz alt kata. Lisede hocaya “Bunlar nerede işimize yarıyacak ya?” diye mırın kırın ederken iyiydi. Ekmek kapınız oldu işte, fena mı? Şüphesiz ki özel ders bağımsızlığa giden yolda bir mihenk taşıdır
Palyaçoluk: Hafta içi programı çok sıkışık olan ve hafta sonunu Taksim’de harcamak yerine çalışmayı tercih eden öğrenci, bu iş senin. Doğum gününü kutlayan gürültücü çocuk ve onun gürültücü arkadaşları için balondan kılıçlar, çiçekler yapacak; onlarla oyunlar oynayacak, yeri geldiğinde yaratıcılık sınırlarınızı zorlayacak ve yeni oyunlar üreteceksiniz. İşin sonunda ise iki gün çalışıp, sizi o an kurtaran ancak aslında çok çok az miktarda olan bir para alacaksınız Haberi tamamını okumak için tıklayınız
Greenpeace gönüllüsü: Bir başka “MERHABA” temalı iş. Gönüllülük esasına dayanan bu meslekte yeşil kağıt parçalarının verdiği tatminden ziyade “yaşadığım yer için bir şeyler yapıyorum” düşüncesiyle bir işe girmek istiyorsanız tam size göre. Bir Greenpeace gönüllüsü olmak ortamın cool, çevreci çocuğu olmaktır sevgili okur. İyi düşünün taşının
Stand görevlisi: Ya da “Ayakta Dikilme Olimpiyatları”. Bu işin en güzel kısmı atıştırmalıklara sınırsız erişim. 3 parça ekmeği standa koyuyorsanız 10 parçasını kendiniz hüpleteceksiniz. Böylece yemek parası vermekten de kurtulmuş olacaksınız. Sürekliliği garanti olmamakla birlikte ille de “kendi paramı kazanacağım” diyorsanız güzel bir başlangıç olacağı kesin. Siz artık ayakları bir yerlere basan bir bireysiniz. Kötü iş diye bir şey yoktur, aileden gayrı para kazanmanın verdiği tarifsiz his vardır
Çevirmenlik ya da ödev yazıcısı: Birisi “Ya sunum yetiştirmem lazım haftaya ama bu hafta da şu şu parti var.” dediği anda diplerinde bitecek, bıyık altından “Sana ucuza olur. Powerpoint. Temiz iş.” diyeceksiniz. Bilgisayar başında harcanacak birkaç sıkıcı saatle işi kotaracaksınız. Vasatın üstünde bir İngilizce’ye sahipseniz de ellere kuvvet
Organizasyon insanı: Hep amelelik yapacak değilsiniz ya. Biraz da işin kaymağını yiyin. Okulda çevreniz genişse, organizasyonlara da kapağı attınız demektir. Bu işi istiyorsanız sahip olmanız gereken nitelik ise bıkmadan usanmadan insanları “Bak Cuma günü etkinlik var. Mutlaka geliyorsun. Bütün tanıdıklarını çağır.” diyerek dürtmek. Tanıdıklarınızı kendinize köle edeceksiniz, Facebook kapak fotoğrafınızı bu işe adayacaksınız. O kapak fotoğrafı her etkinlikte değişecek. Minimum grafik tasarım çabası gösterilerek hazırlanmış afişlere kimin ilgi göstereceği belli olmaz
Düğün fotoğrafçısı: Siz okulun fotoğrafçılık kulübüne boşuna girmediniz! Elde beş kiloluk makineyle dağ tepe boşuna aşmadınız. Şimdi bir hobiyi altın bileziğe dönüştürmenin zamanıdır. Gayet kolay bir şekilde düğünden düğüne fotoğraf çekebilir, en şirin surat ifadenizi takınarak “Fotoğrafınızı çekmemi ister misiniz?” diye insanların peşine kuyruk olabilirsiniz. En çok da küçük çocukları hedef bileceksiniz, sonradan ana baba 3 liralık çerçeveye o fotoğrafı salonun baş köşesine koyacak. Emin olun
Garsonluk: Ya da süslü adıyla “servis elemanlığı.” Yaşasın sigortasız part-time iş akımının baş sözcüsü olan garsonluk şüphesiz ki öğrenci bünyenin para kazanabilmesi için en çok başvurduğu çözümlerden biridir. Unutulmaması gereken şey şüphesiz ki bahşiş verme alışkanlığından yoksun ülkemizde mümkün olabildiğince konsept restoranlarda ve cafelerde çalışmaktır
Barista: Yeri geldiğinde garsonluktan daha rahat bir meslek olabilen baristalık için adres çoğu zaman kafeler. O latte’nin köpüğü sanat eseri gibi olacak
Stajyer: Şunu bilin ki stajyer doğulmaz, olunur. Ekonomik bağımsızlığınızı ilan etmeden önce tamamlamanız gereken bu son adımda da tabi ki bir düstur var. Büyük bir heyecan. Kariyerinize hazırlık yapıyorsunuz, garsonluk işi değil bu en nihayetinde. CV’ye ekleniyor. Büyük ihtimalle yaşayacağınız hayal kırıklığına sizi alıştırmakta fayda var. İşi öğrenmeyi bırakın, fotokopi üzerine master yapacak, gazetelerin internet galerilerinin altını üstüne getirecek, popüler kültür cahiliyken sosyal medya canavarı olup çıkacaksınız. Üzerinde çalışmanız gereken şey ise tabi ki inandırıcı bir şekilde “Benim için inanılmaz bir deneyim oldu.” demeyi öğrenmek
Yabancı dili olan bir öğrenci metin çevirmenliği yapabilir, böylelikle üç beş bir şeyler kazanabilir.
Öğrenciyken yapılan 14 meslek
Başlıklar :


