PKK'lıların okullara ve öğrenci yurtlarına molotoflarla yaptıkları saldırıların emrinin İmralı'dan verildiği ortaya çıktı. Öcalan'ın avukatları aracılığıyla verdiği talimatta, yatılı bölge okullarına (YİBO) saldırmalarını istediği tespit edildi. Talimatı alan teröristler, fakir ve başarılı öğrencilerin öğrenim gördüğü YİBO'lara molotoflarla 9 ayrı saldırı gerçekleştirdi.
12 Haziran seçimleri öncesi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki yatılı bölge okullarını ve yurtlar hedef alan PKK sempatizanları, molotoflu saldırmış ve öğrencilerin ağır şekilde yaralanmalarına sebep olmuştu. PKK'lıların 30 Mayıs'ta Şırnak'ın Cizre İlçesi'ndeki İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin kaldığı Özel Ufuk Erkek Öğrenci Yurdu'na molotof kokteylleriyle yaptıkları saldırıda yangın çıkmış ve 3 öğrenci ağır şekilde yaralanmıştı. PKK'lıların başta YİBO'lar olmak üzere eğitim kurumlarını hedef almalarının sebebi, son KCK operasyonuyla ortaya çıktı. Terörist başı Öcalan'ın İmralı'da avukatları aracılığıyla PKK'ya, YİBO'lara saldırı yapılması talimatı verdiği tespit edildi. Öcalan'ın 5 ayrı görüşmede avukatlarına, okulların örgüt kontrolüne geçmemesi nedeniyle buralarda verilen eğitimi 'asimilasyon ve soykırım eğitimi' olduğunu söylediği öğrenildi. Avukatlarıyla 30 Nisan 2010'da yaptığı görüşmesinde YİBO'lara karşı daha fazla ses çıkarılmasını isteyen Öcalan, bu okullarda 10 bin civarında Kürt kökenli öğrenci olduğunu belirterek, “Benim asıl öfkelendiğim neden siz daha fazla ses çıkarmadınız?” dedi.
Öcalan, avukat görüşmelerinde yatılı okullarda verilen eğitimden sorumlu tuttuğu Başbakan Tayyip Erdoğan'ın asimilasyon ve soykırımı hedeflediğini ileri sürdü. Terörist başı ile görüşen avukatlar, Öcalan'ın talimatı hemen yerine getirdi. İddiaya göre, Öcalan'ın avukatlarından Mehmet Bayraktar, Mehmet Sani Kızılkaya ve İbrahim Bilmez, YİBO'lara saldırı yapılması talimatını Kandil'e iletti.
Talimatın Kandil'e ulaştırıldığı günün akşamı PKK, Hakkari'de yatılı bölge ilk öğretim okuluna saldırı gerçekleştirdi. Okulun yatakhanesi, atılan Molotof kokteylleriyle tamamen yakıldı. Bu saldırıyı diğer 8 saldırı takip etti ve okullara, öğrencilere, öğretmelerin araçlarına bir dizi saldırı düzenlendi. Öcalan'ın verdiği 5 talimatın Kandil'e iletilmesinin ardından ise harekete geçen PKK yöneticilerinin telsizle teröristlere YİBO'lara yönelik saldırı emri verdikleri ve 9 saldırı gerçekleştirdikleri, ayrıca binaların yakıldığı gün yüzüne çıktı.
PKK elebaşısı Fehman Hüseyin'in Sofi Nurettin kod adlı teröristle yaptığı telsiz konuşması, terör örgütünün bölgedeki çocukların geleceğini karartma planlarını ele verdi: Hüseyin: Çocuklar okula gitmezse daha iyi olur. Zaten milletin hepsi bilinçlidir, aileler de... İnternet üzerinde, bilgisayar üzerinde okullar karakollardan daha tehlikelidir. Tam katliam yerleridir. Sofi Nurettin: Doğrudur. Cahil kalacak. Biz de dedik hain olacağına cahil olsun daha iyi... Olsun, cahillik hainlikten daha iyidir. Hüseyin: Cehaletin en büyük yeri okullardır. Bu çocukların başına kara cehalet veriliyor. Valla bilmiyorum bizim görüşümüz yasaktır, diyecektik. Kürdistan'da Kürtçe dille ya yaparsınız ya da Türk okulları yasaktır. Çünkü çocuklarımız öğreniyorlar tam cahilleşiyorlar.
Terörist başı Öcalan'ın avukat görüşmelerinde, şehit cenazelerinden duyduğu mutluluğu ifade ettiği belirlendi. Samsun'un Ladik İlçesi'nde 17 Nisan 2010'da gerçekleştirilen saldırıda 2 polis şehit düşmüştü. Öcalan'ın avukatlarıyla olaydan 4 gün sonra yaptığı görüşmede şehitlerden dolayı yüzünde gülümseme olduğu bunun ise avukat notlarına da yansıması dikkat çekti. İşte avukatlar ve Öcalan arasındaki görüşme: Avukat: Yine Samsun'daki saldırı gündemde. HPG kamuoyuna dönük açıklamasında Samsun'daki saldırıyı üstlendi. Yerel birimlerin kendi inisiyatifleriyle yaptıklarını belirttiler. Ayrıca yaptıkları açıklamada bu saldırıyı misilleme amaçlı yaptıklarını söylüyorlar. Öcalan: Tamam. (Samsun-Karadeniz bölgesinde eylem yapma güçlerine kavuştuklarına memnun olmuş tarzda gülümseyerek) Oralarda güçleri var mı? (biraz tebessüm ederek) Oralara kadar gidebiliyorlar mı? Ben bu eylemin daha çok diğer sol örgütlerle ortak yapıldığını zannediyordum."






