Büyükanıt'ın teveccühü

Yeni Şafak
00:008/04/2006, Cumartesi
G: 6/06/2017, Salı
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

Meclis Şemdinli Komisyonu'na ifade veren Astsubay Ali Kaya, Orgeneral Büyükanıt'ın "iyi çocuktur' sözü için "Öyle bir açıklama yapması onun teveccühü" dedi. Kaya, Şemdinli'de Türkiye'den çok Mesut Barzani'nin yasalarının geçerli olduğunu ileri sürdü

  • BİLAL ÇETİN/BEHÇET GÜNGÖR / ANKARA

    Şemdinli olaylarının zanlılarından Astsubay Ali Kaya ve itirafçı Veysel Ateş'in Meclis Şemdinli Komisyonu'na verdikleri ifade sırasında ilginç açıklamalar yaptıkları ortaya çıktı. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın "iyi çocuktur" sözlerini, komutanın "teveccühü" diyen Ali Kaya, Şemdinli'de Türkiye'den çok KDP lideri Mesut Barzani'nin sözünü geçtiğini de ileri sürdü.

    Şemdinli Komisyonu üyeleri 27 Mart tarihinde Van Adliyesi'nde Ali Kaya ile Özcan İldeniz'i, Bitlis Cezaevinde tutulan Veysel Ateş'i ayrı ayrı dinledi. Ali Kaya'nın açıklamalarında, "Şemdinli'de Türkiye Cumhuriyeti yasaları yüzde 100 geçerli değildir" demesi dikkat çekti.

    Kaya, Şemdinli'de Barzani'nin akrabalarının ağırlıkta olduğunu savunurken "Hikmet Fidan PKK'lı değil miydi, DEHAP Genel Başkan Yardımcılığı yapmadı mı? Adamı öldürdüler. Kani Yılmaz PKK'nın Avrupa ERNK sorumlusu değil miydi? İkisini de üslenmiyorlar mı? Bir kere Barzani'nin akrabalarının hepsi Şemdinli'de. Barzani ne derse olur, hiç kimse kendisini kandırmasın" dedi.

    'DÖKÜMANLARI KURTARIN'

    Şemdinli'deki patlamadan sonra halkın üzerlerine doğru geldiğini ve bazı gençlerle tartıştığını hatta yumruklaştığını anlatan Ali Kaya, bazılarının AK Parti ilçe binasının balkonundan üzerine taş bıraktılarını söyledi. Kaya'nın sözleri tutanaklara şu şekilde yansıdı:

    Koşarak, Erdem Binbaşı'ya vardım, dökümanları kurtarın araçta dedim. Geçtim oturdum arabanın içine. Telefonum çaldı. Baktım Veysel yazıyor. Veysel nasılsın dedim, 'Ali Bey ben Veysel değilim, Ben Terörle Mücadele Daire Başkanı Selim Akyıldız' dedi. Buyurun efendim, 'Geçmiş olsun, hayırdır ne oldu' dedi. Valla geldik saldırıya uğradık, dedim. Allah için şu araç ile dokümanları, silahları kurtarın dedim. 'Tamam, tamam ilgileniriz' dedi. Bu konuşma 12.25 muhtemelen. Özcan ile yaptığımız konuşma da 12.24. Olayın oluş saati 11.50-12.10 arası. Ama savcımız bunu 11.29'daki Kaymakam Çeşmesi'ndeki konuşmayı oraya endekslemiş. Bizde Alman el bombası yok. İki tane MKE yapımı el bombası var."

    FOTOĞRAFIM ARAÇTAN ALINDI

    Herkes (patlamayı) bir yere çekti. Bu, bize göre normal. Bu ülkede bir PKK terör örgütü var.. Dedik ki 'PKK terör örgütü biz gittiğimiz gün ayın 9'unda bu adamlar Şemdinli'deydi. Biz saldırıya uğrar uğramaz bu adamlar aracımızın başına geldiler. Aracımızın başından silahları aldılar, bombalarımızı aldılar, dökümanlarımızı aldılar. Halkı isyana sevk ettiler, bayrakları yaktılar ve talimat verdiler dağdan... Taktir edersiniz, olayın hemen akabinde 1 saat içinde küt -tabii benim fotoğrafım şeyde kaldığı için çıktı da- Diyarbakır'dan Söz TV'den saldırılar...

    YÜZDE 70-80 ÇÖZÜLDÜ

    Şu anda bize göre yüzde 70-80 şu andaki mevcut tekniklerle,delillerle çözülmüş durumda bu işi bizim yapmadığımız. Ama bu eninde sonunda yüzde 100 bunu PKK terör örgütünü yaptığını, yalnız bu değil, bütün bu patlamalar. Ben bu konuda kesinlikle iddia ediyorum...

    İstesem Seferi Yılmaz'ı vururdum

    Bitlis cezaevinde bulunan PKK itirafçısı Veysel Ateş, komisyon üyeleri AK Parti'li Şükrü Önder ile CHP'li Ahmet Sırrı Özbek'in sorularını cevaplandırdı. Ateş, Astsubay Başçavuşlardan Ali Kaya ile de 2004 yılında Hakkari İl Jandarma Komutanlığı'nda tanıştığını anlattı. Ateş, olay günü anlatırken şöyle konuştu "Ben o iki yeleğin içinde bomba olup olmadığına bakmadım. Özcan Başçavuşun çantasında da bomba olup olmadığına da bakmadım. Ben şahsen herhangi bir bomba görmemişim. Benim arkadaşlarla gidiş nedenim de, Sabri Kod ismi ve Velad kod ismi eski terör örgütü elemanları olduğu için şehrin gelişini tanıyım diye gitmiştim. Seferi Yılmaz'ı ben vurmak isteseydim, vallahi billahi, Ali Başçavuşla, Özcan Başçavuş'u götürmeyecek bir şekilde yoğurttan kıl çekmiş gibi Sefer'i Yılmaz'ı vururdum. Öyle yemin ediyorum ki ben o bombaları oraya atmamışım. Bak şerefim ve namusum üzerine yemin ederim ben o bombaları o dükkana atmamışım."

    'Tanırım' sözünün banafaydası olmadı

    Hüsrev Kutlu: Kara Kuvvetleri komutanını senin hakkında iyi çocuktur demesi biraz rahatlatmadı mı?


    Ali Kaya: Nasıl rahatlatmış olabilir ki.

    Hüsrev Kutlu: Psikolojik olarak.

    Ali Kaya: Sizce bana faydası mı oldu zararı mı oldu?

    Hüsrev Kutlu: Bilmiyorum. Sen nasıl bir duygu yaşadın?

    Ali Kaya: Kuzey Irak'a gittik beraber. Komutanımız oradan tanıyor ve komutanımız Diyarbakır'daki uygulamaları biliyor. Öyle bir açıklama yapması da onun teveccühü. Ama acaba gerçekten benim hakkımda yaptığı bir açıklamadan dolayı mı bunlar bu hale geldi. Yoksa farklı sebepler var, onu da biz bilmiyoruz. O da beni ilgilendirmiyor. Bana hiçbir tanesinin faydası yok. Siz hukukçusunuz, taktir sizin.


  • #Arşiv
    #Yeni Şafak Arşiv