
Mütalaada, Öcalan hakkında idam talebinde bulunulurken, idam yerine müebbet hapis verilmesini öngören TCK 59. maddenin uygulanamayacağı vurgulandı.
udanya- Sanık Abdullah Öcalan'ın 31 Mayıs'ta başlayan duruşmasına, 3 günlük aradan sonra bugün devam edilecek. Duruşmada, Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcısı Cevdet Volkan ve DGM Cumhuriyet Savcısı Talat Şalk, esas hakkındaki mütalaalarını verecekler. Mütalaada, sanık Öcalan hakkında idam talebinde bulunulurken, idam yerine müebbet hapis verilmesini öngören TCK 59. maddenin uygulanamayacağı vurgulandı. Bunun ardından sanık Öcalan ve avukatları, esas hakkında savunma yapmak için süre talebinde bulunabilecekler.
Öcalan'ın idamının istendiği 125. madde şöyle: "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin hakimiyeti altına koymaya veya devletin istiklalini tenkise veya birliğini bozmaya veya devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf bir fiil işleyen kimse ölüm cezasıyla cezalandırılır." Apo'nun avukatlarının uygulanmasını istediği, Savcıların karşı çıktığı 59. madde ise, "Kanuni tahfif sebeplerinden ayrı olarak mahkemece her ne zaman fail lehine cezayı hafifletecek takdiri sebepler kabul edilirse idam cezası yerine müebbet ağır hapis ve müebbet ağır hapis yerine otuz sene ağır hapis cezası hükmolunur" hükmünü içeriyor.
Mudanya- Abdullah Öcalan'ın yargılandığı davanın müdahil avukatlarından Şevket Can Özbay, Öcalan'ın 11 avukatı hakkında, "avukatlık yerine, PKK militanlığı" yaptıkları iddiasıyla Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ankara Barosu avukatlarından Şevket Can Özbay, Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Ayhan Köksal'a verdiği başvuru dilekçesinde, savunma avukatlarından Ercan Kanar, Hasip Kaplan, Niyazi Bulgan, Mahmut Şaka, İrfan Dündar, Hatice Korkut, Mehmet Fehmi Güneş, Mükrime Tepe, Kemal Bilgiç, Ender Büyükçulha ve Doğan Erbaş'ın, "silahlı çeteye yardım ettiklerini" öne sürdü. Özbay, dilekçesinde şu görüşlere yer verdi: "Sanık vekilleri, müvekkillerinin beyanlarının tam tersine, duruşmada, PKK Başkanlık Konseyi bildirisi okumaya, Türkiye`de iki tarafı olan savaştan ve bu savaşın karşı tarafındaki mağdurlarından bahsetmeye yeltenerek, savundukları sanık böyle bir şey istemediği halde, Türkiye Cumhuriyeti'ni suçlamak ve savaşta taraf göstermek gayretine girmişlerdir."






