
Başbakan Erdoğan'ın ABD gezisinde basına yansıyan görüntüleri, Türk dış politikasına yeni bir anlayışın damgasını vurduğunu gösterdi. Erdoğan'ın kendinden emin tavrı görüşmelere de yansıdı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Amerika Birleşik Devletleri gezisinden medya organlarına yansıyan görüntü ve fotoğraflar Türk dış politikasına bir süredir yepyeni bir anlayışın damgasını vurduğunu gözler önüne serdi. Bu anlayış, Başbakan Erdoğan'ın liderlerle görüşmelerinde duruş, hareket ve davranışlarına yansıyan 'vücut dili diplomasisi' kavramıyla ifade ediliyor.
Erdoğan -henüz Başbakan olmadan önce de -AK Parti Genel Başkanı iken- ABD ve Avrupa başta olmak üzere yurtdışı gezilerinde kendinden emin, rahat ve güvenli tutumunu açığa vurmuştu. Erdoğan bu görüşmelerde ayak ayak üstüne atarak rahat tavrını ortaya koymuş, liderlerin elini sıkarken de güven verici bir görüntü vermişti.
Başbakan Erdoğan'ın, ABD Başkanı George W. Bush'la birlikte Oval Ofis'te yapılan görüşmelerde hangi konuların ele alındığını dünya medyasına açıklarken, bir süredir sergilediği aynı kendine güven ve rahatlık duygusunu açığa vurması 'vücut dili diplomasisi' döneminin en belirgin göstergesi oldu.
Uzmanlar, basın açıklamasının yapıldığı odanın atmosferinin de 'ilişkilerin' içyüzünü göstermesi açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorlar. Buna göre, Bush ve Erdoğan'ın arkasındaki şömine, 'sıcaklık' düşüncesini pekiştiren bir görsel unsurdu.
Her iki liderin şöminenin önünde otururken el sıkışmaları da hafızalara kazındı. Koyu renk takım giyen Bush ve Erdoğan'ın ceketlerinde ülke bayraklarının arması vardı. El sıkışma esnasında Erdoğan'ın 'pek yerinden kıpırdamadığı', Bush'un ise kolunu daha fazla uzattığı görüldü. Erdoğan'ın gezisine ABD yönetiminin verdiği önem, Bush'un Beyaz Saray'daki karşılama esnasında gösterdiği sıcaklıkla da açıklanıyor. AK Parti Genel Başkanı'yken de Washington'da sıcak karşılanan Erdoğan bu kez Başbakan olarak gittiği kentte daha yoğun bir ilgiye mazhar oldu. Bush'un kendisini ziyaret eden bütün ülke liderlerini bu kadar sıcak karşılamadığı biliniyor. ABD Başkanı kimi zaman konuklarını Beyaz Saray'ın kapısında yaptığı kısa bir basın toplantısından sonra 'uğurluyor.'
Bush yönetiminin Türk heyetinin gezisine yoğun ilgisi, Irak sorunu sürecinde önemi giderek artan Türkiye'nin Kıbrıs ile Kuzey Irak'ta Kürt federasyonu gibi meselelerine ABD'nin 'yapıcı yaklaşma zorunluluğuyla' izah ediliyor.
Vücut dili, İngiliz ve ABD kültüründe önemli bir kavram. Türkiye'nin bundan önceki hükümetler döneminde vücut dili diplomasisinde genelde sınıfta kaldığı biliniyor. Vücut dili yenilgilerinin en sık hatırlanan örneği, Bülent Ecevit'in Başbakanlığı döneminde Bill Clinton'la olan pozu.
Bu pozda Clinton koltuğa dayanıp ayak ayak üstüne atmışken, Ecevit elleri iki yanda ayakta duruyordu. Diğer başbakanların dış görüşmelerdeki duruş ve davranışları sık sık tartışma konusu olmuş, hatta partilerarası sözlü çatışmalarda kullanılmıştı. Süleyman Demirel'in ABD eski Başkanı Jimmy Carter'la yaptığı bir görüşmeden sonra, "Masaya yumruğumu vurdum geldim" şeklindeki açıklamasına Necmettin
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------







