Baharat ve tapınaklar ülkesi: Hindistan

Veyis Ateş
00:0031/03/2013, Pazar
G: 30/03/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Baharat ve tapınaklar ülkesi: Hindistan
Baharat ve tapınaklar ülkesi: Hindistan

Hindistan sokaklarında sizi keskin bir baharat kokusu teslim alıyor. Dünyanın en renkli insanlarının yaşadığı bu ülkede birbirinden ilginç tapınaklar dikkatimizi çekiyor. Maymun, inek, fare tapınağı bunlardan sadece bir kaçı.

Hindistan'a gideceğimi söylediğimde yüzünü ekşiten insan sayısı hayli fazlaydı. Farklı damak tatları, baharatlı yemekleri ve televizyonlarda yayınlanan pejmurde Hindistan görüntüleri, sanırım Türkiye insanında 'yüz ekşiten' bir algıya neden oluyor.

Vize almak kolay değil

Bu algıdan etkilenmediğimi söyleyemem. 'Aç kalırsın' uyarısı bisküvi stoğuna, 'Mikrop kaparsın' ikazı, koca bir poşet ilaca, 'Sıcaktan bunalırsın' cümlesi de bolca kıyafet yüklenmeme neden oldu. Hindistan Büyükelçiliği'nin yönelttiği yazılı sorular, ilginç bir ülkeye gittiğimin ilk işaretleri gibiydi. Gitmeyi düşünenler için hatırlatmakta fayda var: Hindistan vizesi, kolay alınır bir vize değil. Bilet alırken bu unsuru göz önünde tutmakta yarar var.

Hindistan, gitmeden önce aşı yaptırılması gereken bir ülke değil. Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne gittiğimde aldığım bilgi bu yöndeydi. Müdürlükten çıkışta karşımda, Karaköy'deki meşhur baklavacıyı görüp, 'Gidip de dönmemek var. Ahir ömrümde belki de yiyebileceğim son baklava!' diyerek kendimi baklavacıya atmam da, yemek uyarılarının ne derece etkileyici olduğunu göstermesi açısından önemliydi.

Uçakta Hint mönüsü

İstanbul'dan Yeni Delhi'ye (Hindistan'ın başkenti) uçak yolculuğu yaklaşık altı saat sürüyor. Hindistan mutfağının kokusuyla ilk olarak uçakta tanışıyorsunuz. Türk Hava Yolları hem Türk, hem Hint mönüsü sunuyor. Kalacağımız otelin girişinde yapılan rutin karşılama, yumuşak huylu ve kibar insanların yaşadığı bir ülkeye geldiğini hissettiriyor insana. Doğrusu, dört günlük seyahatte bunun aksine bir davranışla da pek karşılaşmadık. İlk gün Hindistan Türk Okulları'nın da bağlı bulunduğu vakfın düzenlediği 'İslam Peygamberi Hz. Muhammed'i Anlatan En Güzel Yazı' yarışmasının final programına katıldık.

Göğsümüzü kabarttı

Hindistan'daki Müslüman gruplar, ABD'de yayınlanan, Hz. Muhammed'e ve Müslümanlara hakaret içeren filmi, en iyi bu şekilde protesto edeceklerini düşünerek bu yarışmayı düzenlemişler.

Hindistan'daki tüm İslami grupları bir araya toplayan bir organizasyon olması ve programa katılan Hindu ve Sih dinleri temsilcilerinin yaptıkları konuşmalar, Türkiye'den gelen biz gazetecilerin göğsünü kabarttı. Hinduların önemli 'guru'larından birinin, konuşmasına Besmele çekerek başlaması, Tevhit inancını vurgulamak adına Kelime-i tevhit getirmesi ise toplantının en ilginç anlarından biriydi.

