Başörtüsü yasağının kaldırılmasına yönelik teklifin ele alındığı komisyon çalışması CHP'nin tahriklerine takıldı. CHP'li Arıtman ve Serter'in şovlarına diğer vekiller izin vermedi.
Başörtüsü yasağının kaldırılmasına yönelik olarak AK Parti ile MHP'nin üzerinde uzlaştığı Anayasa değişiklik teklifinin Anayasa Komisyonu'ndaki görüşmelerinde CHP milletvekillerinin tahrikleri damgasını vurdu. CHP'li Canan Arıtman “Bu değişiklikle ilgili oylamada kim namuslu kim şerefli göreceğiz” sözleriyle ortamı gerdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu başkanlığında toplanan Komisyon'da hükümet adına Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, AK Parti, CHP, MHP Grup Başkanvekilleri, CHP Adalet Komisyonu üyeleri ile CHP'li kadın milletvekillerinden Necla Arat, Canan Arıtman ve Nur Serter de katıldı.
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman üye olmadığı halde Komisyon görüşmelerinde yaptığı konuşma ile ortamın gerilmesine neden oldu. Arıtman'ın, yaptığı konuşmada Anayasa değişikliğinin laiklik ilkesinin ortadan kaldırmayı amaçladığını iddia ederek, “Bütün milletvekilleri olarak Anayasa'ya bağlı kalacağımıza namus ve şeref üzerine yemin ettik. Bu Anayasa değişikliğiyle ilgili oylamada kim namuslu kim şerefli göreceğiz” demesi ortamı gerdi. Ayağa kalkan milletvekilleri Arıtman'dan sözünü geri almasını istedi. Arıtman'ın “Sözlerimi geri almayacağım” demesi ortamı daha da gerdi. CHP'li üyeler Arıtman'a sahip çıkarken, MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı, “Cumhuriyet kadını profili bu mu?” sözleriyle tepki gösterdi ve odayı terketti. AK Parti'li Ayşenur Bahçekapılı da, “Canan Arıtman kendi seviyesine ve ahlak anlayışına uygun bir konuşma yaptı. Kendisini kınıyorum” diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de yaptığı konuşmada “Bu teklifi getirenlerin, laiklikle ilgili bir problemi yok. Bu teklifi o tarafa bu tarafa çekmeyin. Bu Anayasa Mahkemesi'ne 'Bunlar bu iş için getirildi' demek için zemin hazırlamaktan ibarettir. Biz bu tuzağa düşmeyiz” dedi.
Bu arada yaklaşık 11 saat süren görüşmelerin ardından teklif 4'e karşılık 17 oyla kabul edildi. Değişiklik teklifi önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu'nda görüşülecek.
Komisyona üye olmadığı halde toplantıya katılan CHP'li Arıtman, yaptığı provokatif konuşmasınında milletvekillerini güldürecek kadar komik örnekler de verdi. Arıtman verdiği bir örnekte doktorluk yaptığı bir dönemde mesai arkadaşı olan türbanlı bir doktorun ellerini yıkamadığı için hastanede enfeksiyona ve hastanın ölümüne sebep olduğunu iddia etti. Arıtman, AK Parti İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı konuşurken de “Sen yakında başını da kaparsın” diye laf attı. Bunun üzerine Bahçekapılı da “Senin gibi olmaktansa gururla başımı kapatırım” cevabını verdi. Devlet Eski Bakanı ve İstanbul Milletvekili Güldal Akşit yaptığı konuşmada “Kadın olarak başörtülü kızlarımıza yapılan ayrımcılığı içime sindiremiyorum” dedi.
Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç de sık sık komisyonda tartışma çıkarttı. Kamer Genç konuşmak için söz aldığı sırada Komisyon Başkanı Burhan Kuzu ile arasında şu tartışma yaşandı:
Bazı basın yayın organlarında MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Aktan'ın oylamaya katılmayacağına ilişkin haberlere tepki geldi. CHP'li Mustafa Özyürt'un kızı Ahu Özyürt'un kaleme aldığı habere açıklık getiren Aktan, iddiaları yalanlarken, MHP lideri Bahçeli'nin bilgisi dahilinde ABD'ye gittiğini ve oylamanın ikinci turuna katılacağını kaydetti.
İstanbul Üniversitesi Rektör eski Yardımcısı ve CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter'in konuşması sırasında bir dergiden pasaj okumak istemesi üzerine AK Parti Manisa Milletvekili İsmail Bilen'in “İkna odalarındaki ifadeler de yazıyor mu?” orada diye sorması dikkat çekti. Serter'in konuşmasının ardından AK Parti Samsun Milletvekili Suat Kılıç, “Yazıklar olsun, yazıklar olsun. Yaptığınız konuşmada ne bilimsellik var, ne hukuk var” diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Anayasa değişiklik teklifinin 1. maddesi üzerinde yaptığı konuşmada, “Bu sorunun çözülmesi hem insanlarımız hem de rejimimiz açısından faydalı olacaktır” dedi. Anketlerde “Yüzde 78'lik kesim başörtüsü serbest kalsın diyor” diyen Çiçek'e “O zaman refenduma gidin” denilmesi üzerine “Temel hak ve özgürlükler referandum konusu yapılamaz. Bir kişi yaşasın mı, yaşamasın mı diye referanduma mı gidilir. Yaşama, seyahat hakkını halka sorabilir miyiz?” dedi.






