
Kuruluşunun 304. yıl dönümünde, kahraman itfaiyecilerin hikayesini İtfaiye memuru Abdullah Şivetoğlu'ndan dinledik.
Yüzlerce ülkenin olduğundan daha köklü ve şerefli bir geçmişe sahip Türk İtfaiyesinin, Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşundan yıllarca önceye dayanan bir geçmişi var. Asansörde kalan kişileri kurtarmaktan denize düşen araçları çıkarmaya, çatıda kalan kediyi indirmekten, insanı dehşete düşüren yangınların içinde kalan insanları kurtarmaya kadar değişik birçok hayati durumda canlarını hiçe sayan itfaiyeciler bazen görev başında şehit düşüyor.
Kuruluşunun 304. yıl dönümünde, can kurtarmak için şehit düşen kahraman itfaiyecilerin hikayesini İtfaiye memuru Abdullah Şivetoğlu'ndan dinledik.
"Pirimiz İbrahim Peygamberi yanmaktan koruduğun ilahi emrin sırrına bizleri de dahil et. Kaderimizde şehit olmak varsa, eşimizi, çocuklarımızı ve yakınlarımızı koru Allah’ım."
Tulumbacılar
Büyük İstanbul şehri Türkler tarafından alındıktan, Cumhuriyet devrinde merhum Vali Haydar Beyin kurduğu sağlam İtfaiye Teşkilatına kadar, günlerce devam eden büyük yangın afetleri geçirdi. Bu yangınlarda bazen sekizde birini, bazen dörtte birini, bazen yarısını kaybetti. Şehrin simasını değiştiren, saraylar, konakları, hanları, hamamları, çarşıları, ecdat yadigâr abideleri, nice bin sanat eserini, Türk İrfanının ve tarihinin hazineleri olan Kütüphaneleri, milyarları milyarlarca defa aşan maddi kıymet değerinde milli servet bir çırpıda yutup yok eden ateş facialarına karşı ilk koruyucu tedbir, ancak 18. yüzyılın ortalarına doğru Lâle Devrinin padişahı III. Sultan Ahmet'in büyük Veziri Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yeniçeri asker ocağına bağlı bir tulumbacı ocağı kurulmasıyla alındı. Ondan evvel geçen iki yüz yetmiş yıl boyunca yangınlar, semt semt asayiş ve inzibatı için kurulmuş yeniçeri kolluları “Karakollar” neferleri ile halk tarafından söndürüldü.
Yangın kuleleri
İstanbul panoramasında ilk dikkati çeken, gökyüzüne yükselen minareleriyle camiler ve bu minarelerle yarışır gibi yükselen Galata ve Beyazıt kuleleridir. İstanbul'un tarihsel geçmişinin günümüzde yaşayan sembolü olan tarihi eserler arasında yerini alır Yangın Kuleleri. Yangın kulesi olarak inşa edildiği için herhangi bir penceresinden bakıldığında İstanbul'un muhteşem panoramasını ayaklarımızın altına serer.










