
Yaşadığımız her milli gururda 'Asın bayrakları' diyerek fotoğrafını paylaştığımız Türkiye'nin bayrak dayısı Salih Tahtalıoğlu'nun balkonuna çıktık. Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde yaşayan Tahtalıoğlu'nun en büyük ideali Beştepe'ye bayrak asmak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kazlıçeşme Mitingi'ni gerçekleştirdiği sırada evinin balkonuna çıkıp bayrak asan Salih Tahtalıoğlu bir anda sosyal medya fenomeni oldu. Nam-ı diğer 'bayrak dayı' Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde yaşıyor. Behçet hastalığı yüzünden yavaş yavaş görme yetisini kaybeden Tahtalıoğlu, belediyede uzun yıllar santralde çalışmış. Bütün rehberdeki numaraları hafızasında tuttuğu için ilçede zaten oldukça ünlüymüş, 'Hâla bilmedikleri numaraları beni arar öğrenirler' diyor gururla. Geçtiğimiz hafta Başkanlık Referandumu'na Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan'la birlikte destek olmak için sosyal medyaki 'evet' kampanyasına katılan Tahtalıoğlu, yeniden gündeme oturdu. Biz de Yeni Şafak Pazar ekibi olarak bayrak dayıyı ziyaret etmek için Dursunbey'e gittik. Evi tadilatla olduğu için bir süredir kayınvalidesinin evinde yaşayan Tahtalıoğlu, balkonunun da o kadar ünlü olacağını tahmit etmediği için tadilat sırasında yıktırıp yeniden yaptırmış. Balkonu için üzülse de sosyal medyada fenomen olmaktan dolayı oldukça mutlu. "Asın bayrakları" diyerek yaşadığımız her sevincin arkasındaki 'bayrak dayı'yla balkon hikayesini konuştuk.
Belediyede 25 yıl santral görevlisi olarak çalıştım. Şimdi emekliyim. Bir işi severek yaptığınız zaman muvaffak oluyorsunuz. Ben de bu işi severek yaptım. İnsanlar rehbere bakıp bulmaktansa beni ararlardı. Hâla da öyle. Bazı numarlar gerçi kullanmaya kullanmaya hafızamdan silindi ama yine de ilçedekilere birinin telefonu lazım olsa beni ararlar. Rehbere bakma özelliğim yoktur.
30 yıldır çekiyorum. Ama buna da şükür. Eskiye nazaran daha iyiyim.
Eşim, ev hanımı. İki oğlumuz ve bir kızımız var. Kız, Balıkesir İktisat birinci sınıfta okuyor. Büyük oğlan ise İstanbul astronomi ve uzay bilimlerini bitirdi. İstanbul'da yaşıyor. Masterını yurt dışında yapacak. Küçük oğlan da askere gitti. O da makine mühendisi.
Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul mitinginden sonra balkona çıkıp bayrak asmak istedim. Belediyede çalışan Hüdayi arkadaşımdan da bayrağı asarken fotoğrafımı çekmesini istedim. 2013'ün Haziran ayıydı. Amacım Erdoğan'ın çağrısına kulak vermekti. İşlerin bu raddeye geleceğini bilmiyordum. Aradan bir yıl geçince fotoğrafım her yerde paylaşılmaya başladı.
Ben değil, oğlum fark etti. "Baba fotoğrafın internette tıklanma rekorları kırıyor" dedi. Biz de ondan sonra takip etmeye başladık.
Yok, olmadı ama elimize bayrak alıp meydanlara çıkmışlığım çok oldu.
Ülkemize, Müslüman alemine, Türk milletine en yakışan sistemin başkanlık olduğunu düşünüyoruz. Lider bir tanedir ama lider en güzel istişaresini yapar. Kararını tek başına verir. Bizim özümüze ve geleneğimize uygun bir sistem. Meydanlara inmek için 10 Şubat tarihi verildi. Biz de meydanlara ineceğiz. İlk çalışmayı da videoyla başlatmış olduk.
Başkanımın söyleyince hemen kabul ettim. Balkona çıkıp evet bayrağını bir video çekerek astık.
Onun planını yaptık. Nasip olursa 3 Nisan veya 10 Nisan'da bir tepemiz var. O tepede bir bayrak asma töreni yapacağız. Çıkması zor ama katlanacağız. Tabi benim en büyük arzum külliyeye gidip bayrak asmak.
Tabi kötü amaçla kullananlar da oldu. Metin Uca'ya dava açtım mesela. Reza Zarrab'ın tutuklanmasından sorumlu savcının fotoğrafına photoshop yapmıştı. Savcıya gösterdim, suç unsuru olduğunu söyledi. Kötü niyetli yaklaştığı için dava açtım. Hamamda kese yaparken filan var ama onlara gülüp geçiyorum.
Ülker ile bir reklam filmi çektik. Gönen'den sadece beni görmeye gelenler oldu. Ekseriyetle telefon ediyorlar. Türkiye'nin hemen her yerinden telefonlar aldım. En son Hayrettin geldi. Onunla bir video çektik. Bayrağımızı alıp Paris'e Eyfel Kulesi'ne asacaktı ama izin vermediler. Aslında ben de gidecektim ama pasaportum, vizem yetişmedi. Onların da bir programı vardı. Ama ileride gideceğiz kendisiyle.
Evet. Balıkesir Spor'dan öyle bir teklif geldi. Statta bir bayrak asma olayımız olacak. Sağlık Bakanlığı'yla 112 Acil Servisi'nin gereksiz kullanımıyla ilgili bir kamu spotu hazırlayacağız.
Kahveye çıkmam. Evdeyim genelde. Yolda gören arkadaşlar, çocuklar 'bayrak dayı' merhaba diye selam veriyorlar. Balkona çıkıp fotopraf çektirmek isteyenler de oluyor. İzin veriyorum.
Ankara'dan birisi aradı. "Salih dayı bütün masrafların bana ait. Sizi tedavi için Japonya'ya göndereceğim" dedi. Kabul etmedim.
Sigortalıyım. Devletimiz gönderirse devletin desteğiyle gitmek isterim.
Yok, Allah var kimseden öyle bir telefon gelmedi. Emekli ikramiyemle 30 yıllık evimizi tadilat yaptırmaya başladım. Herkes benim bu işlerden para aldığımı düşünüyor ama öyle değil. Dün Beyaz TV'de de Ömür Varol, siteye taşındığımı filan söyledi. Aradım, özür diledi.
Kayınvalidemde kalıyorum. 56 yaşında içgüveysi oldum. (Gülüyor)
Öyle olacağını düşünseydim balkonun demirlerini söktürmezdim. Demirleri söktürdükten sonra olaylar patladı. Ben gündeme gelmek, meşhur olmak için yapmadım ama böyle olacağı hiç aklıma gelmezdi. Ben sadece Cumhurbaşkanımızın çağrısına kulak verdim.
Vatanım, bayrağım için gururlandım.
Santralde bütün telefon numaralarını aklında tutardı. İyi bir santralciydi. Bana Başbakakanı bağla dediğinizde en kötü ihtimalle özel kalem müdürünü birkaç dakika içinde bağlardı. Salih abimiz Türkiye'nin gündemine bayrak asan dayı olarak oturdu. Biz de gururlandık tabi. Ülkemizin istikrarı ve 2071 hedeflerine bir an önce ulaşması için ben de evet diyorum. Balkona bayrak asan Salih Tahtalıoğlu'na, sen ne diyorsun?" diye sorduğumda düşünmeden 'evet' dedi.









