Gündem AK Parti milletvekilinin acı günü Eşi koranvirüsten hayatını kaybetti

AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan'ın eşi Süleyman Şah Gökcan hayatını kaybetti

AK Parti milletvekilinin acı günü: Eşi koranvirüsten hayatını kaybetti

AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan'ın eşi Süleyman Şah Gökcan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Haber Merkezi AA
AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan'ın eşi hayatını kaybetti.
AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan'ın eşi hayatını kaybetti.

Kovid-19 testi pozitif çıkan ve 15 gündür Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören 73 yaşındaki

Süleyman Şah Gökcan, sabah saatlerinde akciğer ve kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybetti.

Gökcan'ın cenazesinin 7 Aralık'ta Şehir Yeni Mezarlığında, Kovid-19 tedbirleri kapsamında toprağa verileceği öğrenildi.

Üsküdar, Eminönü ve Sultanahmet Meydanı havadan görüntülendi: Kısıtlama nedeniyle bomboşlar
FOTOĞRAF 18
Title
Koronavirüsle mücadele kapsamında hafta sonu uygulanan olan sokağa çıkma kısıtlaması dün akşam saat 21.00 itibariyle başladı.
Title
Kısıtlamanın başlamasıyla birlikte meydanlar da tamamen boşaldı.
Title
Galata Köprüsü, Eminönü ve Sultanahmet Meydanı'ndaki sakinlik havadan görüntülendi.
Title
Kısıtlama pazartesi saat 05.00'te sona erecek.
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Kısıtlama nedeniyle Üsküdar Meydanı sessizliğe büründü.
Title
Meydan görevlilere ve güvercinlere kaldı.
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Üsküdar, Eminönü ve Sultanahmet Meydanı havadan görüntülendi: Kısıtlama nedeniyle bomboşlar
İstanbul'da sokağa çıkma kısıtlamasının ardından Üsküdar, Eminönü ve Sultanahmet Meydanı boş kaldı. Meydanlardaki sakinlik havadan görüntülendi. Meydanlar görevlilere ve güvercinlere kaldı.