Tapınakları ünlü

Toplantı sonrası kafiledeki herkesin aklında aynı soru vardı: Ne yiyeceğiz? Rehberimiz, Hindistan'daki tek Türk lokantası olan Alaturka'ya gideceğimizi söylediğinde birazcık rahatladık. İşletmeci Sercan Ünsal sayesinde 'Allah'ın Hindistan'ında' yediğimiz mezeler, lahmacunlar, güveçte pişirilmiş kaşarlı mantarlar, hepimizi rahatlamanın bir üst seviyesine taşıdı. Yedik, içtik, yattık, uyuduk, kalktık. Hindistan Türk Okulları Başkanı Tevfik Aydınlıoğlu'dan dinlediğimiz Hindistan, gezi öncesi iyi bir brifing niteliğindeydi. Şunu söylemek abartı olmaz: Hindistan'da her adım başında bir tapınak var. Maymun tapınağı, inek tapınağı, fare tapınağı bunlardan bazıları… İsmini burada zikredemeyeceğim, uzaktan bakmakla yetindiğimiz 'farklı' tapınaklar da mevcut.

Dindarlıkla temizlik ilişkisi pek kurulamamış

Temizlik konusunda sıkıntı büyük. Nedenini sorduğum bir Hintli 'Devlet isterse temizliği sağlar ama halktan böyle bir talep yok' dedi. Her duvar dibi, Hindistanlı erkekler için doğal bir tuvalet işlevi görüyor.

Temizliğe karşı ilgisizlik din ayrımı gözetmiyor, daha çok kültürel bir alışkanlık gibi duruyor. Bunun bir yansımasını kast sisteminde de görmek mümkün.

Dört basamaktan oluşan kast sistemi kabaca şöyle bir yapıdan oluşuyor. En üstte ruhban sınıfı, bir altta siyasiler ve askerler, daha sonra memur sınıfı, en 'altta kalıp canı çıkan' lar ise fakirler. Rehberlerimizin anlattığına göre bu sistem Müslümanlar arasında da etkili. Örneğin bir alt kasttaki Müslümanın üst kasttan biriyle evlenmesi neredeyse imkansız.

Evlilik deyince…

Hindistanlı erkekler için evlilik çocuk oyuncağı! Zira damat adayı, yeni yuvasına sadece ceketiyle geliyor. Geri kalan tüm sorumluluk kız tarafına düşüyor.

Hindistan'ın dış bölgelerinde kız çocuklarının öldürülmesini bu sebebe bağlayanlar hayli fazla.

Bir Hintlinin evlenebilmesi 'gru' sunun iznine tabi. Gru, bu evliliği onaylayacak ve bu evlilik onun uygun gördüğü tarihte olacak. Tarih kaçırılırsa evlilik bir dahaki seneye kalıyor.

Hindistan ve alışveriş...

Hindistan'da hayat ucuz. Para birimleri Rupi. Bir rupi yaklaşık 30 Türk Lirası'na denk geliyor. Dolar, burada da 'geçer akçe.' AVM'ler Türkiye'deki gibi, pazarlık yok. Ancak esnaf öyle değil. Bin beş yüzden açılan kapıyı, beş yüz Rupi'den kapatmak hiç de zor değil. Hindistan'ın ipeği, tropikal meyve sebzeleri, el işlemeleri, taşları ve yerel kıyafetleri Türkiye'ye getirebileceğiniz hediyeler arasında olabilir. Dönüş yolunda biletinizin bir kopyasını mutlaka yanınızda bulundurun. Aksi taktirde havalimanına giremezsiniz. Nedenini sorduğumuz bir yetkili aksi taktirde buranın evsizlerden geçilemeyeceğini söyledi. Paranızın hepsini dışarıda bitirin. Hindistan Havalimanı'ndaki Duty Free'ye saklamayın. Pek bir şey bulamayabilirsiniz. Davetleri için Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'na; gerek gezi öncesi gerek sonrası sergilediği alaka ve hassasiyeti için GYV Yönetim Kurulu Üyesi Erkam Tufan Aytav'a havalimanında karşılayıp havalimanına kadar uğurlayan ve bu arada geçen dört günde bize yarenlik eden Hindistan Türk Okulları'nda görevli öğretmen ve yönetici arkadaşlara; CHA Hindistan muhabiri Osman Ünalan'a; damak rehberimiz Sercan Ünsal'a ve kafiledeki gazeteci arkadaşlarıma baki teşekkürler. Onlar olmasaydı, bu gezi bu kadar düzenli, bu kadar güzel ve

bu kadar eğlenceli olmayacaktı.

