Cahiliye devri kapandı

Haber Merkezi
00:0012/10/2013, Cumartesi
G: 11/10/2013, Cuma
Yeni Şafak
Cahiliye devri kapandı
Cahiliye devri kapandı

Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen çalıştaya katılan Başbakan Erdoğan, kız çocukları ve kadınlara yönelik her türlü ayrımcılık ile şiddetin cahiliye adeti olduğunu söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamuda başörtüsü uygulamasına gösterilen tepkileri 'Artık bu ülkede ulusalcı mulusalcı diye bir şey yok. Bu ülkede artık millet gerçeği var bunu göreceksiniz' cevabını verdi. Erdoğan, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla Rixos Otel'de düzenlenen çalıştayda konuştu. Erdoğan, başta başörtüsü ve kadınlara ayrımcılık olmak üzere özetle şu mesajları verdi:

TEK AYRIM POZİTİF AYRIMCILIK

Kız çocukları ile erkek çocukları arasında bir tek ayrımcılığa müsaade ederiz. O da pozitif ayrımcılıktır. Eğitim, sorunların çözümünde ilk ve en gerekli adımdır. Okumamış ya da okutulmamış her bir kız çocuğu toplumu ve milleti için çok büyük bir kayıptır. Bilen bir annenin çocuğu ile bilmeyen bir annenin çocuğu aynı olamaz. Kız çocuklarına yönelik ayrımcılık, kızların okumasının önünde engel teşkil etti. Ancak kızların okula gönderilmesinin önünde bir başka engel daha bulunuyordu. Maalesef devletle vatandaş arasındaki güven bunalımı en fazla eğitimde kendini gösterdi. Devletle vatandaş arasında bir güven sorunu olduğu için kızlarımız okuldan uzak tutuldu. Vatandaşını kucaklamayan asık suratlı sert devlet imajı vatandaşı devletten soğuttuğu kadar kız çocuklarımızı da ciddi manada okullardan uzaklaştırdı.

YASAKÇI ZİHNİYET TEDAVÜLDEN KALKTI

Bu ülkede kız çocuğunu okutmayan anne babalar yıllarca eleştirildi. İlkokuldan sonra Anadolu tabiriyle kocaya veren anne babalar eleştirildi. Ama kız çocuklarını okul kapılarından çevirenler görülmedi, ikna odalarında işkenceye tabi tutanlar görülmedi. Kız çocuklarını okutmuyor diye anne babaları eleştirenler üniversite kapılarından kız çocuklarını geri çevirdiler, onları evlere kapatmak istediler. Bugün artık bu çarpık zihniyet tedavülden kalkmıştır. Sevgili kızlarım, başınızı öne eğmeyecek, asla vazgeçmeyeceksiniz. Eğer vazgeçerseniz bilin ki toplum kaybeder, gelecek kaybeder. Siz kararlı davrandıkça bu ülkede her türlü ayrımcılık tarihe karışacaktır. 4 kız babası olan ve kızlarını koklamaya doyamayan bir Peygamberin takipçileri olarak sizler, tarihte iz bırakmış, eser bırakmış Hayme Ana'nın, Nilüfer Hatun'un, Halime Çavuş'un, Nene Hatun'un torunlarısınız

BU ÜLKEDE MİLLET VAR BUNU GÖRECEKSİNİZ

14 asır önce kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesi nasıl bir cahiliye dönemi alışkanlığı ise on yıllar boyunca kız çocuklarını kılık kıyafetlerinden dolayı dışlamak, üniversite kapılarından geri çevirmek de öyle bir cahiliye alışkanlığıyda ve bu alışkanlık artık son bulmuştur. (Üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasına karşı) Bir grup çıkmış bir şeyler söyleyip duruyor. 'Böyle bir şey olamaz' diyor. Ya siz kimsiniz ya? Millet bu işin kararını vermiş, bu iş bitmiş. Artık bu ülkede ulusalcı mulusalcı diye bir şey yok. Bu ülkede artık millet gerçeği var bunu göreceksiniz.

'Kız Çocuklarının Eğitim ve Öğretiminde Yeni Politika ve Uygulamalar Çalıştayı'na katılan Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda 'Rabia Meydanı'nda özgürlük mücadelesini verirken şehit olan 17 yaşındaki Esma kızımızı rahmetle anıyorum' dedi.

