Hangi mekanda kimler var diye merak edip İstanbul'u semt semt dolaştık. Musalla taşının üstünde çay içilen kahveyi, beyaz yakalıların iş görüşmesi yaptığı kafeleri, işadamlarının buluştuğu restoranları, öğrenci, gazeteci ve yazarların takıldığı mekanları gezip 10 TL ile buralarda ne yenilip içileceğini sizin için test ettik.
Yemek, çay ve muhabbet söz konusu oldu mu kendimizi kafeler ve restoranlarda buluruz. Evde oturayım da misafir ağırlayayım diyenler bir elin parmağını geçmiyor. Hoş her daim evde oturmanın tadı bir başkadır savunmasını yapanlar yok değil… Fakat herkes her yeri tercih etmiyor elbette. Evlerin yanı sıra her mekânın kendine has alıcısı var. Her camianın takıldığı, dostlarını görmek için ya da iki lafın belini kırayım diye gittiği yerler farklı. Entelektüelin, işadamının, muhafazakârın, beyaz yakalısının, elitinin, solcunun müdavimi olduğu yerler çeşitlilik arz ediyor. Mahalle kavramı üzerinden gidecek olursak 'karşı mahalle' ile bu mahallenin bu kültür üzerine fikir ayrılığı yok fakat yine de muhafazakârlar Kariye'den ya da At Pazarı'ndan vazgeçemezken, 'entel' tayfa Cihangir'den, üst gelir grubu Nişantaşı'ndan, para kazanmanın ne demek olduğunu bilmeyen zengin aile çocukları İstinye Park ve Bebek civarından, muhafazakâr işadamları Anadolu yakasının kalburüstü kafelerinden, beyaz yakalılar da Levent ve Akaretler'den vazgeçemiyor. Hiç bir mekân bir tarz insan müşteri kitlesiyle anılmak istemez. Hizmet her zaman herkesedir. Elbette buna sözümüz yok. Ama bazı mekânların kendileriyle özdeşleşmiş çokça gelip giden müşterileri var. Karşı mahallenin gazetecileri, freelance çalışanlar, ünlüler daha çok Nişantaşı'ndaki kafelere giderken, çoğu dükkânın kafeye dönüştüğü Cihangir'e daha çok yönetmenler, oyuncular, entelektüel camia gidiyor. Fakat entelin anlamı nedir kimler entel kimler entelektüeldir tam bir muamma. Buna karşılık Nişantaşı camiası, Cihangir'e giden insanların mutsuz olduklarını düşünüyor. Nişantaşı'nda insanların hayat standartlarının daha yüksek olmasının giyim kuşamına yansıdığı da bir başka iddia. Ama sonuçta, Nişantaşı kafeleri hep dolu, gündüz vakti bir giriyorsunuz sanırsınız oturdukları yerden para kazanıyorlar.
Kafeler ofis durumuna dönüşmüş durumda. Bilgisayarını eline alan kafeye gidiyor. Hem kahvesini yudumluyor hem iş yapıyor hem de iş randevularını oturduğu kafeye veriyor. Muhafazakârların vazgeçemedikleri ama hep de memnuniyetsiz ayrıldıkları At Pazarı'nda her cebe göre bir yer var. Kahvede Türk Kahvesi, Bab-ı Yaren'de çay, Beyrut'ta nargile içiliyor. Eski Kafa pahalı olduğu için öğrencilerden çok, özel menüsünden tatmak isteyen muhafazakâr camianın yeri. Yeşilköy Maranta akşamları yükselen müzik sesiyle adeta içkisiz bir eğlence mekânı haline geliyor. Çalan müziğe göre servis hızı da değişiyor.
