43 yıldır unutulmadılar

Yeni Şafak
00:0016/09/2004, Perşembe
G: 11/06/2017, Pazar
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

Ülkeye yaptığı hizmetlerle halkın kalbinde derin izler bırakan merhum Başbakan Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, idamlarının 43. yılında anılıyor.

---------------------------------- manset -------------------------------------------
---------------------- manset ---------------------

Merhum Başbakan Adnan Menderes ve iki arkadaşı, askeri darbenin ardından idam edilmelerinin 43. yılında tüm Türkiye'de dualarla anılıyor.

14 Mayıs 1950'de Milli Şef İsmet İnönü'yü büyük bir yenilgiye uğratarak tek başına iktidara gelen Demokrat Parti'nin lideri Adnan Menderes, 10 yıl süren iktidarında 3 kez seçim kazandı. 3. dönem hükümeti kuran Menderes, Milli Birlik Komitesi adı altında toplanan 38 kişilik subay grubunun Türk Silahlı Kuvvetleri adına yönetime el koymasıyla iktidardan alındı.

Türkiye, askerî darbeyi 27 Mayıs sabahı Albay Alparslan Türkeş'in radyoda okuduğu bildiriyle öğrendi. MBK'nın başına emekli Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Cemal Gürsel getirildi. 27 Mayıs günü Eskişehir'den Ankara'ya dönmekte olan Başbakan Adnan Menderes, Kütahya yolunda tutuklanarak Ankara'ya getirildi. Başbakan Menderes, Cumhurbaşkanı Celal Bayar, hükümet üyeleri, Genelkurmay Başkanı, DP'li milletvekilleri gözaltına alınarak kafileler halinde Marmara Denizi'ndeki Yassıada'ya gönderildiler.

Askeri hiyerarşinin gözetilmediği darbede Genelkurmay Başkanı Org. Rüştü Erdelhun da, komuta ettiği askerler tarafından tartaklanarak gözaltına alındı ve Yassıada'ya gönderildi.

Hakim Başol'un ünlü sözü

11 ay bir gün süren davalar 15 Eylül 1961'de sona erdi. Bu süre içinde yargılanan Bayar, Menderes, bakanlar, DP milletvekilleri ve eski Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun'un da aralarında bulunduğu toplam 592 sanıktan, 228'i hakkında idam cezası istendi. Hukuk dışı yargılamalara itiraz eden DP'lilere, Mahkeme Başkanı Salim Başol'un, "sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor" sözleri adalete gölge düşürdü ve tarih kayıtlarına geçti. Menderes, 15 Eylül 1961'de 14 arkadaşı ile birlikte idama mahkum edildi. Yüksek Adalet Divanı, sanıklardan 31'ini müebbet hapis ve 408'ini de çeşitli hapis cezalarına çarptırdı. Milli Birlik Komitesi 15 idamdan 12'sini ömür boyu hapse çevirdi.

Cumhuriyet döneminde idam edilen ilk Başbakan Adnan Menderes; idam edilen ilk bakanlar da Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan olacaktı. Zorlu ve Polatkan 16 Eylül'de, Menderes ise 17 Eylül'de İmralı Adası'nda idam edildi. Polatkan 46, Zorlu 49, Menderes ise 62 yaşındaydı.

İtibarları iade edildi

Yassıada'dan Kayseri Cezaevi'ne nakledilen DP'li mahkumlar daha sonra çıkarılan afla serbest bırakıldılar. Merhum Başbakan Menderes ve iki arkadaşının idamı ise asla unutulmadı. Üç devlet adamının naaşları Turgut Özal'ın Başbakanlığı döneminde İmralı'dan alınarak, devlet töreniyle İstanbul'daki anıt mezara nakledildi. Bu bir bakıma üç devlet adamının siyasi itibarlarının iadesiydi.

