'Leyla ve Mecnun' İstanbul'da

Aa
00:0017/02/2007, Cumartesi
G: 17/02/2007, Cumartesi
Yeni Şafak
'Leyla ve Mecnun' İstanbul'da
'Leyla ve Mecnun' İstanbul'da

Yazar Pala'nın, Fuzuli'nin mesnevisinden yola çıkarak yazdığı "Leyla ile Mecnun", Tura'nın tasavvuf, klasik Türk ve batı müziklerinden oluşan besteleri, Taygun'un yönetmenliğiyle, soprano, meddah, bale ve tiyatro sanatçılarından oluşan dev bir kadro tarafından sahnelenecek.

İskender Pala'nın, Fuzuli'nin mesnevisinden yola çıkarak yazdığı "Leyla ile Mecnun", Yalçın Tura'nın tasavvuf, klasik Türk ve batı müziklerinden oluşan besteleri, Ali Taygun'un yönetmenliğiyle, soprano, meddah, bale ve tiyatro sanatçılarından oluşan 80 kişilik dev bir kadro tarafından sahnelenecek.

Provaları devam eden müzikalle ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan yönetmen Ali Taygun, Leyla ile Mecnun'un, Fuzuli'nin ünlü mesnevisinden hareketle İskender Pala'nın kaleme aldığı ve Yalçın Tura'nın da bestelerini hazırladığı bir müzikli tragedya oyunu olduğunu kaydetti.

Taygun, oyunun bugüne kadar Şehir Tiyatrolarında sahnelenen en fazla sanatçının rol aldığı oyun olduğunu ifade ederek, hazırlık çalışmalarına 2006'nın Kasım ayında başladıklarını ve 21 Şubat 2007'de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde açılışın yapılacağını bildirdi.

Ali Taygun, oyunun prömiyerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da izleyeceğini kaydetti.

Leyla ile Mecnun müzikalinin, geleneksel ve modern sanat alanlarından sanatçılar ile farklı enstrümanları bir araya getirdiğine dikkat çeken Taygun, şöyle konuştu:

"Bu oyunun çok önemli bir özelliği var. Çok değişik kurumlardan, dünyaya bakışları farklı insanlar olarak, Fuzuli'nin dili, şiiri ve dünya görüşünde bir araya geldik, omuz omuza çalıştık. Bu çalışmada birbirimize olan sevgimiz, saygımız da oldukça arttı. Çünkü eser sevgiyi anlatan bir eser. Biz bu eseri çalıştıkça bizim gönlümüzdeki sevgi de arttı, böyle bir özelliği var oyunun. Eski ile yeninin iç içe geçmesi aynı zamanda. . .

Eserin müzikal yönü çok farklı. Klasik Türk müziği niteliği taşıyor, ama aynı zamanda modern klasik batı müziği özelliklerine de sahip. Polifonik olarak icra ediliyor, ama hepsi klasik Türk müziği makamlarında kurulmuş. Böylesine bir çalışma Türkiye'de daha önce hiç yapılmadı. Bu açıdan da büyük bir yenilik. "


BAZI YERLERDE SEMAH, BAZI YERLERDE ZİKİR

Yönetmen Ali Taygun, müzikalde 40'ın üzerinde eserin seslendirileceğini belirterek, "Enstrümantal, şan ve koral parçalar var. Müzikalde Türk halk oyunları, Türk tasavvuf müziği, klasik müzik ve balenin bir araya gelmesiyle çok yeni bir yapı ortaya çıktı. Bazı yerlerde Alevi semahı oluyor, bazı yerlerde zikir. . . Ama bütün bunlardan ilham alarak her şeyi yeniden ürettik. Kültürümüzde olan her şeyi yansıtmaya çalıştık" dedi.

"Klasik bir metni, Shakespeare'den kısa bir süre önce yaşamış, bugün de bazı dörtlükleri dışında kimsenin hakkında fazla bir şey bilmediği bir Türk şairinin eserini izleyiciye sunuyoruz" diyen Taygun, Fuzuli'yi insanlara yeniden tanıtma amacında olduklarını dile getirdi.


'YURT DIŞINDAN TEKLİFLER VAR'

Taygun, oyunun dışarıya da açılmasının söz konusu olabileceğini ifade ederek, "Biz yemeği pişirdik, artık kim yer bilemiyoruz. Şehir Tiyatrolarında 1 Mayısa kadar 6 hafta oynayacağız. Sonraki program henüz belli değil. Yazın da Açıkhava Tiyatrosu'nda oynama ihtimalimiz var. Bu arada yurt dışından da epey teklif var, ama işin tam ortaya çıkmasından sonra bunlar değerlendirilecek" diye konuştu.

Hedeflerinin öncelikle yurt içinde başarıya ulaşmak olduğunu vurgulayan Taygun, "Bizim asıl hedef kitlemiz Türk seyircisi, ondan sonra yurt dışı projesi de olabilir" dedi.




Fuzuli'nin 1535 yılında kaleme aldığı Leyla ve Mecnun'undan yorumlanarak yazılan müzikal, 21 Şubat çarşamba günü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesinde izleyicisiyle buluşacak.

Müzikalin dekor ve kostüm tasarımı Ali Cem Köroğlu, ışık tasarımı Önder Baykul, hareket tasarımı Pınar Ataer ve dramaturgisi Tarık Günersel imzası taşıyor.

Koro şefliğini Gökçen Koray ve orkestra şefliğini de Erdem Çöloğlu'nun yaptığı müzikal tragedyada, aralarında sopranolar, tenorlar, dansçılar, tiyatro ve bale sanatçıları ile meddahların yer aldığı 80 kişilik oyuncu kadrosu rol alıyor.


FUZULİ VE EDEBİYATI

Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, 1480-1556 yılları arasında Kerbela'da yaşadığı bilinen ve asıl adı Mehmed bin Süleyman olan ünlü divan şairi, Farsça'da "gereksiz" veya "erdem" anlamında kullanılan "Fuzuli" ismini kullandı.

Divan (saray) şairi olarak bilinmesine rağmen, ömrünü Kerbela'da tamamlayan Fuzuli, eserlerinde Arapça, Farsça ve Türkçe'yi bütün incelikleriyle kullanabilen dönemin en iyi şairleri arasında yer aldı.

Eserleri arasında Türkçe "Divan", Arapça "Divan", tıp bilgilerini içeren"Sıhhat u Maraz" ve Kerbela olayını anlatan "Hadikatüssüeda" bulunan şairin en çok bilinen eserleri arasında "Su Kasidesi" ve " 10. yüzyılda iki Arap genci arasında yaşandığına inanılan aşk hikayesini konu alan 3 bin 96 beyitlik "Leyla ve Mecnun" mesnevisi var.