Cihangir'in şüphesiz en bilinen ve rağbet gören mekânı Firuzağa Kahvesi diğer bir adıyla 'entel' kahvesi. 2.Abdülhamid zamanında yapılan Firuzağa Camii'sinin ön tarafında aslında iki tane kahve var. 1968'lerde bir tanesi caminin derneğiymiş. Diğerinde de Kuran dersi veriliyormuş. 1980'lerde kahveye dönüştürülmüş, asıl hareketlilik ise 1990'larda başlamış. Popülerliği giderek artan kahvenin ortasında caminin musalla taşı var. Bu taş yer olmadığı zamanlarda masa olarak bile kullanılıyor. Cenaze olduğu zaman masalar kaldırılıyor. Buraya Sevda Ferdağ ve Ediz Hun çok sık geliyor. Sırrı Süreyya Önder, Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu, Mehmet Aslan, Cemil İpekçi'nin yanı sıra birçok dizinin oyuncularını, yönetmenlerini, mankenleri, yazarları da buranın müdavimleri arasında. Gelen gideni merak eden üniversite öğrencileri de sıkça uğruyor. Kahve sabah 7'de açılıyor, yoğunluğa göre gece geç saatlere kadar hizmet veriyor. Tavşankanı çayı ve özel Türk Kahvesinin dışında kendi getirdiğiniz çekirdeği çitlemeniz, poğaça, kurbiye vs yemeniz de serbest. Çay 1.5TL, tost isterseniz 4TL. Sanatçıların, yönetmenlerin, ünlülerin, entelektüel camianın buraya akın etmesiyle kasabın, manavın, terzinin, kuaförün kafeye dönüştüğü Cihangir'de genel algı bu işte paranın çok olması...
Genel itibariyle Nişantaşı'ndaki kafelerde daha samimi bir ortam var.Teşvikiye Camii'nin yanındaki The House Cafe'de de bu hava hissediliyor. Müşterilerin garsonlarla muhabbeti çok sıcak, semt sakini oldukları ya da yıllardır buraya gelip gittikleri çok belli... Ön taraftaki masalar yoldan geçerken bir soluklanayım diyenleri cezbediyor. Arka bahçe ise paparazzilere yakalanmak istemeyen ünlülerin ya da daha sakin bir yer arayanların tercihi. Bu kafenin müşterileri de birbirini tanıyor. Gelenler birbirlerine selam veriyor, hal hatır soruyor. İnsan anlıyor ki bu muhitin insanları mutlu, burada daha kalburüstü bir yaşam var. Öyle yüzü somurtuk kimseyi görmedim. Yanında Teşvikiye Camii olmasından dolayı mekân içkisiz. 10Tl'ye bir şey yenmiyor ama ayran içebilirsiniz.
Şazeli Üsküdar Kısıklı'da bulunan bir kafe&restaurant. Daha çok zengin muhafazakârların yeri. Fiyatlar biraz yukarıda olduğu için sosyal tesislere ya da Çınaraltı'na uğrayanlar burayı pek tercih etmiyor. Siyasetçiler ve iş adamları daha çok gitse de muhafazakâr medyanın gazetecileri ve ünlülerinin de uğrak yeri. Cuma saati mekân kapalı. Ön tarafta geniş bir bahçesi var. Ama asıl arka taraftaki bahçesi rağbet görüyor. Ağaçlar ve yeşilliklerin arasındaki arka bahçenin çay ve nargilesi vazgeçilmezlerden. Yazın özellikle arka bahçe koyu muhabbetlere şahitlik ediyor. Hatta akşamları masa bulmak bile zor. AyrıcaRamazan'da sahurların vazgeçilmez yeri.
Yüksek tavanlı, bol oyuncaklı, rengârenk civcivli Nişantaşı City's alışveriş merkezinin en üst katında bir yer Limonata. Püfür püfür, Boğaz'ı gören bir balkonu var. Sahibi İzzet Çapa ilk kez bir mekân dekorasyonunda binlerce dolarlık aynalar, koltuklar ve masalar kullanmamış. Eğlence mekânı değil, yeme içme sohbet etme yeri. Daha çok orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor. Konsept, tasarım ve yemek menüsü çok orijinal. Sürekli sirkülasyonu olan bir yer. Fiyatlar biraz yukarıda. Ama bir çay içeyim bir de boğaz manzarası göreyim derseniz 5tl verir çıkarsınız. Kimsede size hop ne işin var burada demez. Özellikle Arap turistlerin uğramadan geçemiyor. Yönetmen, oyuncu, gazeteci, manken, ünlülere sıkça ratslayabileceğiniz bir yer. Tarık Tufan, Betül Mardin, Fehmi Koru, Ahmet Hakan, Ivana Sert, Cansel Elçin müdavimleri arasında. Özellikle el yapımı limonatası ve sodaları çok harika. Tatlıları çok çeşitli ve lezzetli.