Vakaların yüzde 100 oranında artış gösterdiği şehirlerden biri: Burası da ölümle yaşam arasındaki son nokta
FOTOĞRAF 9
Title
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamasıyla vakaların yüzde 100 oranında artış gösterdiği şehirlerden biri olan Samsun'da, korona hastalarının kaldığı yoğun bakım ünitelerinde oldukça dramatik durumlar yaşanıyor.
Title
Özellikle Orta Karadeniz Bölgesi'nin koronavirüs yükünü sırtlayan Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan sağlıkçılar, bu süreçte duygusal anlara şahit oluyor.
Title
Hastaların son istekleri ise sağlık çalışanlarına gözyaşı döktürüyor.
Title
Solunum cihazına bağlanarak uyutulmadan önceki zamanda hastalar, kimi zaman mektup yazarak sağlıkçılardan sevdiklerine ulaştırmalarını talep ediyor kimi zaman da çocuğunun sesini son kez duymak istiyor.
Title
Sağlıkçıların elini tutarak Bana biraz daha nefes ver diye yalvarır derecesinde isteklerde bulunanlar yürekleri dağlıyor.
Title
Kovid-19 yoğun bakımda yatan hastaların son anlarına tanık olduklarını, bu durumun kendilerini psikolojik olarak çok etkilediğini belirten Hemşire Hayriye Tanrıvermiş, Lütfen elinizi vicdanınıza koyun. Buradaki insanların son anlarında biz yanlarındayız. Onların son su içmesinde, son nefesinde biz başlarındayız. Biz onların neler çektiğini çok iyi görüyoruz. Dışarıda insanlar bunları görmeyebilir. En sevdiği annesinin burada son anında neler yaşadığını görselerdi, emin olun günlerce sokağa çıkmak istemezlerdi. 61 yaşında bir hastamız vardı. Hastayı 'cpap' cihazı ile takip ediyorduk. Solunum cihazına bağlamak istemedik çünkü bu hastalıkta akciğer son aşamaya geldiğinde ventilatör özellikle bağlanmışsa o hastanın cihazdan ayrılması çok sıkıntılı oluyor. Biz bu amcamıza 'biraz daha dayan, seni bu cihaza bağlamak istemiyoruz' dememize rağmen amca 'boğazımı delin ve bağlayın' dedi. Bu amcamızın en son söylediği sözler bunlar oldu. Şu anda amcamız solunum cihazına bağlı ve tamamen ilaçlarla uyutuluyor. Dünya ile bilinç olarak hiçbir bağlantısı yok. 'Beni kurtarın, boğuluyorum' diyen birçok hastayı kaybettik. Hastanın başında ağladığımız zamanlarda oldu. Hastaların yüzde 90'ı yakın çevresiyle temas ettiğini ifade ediyor. Bizden son istekleri oluyor. Çocuğun sesini duymak isteyen oluyor. Mümkün olduğunca telefonla veya yazarak iletişim kurmalarına vesile oluyoruz. Örneğin 56 yaşında bir hastamızın ölüm korkusu çok fazlaydı. Hemşire arkadaşımız hastanın yanındaydı. Arkadaşımıza 'beni bırakma, elimi tut' dediği için hemşire arkadaşımız dakikalarca onun elini tutarak bekledi. Biz o hastayı iyileştirdik ve buradan taburcu ettik. Bizlerin süper güçleri yok. Samsun halkına özellikle sesleniyorum. Lütfen zor durumda kalmadığınız sürece maskesiz dışarı çıkmayın. Toplu alanlara girmeyin. Burada yatan hastalarımızın birçoğu 65 yaş ve üstüdür. 70, 80 yaşında bir hasta sahilde gezerken, kafelerde otururken, alışveriş merkezlerinde dolaşırken bu hastalığı kapmıyor. Bunların en yakınlarındaki evlatları, torunları ve diğerleri bu hastalığı onlara getiriyor dedi.
Title
Korana virüsü yenerek tekrar mesleğine devam eden ve 10 aydır ailesini görmeyen Hemşire Ceren Yaldız, Oldukça izole yaşıyoruz. Burada bilinci açık hastalara 'nereden kaptınız' diye sorduğumuzda 'yakınımdan' cevabı alıyoruz. 'Yalvarıyorum, biraz nefes verin' diyen hastalarımız oldu. Psikolojik olarak zor durumdayız. Bedenen yorulduk. Hastalara oksijen tedavileri uyguluyoruz. 'O tedavi bitene kadar yanımdan ayrılma' diyor. Biz de 1 buçuk, 2 saat yeri geliyor oradaki hastalarla kalmak zorunda kalıyoruz. Hastaya nefes alamadığında bizden kalem kağıt istiyor ve mektup yazıyor. Bize söylüyor. Biz yazmaya başlıyoruz. Gerçekten ağlıyoruz. Hastalar vefat ettiğinde aklımıza onlar geliyor. O kadar dramatik bir ölüm oluyor ki ne hasta yakınlarını görebiliyor ne de yakını hastayı görebiliyor. Hasta vefat ettiğinde yakınını arıyoruz. Kızı diyor ki 'annemin cenazesini alamam, evde izoleyiz' diyor. Gerçekten acı bir tablo oluyor. İnsanlar keşke bunu görse de sokakta gezmelerin, alışveriş merkezlerine gitmelerin ne kadar gereksiz olduğunu anlasalar. Ben korona oldum, iyileştim tekrar başladım diye konuştu.
Title
İnsanların dışarıda gezmeye ve ziyaretlere ara vermesi gerektiğine önemle dikkat çeken Doktor Abdul Celil Kayabaş ise, Daha önceden yoğun bakımlara 75 yaş üstü kötü bir hastalığı olan hastalar yatarken bu salgınla beraber biz daha genç hastaların yattığını gördük. 40'lı yaşlarda, 50'li yaşlarda hastalarımız konuşarak geliyorlar. Bu Kovid-19 nedeniyle hızlı bir şekilde zatürreye girerek makineye bağlamak zorunda kalıyoruz. Yürüyerek, konuşarak gelen hastaların belki de 10 gün sonra ailelerine ölüm haberini veriyoruz. Bizim açımızdan psikolojik olarak çok yıpratıcı bir süreçtir. Toplum açısından da öyle fakat toplum bunun hepsine şahit olmuyor. Bu süreç o kadar dramatik bir şekilde işliyor ki çünkü insanlar bilinci açık ve nefes alamıyor. Dışarıda gezmek, aile ziyaretleri, toplu merasimler bunların hepsine ara vermek gerekiyor. Genç bir hastayı korona nedeniyle kaybetmiştik. Onu artık yeterli nefes alamadığı süreçte, makineye bağlayacağımız süreçte ellerimi tutmuştu ve 'ben kurtulacağım değil mi doktor bey' demişti. Ben de ona söz vermiştim, 'kurtulacaksın' demiştim. Maalesef hastayı kaybettik. Bu bizim açımızdan psikolojik bir travma hem de hasta yakını ve hastalar için büyük bir travmadır şeklinde konuştu.
Title
Samsun'da sağlıkçılar pandemi mücadelesini fedakarca sürdürmeye devam ederken, evlerde izole olması gerekirken dışarıya çıkan vatandaşlara her gün rastlanmaya devam ediliyor. Sağlıkçılar ise tedbir çağrılarının karşılıksız kalmamasını bekliyor.
Vakaların yüzde 100 oranında artış gösterdiği şehirlerden biri: Burası da ölümle yaşam arasındaki son nokta
Kovid-19 yoğun bakım doluluk oranlarının yüksek olduğu Samsun'da, sağlık çalışanları ölümle burun buruna gelen korona hastalarının son isteklerinden, en çaresiz anlarına kadar birçok duruma tanıklık ediyor. Karşılaştıkları durumlar karşısında fiziksel ve psikolojik olarak etkilenen sağlıkçılar, "İnsanların yoğun bakımda ne yaşadığını saniyelik görseniz dışarı çıkmak istemezsiniz" diyerek herkesi uyarıyor.