Halk, seçimde ders verdi

Adnan Menderes'in idamından 1 ay kadar sonra 15 Ekim 1961'de Türkiye seçime gitti. Seçim sonuçları, halkın darbecilere tepkisini de gösterdi. DP'nin devamı niteliğindeki AP oyların yüzde 34,8'ini alırken, CHP yüzde 36,7, sağ eğilimli CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) yüzde 13,9 ve liberal sağ ve sol isimlerin yer aldığı YTP (Yeni Türkiye Partisi) ise yüzde 13,7 oy aldı. CHP tek başına hükümet kuramadığı için koalisyon kurdu. Cumhuriyet tarihinin ilk koalisyon hükümetinin başbakanı da İsmet İnönü oldu.

Aydemir'in darbe girişimi

Seçim sonuçları ordu içindeki radikal bazı grupları tatmin etmedi. 27 Mayıs'ın başarısız olduğunu savunan Ankara'daki Harp Okulu komutanı Albay Talat Aydemir'in öncülüğünde 22 Şubat 1962 ve 20-21 Mayıs 1963'te iki darbe girişimi yaşandı. 5 Eylül 1963'te Mamak Askeri Mahkemesi'nde yapılan yargılamada, Aydemir ve 6 arkadaşı idam, 29 subay müebbet, 166 Harp Okulu öğrencisi de çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Aydemir ve Binbaşı Fethi Gürcan idam edildi.

İhtilal, kendi çocuklarını yedi

Milli Birlik Komitesi 2'si orgeneral, 1'i tümgeneral, 2'si tuğgenaral, 8'i albay, 7'si yarbay, 11'i binbaşı, 2'si önyüzbaşı, 5'i yüzbaşı olmak üzere 38 subaydan oluşuyordu. Bu subayların farklı yaklaşımlara sahip olması, kısa süre içinde gruplaşmaya neden oldu ve MBK'da "14'ler, 11'ler, 7'ler ve 5'ler" olmak üzere dört grup ortaya çıktı. 14'ler, ordunun temel bir takım reformları gerçekleştirmek üzere görev başında kalmasını, CHP ile ilişki içinde oldukları öne sürülen bir kısım subay ise yönetimin sivillere devredilmesini savundu.

Bazı MBK üyeleri, Başbakan Menderes ve diğer DP'lilerin yurt dışına sürgüne gönderilmesini isterken, çoğunluk üyeler DP'lilerin "vatana ihanet" suçuyla Yüce Divan'da yargılanmalarını savundu.

MBK üyeleri arasında soğuk bir "iç savaş" başladı. 13 Kasım 1960'da 14'ler Grubu, diğer arkadaşları tarafından gözaltına alınarak yurtdışına sürgün edildi. Bunlar arasında kurmay albay rütbesiyle merhum MHP lideri Alparslan Türkeş vardı ile Orhan Kabibay, Orhan Erkanlı, Münir Köseoğlu, Mustafa Kaplan, Muzaffer Karan, Şefik Soyuyüce, Fazıl Akkoyunlu, Rıfat Baykal, Dündar Taşer, Numan Esin, Ahmet Er, Muzaffer Özdağ ve İrfan Solmazer yer alıyordu.

Gürsel'in mektubu tahrif edildi
Kara Kuvvetleri Kumandanı Org. Cemal Gürsel'in, 3 Mayıs 1960'da orduya veda etmeden önce Milli Savunma Bakanı Etem Menderes'e yazdığı "muhtıra" niteliğindeki mektup, ihtilal sonrasında tahrif edilerek yayınlandı. Gürsel, mektupta Başbakan Menderes'e övgü dolu sözlerle Cumhurbaşkanı olmasını, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın da pek çok olumsuzluğun müsebbibi olarak istifa etmesini istiyordu. Bu mektup ihtilalin ilk günlerinde tahrif edilerek Başbakan Menderes'i de hedef alan bir uyarı mektubu olarak neşredildi. DP'liler bu mektuba dayanılarak Yüce Divan'da yargılandılar.


----------------- imza------------------

----------------- imza------------------



#Arşiv
#Yeni Şafak Arşiv