Kurosawa'nın Desenleri ve Mekteb-i Sultani'nin Ressamları

Kübra Sönmezışık
00:0015/02/2009, Pazar
G: 14/02/2009, Cumartesi
Yeni Şafak
Kurosawa'nın Desenleri ve Mekteb-i Sultani'nin Res
Kurosawa'nın Desenleri ve Mekteb-i Sultani'nin Res

Pera Müzesi, 2009 yılının ilk iki sergisi ile sanat dünyasının farklı yönlerine ışık tutuyor ve sanatseverleri keşfe çağırıyor.

Hani diyoruz iki önemli sergi diye. Yazdıklarımı okudukça daha iyi anlayacaksınız bunu. İlk sergi mavi fon üzerinde “Yedi Samuray”, “Rashomon”, “Ran”, ”Düşler”, “Kagemusha” gibi filmlerin yönetmeni ve Japonya'nın dünyadaki en önemli kültür ve sanat elçilerinden biri olmuş, dünya sinemasının “İmparator” lâkaplı usta yönetmeni Akira Kurosawa'nın çok renkli 87 desenden oluşan “Kurosawa - Desenler” sergisi. Çoğunluğu kağıt üzerine pastel boya ile yapılmış bu resimler, Kurosawa'nın film sahnelerinden izler taşıyor. Filmlerini sahne sahne betimleyen yönetmen Van Gogh, Cézanne ve Chagall gibi büyük ustalardan etkilenmiş. Yani bir nevi Uzakdoğu ile batı arasında bir köprü kurmuş. Uzakdoğu filmi yapıp batı ressamlarından etkilenmek kültürlerin ne kadar kaynaşmaya müsait olduğunu da bir defa daha gösteriyor. İnsanın kendi çektiği filmlerin bir de resmini yapması çok orijinal. Bu istek herhalde eserlerinin sadece beyaz perdede değil, aynı zamanda kağıdın üzerindeki duruşunu merak etmesinden kaynaklanıyor. Kurosawa çizme sebebini şöyle anlatıyor; “Story-board'ları çizerken bir sürü şey düşünüyorum. Yerin çerçevesi, kişilerin psikolojisi ve duyguları, hareketleri, bu hareketleri yakalamak için gereken kamera açısı, ışık, kostümler ve aksesuarlar. Tüm bunların özelliklerini düşünmezsem, görüntüyü çizemem. Hatta story-board'ları bunları düşünebilmek için çiziyorum desem, daha doğru olacak. Bu şekilde, bir filmdeki her sahnenin görüntüsünü saptıyor, verimli kılıyor ve kavrıyorum. Ancak o anda gerçek anlamda film çekimine girişiyorum.” Sanırım bu sözler herşeyi anlatıyor. Siz de filmlerin resimlerini görmek istiyorsanız bu sergiye mutlaka gidin.


MOR DUVARLARDA SULTAN ABDÜLAZİZ PORTRESİ

Galatasaraylılar Derneği'nin 100. Yıl kutlamalarının son etkinliği olan, Mekteb-i Sultani'den Galatasaray Lisesi'ne, Sanayi Nefise'den Güzel Sanatlar Akademisi'ne ve oradan da Paris'e uzanan bir çizgide anlatıyor. Galatasaray Lisesi mezunu ressamlar ile onları yetiştiren resim öğretmenlerinin, Türk resminin gelişmesinde çok önemli rolü olan “Mekteb-i Sultani'den Galatasaray Lisesi'ne Ressamlar 1868 - 1968” sergisi ikinci mutlaka görmeniz gereken sergilerden biri.

“Mekteb-i Sultani'den Galatasaray Lisesi'ne Ressamlar 1868 - 1968” sergisinde, Cihat Burak'dan Nejad Devrim'e, Nurullah Berk'den Namık İsmail'e, Selim Turan'dan Avni Arbaş'a, Feyhaman Duran'a, Yavuz Görey'e ve Fikret Mualla'ya uzanan pek çok usta sanatçının eserleri yer alıyor. Ama aynı zamanda mektepte bu sanatçıların hocaları olmuş Halil Dikmen, Sami Yetik, François Claude Hayette ve Viçen Arslanyan gibi ünlü ressamlar da yer alıyor. Bu 28 önemli ustanın 57 eserinin bulunduğu mor duvarlar sizi Sultan Abdülaziz portresi karşılıyor. Şehzade Abdülmecid Efendi tarafından yapılan portre, oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi'nin Mekteb-i Sultani'de okuduğu yıllarda okula hediye edilmiş. Mekteb-i Sultan-I den başlayan yüz yıllık serüvende, batı sanatı olan resmin mimarlarına karşı hayranlık duyuyorsunuz. Tefik Fikret'in uzun ağaca yaslanmış kadın resmi benim favorilerimdendi. Sizde o mor duvarlarda kendi favori resminizi bulun. Her iki sergi, 11 Şubat - 26 Nisan 2009 tarihleri arasında Pera Müzesi'nde ziyarete açık.