İslam İşbirliği Teşkilatı'nın İstanbul'da Somali toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, insanlığın büyük bir sınav verdiğini belirterek, “Yediğimiz her lokmada Somalili çocukların hakkı vardır” dedi. Erdoğan, Somali'ye kayıtsız kalan zengin ülkeler için de “Karun” benzetmesi yaptı.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü İcra Komitesi Somali için İstanbul'da toplandı. Conrad Otel'de düzenlenen toplantı Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başladı. Toplantı için komiteye teşekkür eden Başbakan Erdoğan, Somali'yi yalnız bırakan zengin ülkeleri sert dille eleştirdi:
“Şimdi herkese soruyorum. Somali, dünyanın gözü önünde bu acıları yaşarken milyar dolarlık servetleriyle Karunlaşan insanlara ne demeliyiz? Onlar hangi medeniyetin, hangi inanç sisteminin mensubu olduklarını iddia ediyorlar? Bakınız Türkiye'nin çocukları kuruş kuruş biriktirdikleri harçlıklarını bugün Somali'ye gönderirken milyar dolarlık servet sahipleri nasıl uyuyabiliyorlar? Elimizi vicdanımıza koyalım ve soralım. O dev plazalar, o muhteşem kaşaneler, o lüks araba koleksiyonları neyin nesidir? Şunu da söyleyeyim, o lüks arabalara binemezsiniz iddiasında değilim ama bindiğimiz kadarıyla da bu açlık içerisinde olanları, o denli düşünme, onlara da yardım ulaşmak zorundayız, zorundasınız.”
“Tarih boyunca Somali'nin ve Afrika coğrafyasının bütün kaynaklarını sömürmeye çalışanların elbette bir kenara oturup bugün yaşanan trajediye duyarlı olmasını, Somali halkına yardım eli uzatmasını bekleyemeyiz. Bu körelmiş, kirlenmiş zihinlere karşı bizim yapmamız gereken sesimizi Somali için daha da yükseltmek, başkaları yokmuş gibi davranarak kardeşlerimizin meselelerini kendi içimizde çözmeye muktedir olacak beraberliği sergilemektir.”
Somali'deki durumu anlatmak için Wardo Mahmud Yusuf'un yaşadıklarını aktaran Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Wardo Mahmud Yusuf adlı kadın... Somali'deki kıtlıktan kaçmak için 2 hafta boyunca sırtında bir yaşındaki kızı ve yanında 4 yaşındaki oğluyla yürümek zorunda kaldı. Yolculuğun sonuna doğru annesi serinletmek için oğluna su verdi. Ancak su içecek halde bile değildi. Kendi canlarının derdine düşmüş insanlardan durup yardım eden olmadı. 29 yaşındaki kadın, çocuğunu orada bırakmak zorunda kaldı. Şu anda Kenya'daki mülteci kampında kalan anne, aynen şunları söylüyor: O anda hayatta olduğundan emindim, şu anda da eminim. Bu içimi burkuyor. Şimdi ne zaman onun yaşında bir çocuk görsem fena oluyorum.”
“Bu sınav, sadece Somali'nin değil, insanlığın sınavıdır. Burada medeniyet de devletler de zenginler de G 20'ler de kişi başı milli geliri 20 bin, 30 bin 40 bin dolar olan ülkeler de büyük bir insanlık sınavından geçiyor. Düşünebiliyor musunuz, Somali'ye, Afrika'ya yardım olarak ilaç gönderiyorsunuz ama o ilaçlar tok karnına yenmek zorunda. Bu nasıl bir dramdır, bu nasıl bir çaresizliktir, bu nasıl bir insanlık krizidir. Açık ve samimiyetle söylüyorum; yediğimiz her lokmada Somalili çocukların hakkı vardır. Bırakalım başkaları ne yaparsa yapsın. Zaten sömürecekleri bir şey de kalmadı. Şimdi iş öncelikle bizlere, özellikle şu ramazan ayında merhamet ve kardeşlik sofrası etrafında bir araya gelenlere düşüyor.” Erdoğan, Türkiye'nin Somali için seferber olduğunu hatırlatarak, toplanan nakdi yardımların 200 milyon TL'yi geçtiğini söyledi.