Koronavirüsün uğramadığı köy: Bugüne kadar hiçbir vaka görülmedi
FOTOĞRAF 10
Title
Amasra ilçesinin 120 haneli 600 nüfuslu Aliobası köyünde hiç koronavirüs vakası tespit edilmedi.
Title
200 rakımlı köyde yaşayan vatandaşlar, günlük hayatlarını sürdürürken maske, mesafe ve hijyen konularına titizlikle özen gösteriyor.
Title
Köy muhtarı Ramazan Tığ sürekli köyde yaşayan vatandaşları ziyaret ederek, maske takılması ve mesafe ile hijyene dikkat edilmesini istiyor.
Title
Muhtar Tığ, her gün belirli saatlerde kapı kapı gezerek vatandaşlara maske dağıtımı da yapıyor. Türkiye'de ilk vakanın görülmesinin ardından köyde sert kurallar uyguladığını söyleyen Aliobası Köyü Muhtarı Ramazan Tığ, Koronavirüs illeti çıktıktan sonra köyümde yaşayan insanların hep yanında oldum ve sürekli ziyaret ederek, kuralları anlattım. Köyde yaşayan insanlarımızı çok acil ihtiyaç olmadığı sürece köyden çıkartmıyorum dedi.
Title
Kurban Bayramı’nda köye gelinmemesi için çağrıda bulunduğunu ifade eden Ramazan Tığ, Özellikle Kurban Bayramı’nda ben sosyal medya hesaplarımdan sürekli 'köye gelmeyin' diye uyarılarda bulundum. Bu kurallara uydular, kimse köye gelmedi. Bazen bana 'çok kötü kurallar uyguluyorsun' diyerek, beni eleştirenler oldu. Ama geriye dönük 10 aylık duruma baktığımız zaman köyümüzde sıfır vaka, bu da bizi hem mutlu ediyor hem de gurur veriyor. Bu koronavirüsü bu köye sokmamaya karar verdik. Bundan sonra da kurallara tam uyarak, bu virüs burada olmayacak. Köyümüz çok temiz, yemyeşil ormanlarımız ve organik ürünlerimiz var. Bunları tüketerek ve kurallara tamamen uyarak, bu başarıyı elde ettik. Herkese kurallara uymalarını tavsiye ediyorum diye konuştu.
Title
Köyde yaşayan Hamide Özkan (50) maske, mesafe kurallarına çok dikkat ettiklerini ifade ederek, Hiç köyümüzden de çıkmıyoruz. Zaten köyümüze de kimse gelmiyor. Ayrıca evimize misafir de kabul etmiyoruz. Gitmiyoruz da şimdi benim çocuklarım İstanbul’da onlara bile gidemiyorum. Tabi üzülüyorum ama yapacak bir şeyimiz. Yoksa bu virüs çok tehlikeli mutlaka kendimizi izole etmek zorundayız dedi.
Title
İbrahim Gür (30) ise, Köyümüzde hiç virüs yok, bu yüzden kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Köyde organik besleniyoruz. Hiç misafirliğe gitmiyoruz. Özellikle muhtarımız çok sert kurallar uyguladı diye konuştu.
Title
Muhtarın köyde yaşayan herkesi sürekli ziyaret ederek uyardığını belirten Şerafettin Özkan (50), şöyle konuştu:
Title
Televizyonlardan duyduğumuz ve muhtarımızın bizlere söylediği maske mesafe ve hijyen kurallarına tamamen uyuyoruz. Köyümüzün dışına çıkmak zorunda kalsak bile hemen işimizi görüp geri geliyoruz. Köyümüze kesinlikle misafir kabul etmiyoruz. Şu anda kendimizi koruma altına aldık. Benim çocuklarım İstanbul’da yaşıyor ama gidemiyoruz. Kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Bu şekilde hiç vaka olmadan bu durumu atlatacağımıza inanıyoruz.
Title
Koronavirüsün uğramadığı köy: Bugüne kadar hiçbir vaka görülmedi
Tüm dünyada hızla yayılan ve Türkiye'de de bazı illerde vaka sayılarında yüzde 100 artışın yaşandığı koronavirüs salgınında tablonun aksine virüsün hiç uğramadığı yerler de gündeme geliyor. Bu bölgelerden biri ise Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Aliobası köyü. 600 nüfuslu köyde bu zamana kadar hiç koronavirüs vakası görülmedi.


Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.