Ayrımcılık cahiliye adeti

Kız çocuklarına ve kadınlara yönelik her türlü ayrımcılık kesin bir dille cahiliye adetidir. Kız çocuklarına ve kadınlara yönelik her türlü ayrımcı yaklaşım özellikle de şiddet, cahiliye dönemi alışkanlığı olduğu kadar insanlık dışıdır. Bizim geleneğimizde çocuklar arasında, kadın ile erkek arasında ayrımcılık yoktur. Kim ki kadına karşı şiddeti, ayrımcılığı bir adet, gelenek olarak lanse ediyorsa, kim ki kadınlara ve kızlara yönelik insanlık dışı muameleyi meşru göstermeye çalışıyorsa o cahiliye döneminin temsilcisidir, cahildir, insanlık nasibini almamıştır.

EL ELE YÜRÜYECEKLER

Kız çocuklarının dışlanması, ötelenmesi, hor görülmesi, istenmeyip toprağa gömülmesi sadece o günlere ait bir uygulama değildi. Peygamberimiz Hazreti Muhammed bu uygulamayı yasaklamasına rağmen bu uygulama farklı tonlarla, farklı usullerle maalesef yaşadı ve yaşatıldı. Bugün bile Müslüman olduğunu söyleyen ama bir kız çocuğu doğduğu zaman hayıflanan, üzülen ya da yeterince sevinmeyen anneler babalar maalesef var. Bugün bile kız çocuklarını erkeklerden ayrı tutan, onları öteleyen, hatta dışlayan anne babalar var. Bu ülke ne kadar erkeklerin ülkesiyse o kadar da kadınların ülkesidir. Bunu göreceksiniz. Bu ülkede başı açık kardeşlerimle başı örtülü kardeşlerimin haklarını, özgürlüklerini birbirinden ayıramayacaksınız. El ele beraber yürüyecekler. Bu ülkede artık hiç kimse kız çocuklarının kıyafetine bakıp 'sen okuyamazsın' diyemez.

Kendi ülkesinde katsayıya takıldı Harvard'da okudu

Benim oğlum, katsayısı engeline takıldı, Boğaziçi'ni kazandığı halde gidemedi ve yurtdışına göndermek zorunda kaldım. Yurtdışında okudu, gitti mastırını Harvard'da yaptı ama burada katsayıya takıldı. Aynı şekilde, kızlarım, başörtülü olduğu için kendi ülkemde okuyamadı. Yurtdışına göndermek zorunda kaldım. Onlar da gittiler, yurtdışında okudular. Birisi doktorasını Berkley'de yaptı, bir diğeri mastırını London School Of Economics'te yaptı ama bu ülkede okuyamadı. Niye? Başörtüsü var diye. Bunlar, başındaki bir örtü ile uğraşacak kadar cahil ve zavallı. Şair diyor ya, 'Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya.' Biz, bu ülkede ne garip olacağız ne parya olacağız. El ele, kardeşçe, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ve Türkiye olacağız.'

Obama'ya sağlık reformu için destek vermeli

Amerika hâlâ sağlık reformunu gerçekleştiremedi. ABD Başkanı Barack Obama, sağlık reformu adımı attı ama bazıları Obama'nın önünü kesmek istedi. Burada, aslında Sayın Obama'ya destek vermek lazım, niye bu destek verilmiyor. Çünkü insan çok önemli. Herkes zengin olamayabilir, herkes sosyal devletin imkanlarını bulamayabilir ama bu yasa ile sosyal devlet imkanları geliyor. Neymiş? 'Benim kazandığımı sen, başkalarına harcayamazsın.' Böyle bir şey olabilir mi ya? Devletin kasasına giren parayı devlet, harcanması gereken yerlerde harcama yetkisini alır. Bakın bizde Kanuni Sultan Süleyman'ın güzel bir ifadesi vardır, 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Ne demek bu? Bizde devlet anlayışı, bir sağlıklı nefese devleti feda eder. İnsan o kadar önemli. Biz, buna inandık, bunu egemen kılmak için de mücadelemizi veriyoruz.