Patronluğa 25 yaşında adım atan Lütfi Aygüler, çalışanların ayrılmasını önlemek için onlara hisse verdi. Böylelikle Balnak'ı 2 bin kişiyi istihdam eden ve 140 milyon avro cirolu bir şirket yaptı. Balnak'ın bu sene Türkiye'nin ilk 500 büyük şirketi listesinde 200-250 aralığına girmesi bekleniyor
Ticaret yapan bir babanın çocuğuyum. Mardin'de 6 yaşından itibaren onun yanındaydım. Nakliye ile başlamış, sonra toptan gıda... Ben kendimi bildiğimde kuru kahvecilik yapıyordu. Kahve dükkanı, ancak yanında başka mallar da satıyordu. Sonra İstanbul'a taşındık. Burada da iki ağabeyimle birlikte bakkal, marketten sonra deri konfeksiyon işine girdi. Fakat işler iyi gitmedi. Sonuçta battı. Ağabeylerimle birlikte gece klüplerinde fotoğraf işlerine başladık. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve devamında da tesadüfen bir nakliye şirketi...
O zamanlar Boğaziçi Endüstri Mühendisi birisinin nakliye işi yapması düşünülemezdi, çünkü nakliyeciliğin itibarı yoktu. 1986'da Balnak'ı kurdum, sonra Almanlar 50 bin mark sermaye getirerek ortak oldular. İlerleyen süreçte 1 milyon marka bana satıp ayrıldılar. Arada da kârlarını ederek.
Bir lojistik firmasının en önemli varlığı çalışanlarıdır. Bu nedenle İnsan Kıymetleri'ni kaybetmemek için önemli arkadaşlara hisse verdim.
7-8 kişi vardı. Onlar için taşımacılığın her alanına özel ayrı şirket kurduk. İşte hava taşımacılığı ile ilgili bir şirket kuruldu ve onun başındaki arkadaşa yüzde 15 hisse verdik. Bu yapının üzerine de yine hepsinin ortak olduğu bir holding kuruldu.
1962 yılında Mardin'de doğan Lütfi Aygüler, 1984'de Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduğunda tesadüfen tanıştığı, zamanın Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Selahattin Akdoğan'dan lojistik işinin başına geçmesi için teklif almış. Profesyonel olarak adım attığı lojistik işinde iki yıl içinde henüz 25 yaşındayken Akdoğan'ın hisselerini alarak patronluğa terfi etmiş.
13-14 kişi ile başlamıştık. Şu anda 2 bin kişi...
Büyük olmak gibi bir kompleksim yoktur. Çalışırsanız gerisi gelir. Şu anda sektörde ilk 5-6 şirketten birisiyiz. İtibarlı bir şirketiz. İşimizi iyi yapıyoruz, bu da beni mutlu ediyor. Paylaşmayı bilen ve sever bir kurumuz. Yarın birisi gelir 'Birleşelim' derse onu da değerlendiririz.
Ortaklığın yürümesi için geri adım atabilmeyi de bilmek lazım. Çünkü dans edebilmek için uyum lazım. Biri ileri, diğeri geri adım atacak. Siz her şeyin önüne kendi kişiliğinizi koyarsanız, yürümez. İşin içine kibir girerse yürümez. Halbuki 'Birlikten kuvvet doğar.' Ortaklığı bilsek dünya devi şirketler, markalar çıkarırız.
Ben şimdiye kadar bildiğim konunun dışındaki bir işe hiç girmedim. Sorduğunuz için söylüyorum: Belki bende o deneyimlerin bir korkusu var. Bildiğim işi yapıyorum ve Allah'a şükür iyi gidiyor. Başka bir ma-ceraya girmenin, buradaki kaynakları başka bir riske atmanın anlamı yoktur. Kaybedecek bir şeyiniz yoksa girin, varsa girmeyin.
Şu anda şirketin 25. yılını konuşuyoruz. Birkaç milyon avro cirodan şimdi 140 milyon avro ciroya ulaştık. Türkiye'nin ilk 500 şirketi açıklandığında sanırım biz 200-250 aralığında bir yerde yer alırız. Kurduğumuz yapının buna etkisi olmuştur. Çünkü insanlar şirketini daha benimsemiştir. Politikamız, 'Çalışanları şirkette yaşlandırmak.'