Tapınakların en bariz vasfı tütsüler ve şa'şalı süslemeler

Her ziyaretçi kiliselerdeki mum yerine tütsü yakıyor. Tütsüler, alışık olmayanlar için ortama ağır bir koku salıyor. Bu tütsüleri cami ve türbelerde de gördük. Bu mekânlardaki derbederlik içimizi çok acıttı. Bir gazeteci arkadaşımızın namaz kılmak için girdiğimiz mescitteki bir Müslüman'a, 'Hindistanlı mısın?' anlamında sorduğu 'Hindu musun?' sorusu ve Hindistanlı Müslümanın yüzündeki şaşkın ifade hepimizi gülmekten kırdı geçirdi. Cami gezilerimizden en anlamlısı Tac Mahal gezisi yerine, Pencap eyaletinin Serhend bölgesinde metfun, İmam Rabbani'nin türbesini tercih etmemiz oldu. Gitmeyi düşünenler için bu tercih, başkent Yeni Delhi'den yaklaşık altı saatlik bir yolculuğu gerektiriyor. İmam Rabbani'nin torunlarıyla yaptığımız sohbet, onların dahi merhum Enver Ören'den 'Enver Abi' diye bahsetmeleri, İslam dininin aradaki binlerce kilometreyi nasıl da hercümerç ettiğini göstermesi açısından çok anlamlıydı.

Vejetaryanlar için lezzetler

Dönüş yolunda vuku bulan maddi lezzet ihtiyacımızı, küresel bir yiyecek markasında gidermek durumunda kaldık. Bölgeye ayak uyduran markanın vejetaryen mönüleri gayet başarılıydı. İkinci bir başarısı ise, o kadar farklı din mensubunu 'küresel sermaye tapınağında' tek çatı altında bir araya getirebilmesiydi. Hindistanlılar için 'dindar millet' denilebilir. Taksi şoförleri bile araçlarında mutlaka 'guru' larının fotoğrafını taşıyor.

Korna sesine karşı hassasiyeti olanlar ya sabır çeksin

'Evliler'den başka bir de evsizler var Hindistan'da. Cadde kenarlarında kurulmuş, mini mini çadırlarda yaşayan binlerce insan var. Korna sesine karşı hassasiyeti olanlar Hindistan'a asla gitmemeli. Günün her saatinde uzun uzun çalınan kornalar duyabilirsiniz.

Otobüs ve kamyonların arkasında 'Horn Please' (Lütfen korna çal) uyarıları asılı. Ancak güzel olan tarafı, çalınan korna sonrası el kol hareketinin, bağırış çağırışın olmaması. Fazlaca hayvansal gıda tüketmediklerinden midir bilinmez, Hindistan insanı oldukça rahat.

Ne trafik yoğunluğu, ne çalınan kornalar onları sinirlendiriyor.

İnekler Hindistan'ın en özgür ve Hindular için en kutsal hayvanı

Gelelim bilenin de bilmeyenin de Hindistan için kullandığı o meşhur klişeye. 'Hindistan'da inekler kafalarına göre takılıyormuş ve trafikte önceliği varmış.' Gittim, gördüm.

İnekler Hindistan'ın en özgür ve Hindular için en kutsal hayvanı. Kutsallığına duyulan inanç, reenkarnasyon inancıyla ilgili.

Bir dahaki hayatında daha iyi bir kastta yer almak isteyenler hayvanlara, özellikle de fare, maymun ve ineklere iyi davranıyor.

Yoksa öküzler, koyun ve keçiler bildiğimiz 'hayvan muamelesi' görüyor Hindistan'da.

Maymunlar da bizdeki kediler gibi… Pek çok yerde maymun görmek mümkün. Sevimliliklerine kanıp fazla yaklaşmamakta yarar var, saldırgan olabiliyorlar.

Kediler pek muteber değil. Bizde fareleri yakalaması için kullanılan kapanlar, Hindistan'da kediler için kullanılıyor.