Erdoğan: Kuru kuruya genç nüfusa sahip olmak yeterli değil
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim yeterince petrolümüz, doğal gazımız, altın madenlerimiz olmasa da genç, dinamik, üretken, çalışkan, zeki bir iş gücümüz, insan kaynağımız var'' dedi.
Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen ''Türkiye İnovasyon Haftası''nın açılış programında yaptığı konuşmada, ''Bizim, diğer bazı ülkeler gibi, ekonomimizi büyütecek, ekonomimizi sürekli güçlü tutacak hazır kaynaklarımız yok. Bugün bazı ülkelere bakıyorsunuz, sahip oldukları bu hazır kaynaklar sayesinde ciddi refah seviyelerine ulaşmışlar ve bunu sürdürüyorlar" diye konuştu.
Türkiye'nin bu tür kaynaklara sahip olmadığını belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Bugün için böyle kaynaklara sahip olmamak büyük bir dezavantaj gibi gözükse de uzun vadede, kendi yağıyla kavrulan bir ülke olarak büyük potansiyel arz ediyoruz. Öte yandan, bizim tabii kaynaklarımız çok zengin olmasa da dünyanın birçok ülkesine nazaran, çok daha zengin, çok daha güçlü bir kaynağı, önemli bir avantajı elimizde bulunduruyoruz. Evet... Bizim yeterince petrolümüz, doğal gazımız, altın madenlerimiz olmasa da genç, dinamik, üretken, çalışkan, zeki bir iş gücümüz, insan kaynağımız var.''
Dünya nüfusunun hızla yaşlanırken Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusuyla dünyada çok avantajlı bir yerde durduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Kaldı ki ekonomide başarının sırrı ne emektir, ne sermayedir ne şudur ne budur... Tek kelimeyle insandır. İnsan varsa emek vardır. İnsan varsa sermaye vardır. İnsan varsa tüketim, üretim, yatırım vardır. İnsan yoksa bunların hiçbiri yoktur. Dolayısıyla bunların hepsi insanın türevidir'' diye konuştu.
''Kuru kuruya'' genç nüfusa sahip olmanın yetmediğini de ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Açıkçası biz on yıllar boyunca bunun acısını derinden hissettik. Genç bir nüfusumuz, dinamik bir nüfusumuz olmasına rağmen, on yıllar boyunca bu büyük potansiyel harekete geçirilmedi. Genç nüfusunuz olabilir; ama bu genç nüfus, deyim yerindeyse, 'Ne iş olsa yaparım ağabey' diyorsa, yani kalifiye değilse, hiçbir anlam ifade etmez ve etmiyor. Nasıl ki petrol, nasıl ki altın, elmas, işlenmeden hiçbir anlam ifade etmiyorsa, aynı şekilde insan da eğer işlenmezse, maalesef bir anlam ifade etmiyor. Biz, son 10 yılda, hükümet olarak, işte bu eşsiz kaynağı, insan kaynağımızı, genç nüfusumuzu işlemek, yani yetiştirmek, eğitmek, donanımlı hale getirmek için yoğun bir mücadele içinde olduk.''
Eğitime yaptıkları yatırımlarla, özellikle mesleki eğitimde yaptıkları reformlarla ''Ne iş olsa yaparım'' diyen değil; dil bilen, meslek sahibi, ufuk sahibi, dünyayı farklı bakış açılarıyla gören ve dünyayı takip eden bir nesil yetiştirmenin gayreti içinde olduklarını söyleyen Erdoğan, ''Şu anda bu süreç devam ediyor'' dedi.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Ekonomide gerçekleştirdiğimiz reformlar aynı şekilde bu genç nüfus kaynağımızın daha iyi değerlendirilmesini sağladı. Türkiye'yi dünyaya açarak, Türkiye'yi dünya ile buluşturarak aynı şekilde genç nüfusumuza bir vizyon kazandırdık. Araştırma geliştirmeye, İnovasyona yaptığımız yatırımlarla, bu alanı her zaman destekledik, destekliyoruz ve destekleyeceğiz. Tüm bu yatırımlarımız, tüm bu reformlarımız şu anda artık meyveleri olgunlaşmaya başlayan bir ağaca dönüştü. Şu anda, Türkiye'nin dört bir yanından, artık dünyaya örnek olacak, dünyada yankı bulacak, karşılık bulacak çalışmalara, buluşlara, projelere ilişkin haberler alıyor ve bunun memnuniyetini yaşıyoruz.''






