Müzik tebliğin bir aracı

Hatice Saka
04:001/03/2020, Pazar
G: 29/02/2020, Cumartesi
Yeni Şafak
FOTOĞRAFLAR: SEDAT ÖZKÖMEÇ
FOTOĞRAFLAR: SEDAT ÖZKÖMEÇ

Grup Kıyam’ın yeni albümü “İkra” yakında müzikseverlerle buluşacak. Grup üyelerinden Muhammed Furkan Gökçe “Günümüzde müzik propaganda aracı olarak kullanılıyor. İşin içine müzik girdiğinde çalışmalarınızın çok farklı boyutlara ulaştığını da görebiliyorsunuz. Bir gayemiz var ve biz müziği tebliğin bir aracı olarak görüyoruz.” diyor.

Özgür Çocuk Kulübü ve Grup Yürüyüş’ten aldıkları eğitimlerle müzik yolculuğuna başlayan Grup Kıyam yayınladığı iki albüm ve bir single çalışmasının ardından üçüncü albümü “İkra”yı çıkarıyor. Albümdeki şarkılar dinleyicilerle 29 Şubat’ta, Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde buluşacak. Rap’tan blues’a farklı müzik formlarının yer aldığı albümü grup üyelerinden Muhammed Furkan Gökçe ile konuştuk.

Grup Kıyam’ın hikayesi nasıl başladı?

1999 yılında Özgür Çocuk Kulübü bünyesinde yetişen gençlerle başlıyor hikayesi.

Bu nasıl bir kurum ?

Mütevazı bir sivil eğitim kurumu. Üç arkadaş olarak burada eğitimlerimize başlamıştık. Kulüp içerisinde çocuk tiyatroları, yıl sonu etkinlikleri gibi birçok sanatsal ve kültürel faaliyette görev aldık. Bu süreç içerisinde Grup Yürüyüş ile tanıştık ve onlarla çalışma fırsatımız oldu. Grup Kıyam altyapısının eğitimini Grup Yürüyüş’ten aldı diyebiliriz.

Sonra nasıl ilerledi süreç ?

Müzik eğitimine Grup Yürüyüş ile 2003 yılında başladık. Enstürman eğitimlerimizi aldık ve kendimizi geliştirdik. 2013 yılına kadar “Grup Yürüyüş” içerisinde çeşitli görevlerde yer aldık. Mesela grubumuzdaki Ahmet Yasir Gökçe, önceden Grup Yürüyüş’te aktifti. 2013 yılında da “Grup Kıyam” olarak resmi konserlere başladık.


BİR DÜNYA İSTİYORUM

Siz o zaman Grup Yürüyüş’ün devamısınız ?

Grup Yürüyüş’teki bereketin artması, yetişen gençlerin çoğalması ve müziğe ilgisi olan gençlerin farklı işler yapma çabası Grup Kıyam’ı doğurdu diyebilirim. Sonra farklı kültürel sanatsal etkinlikler de sahne aldık.

İlk çalışmanız ne oldu?

2016 yılında “Bir Dünya İstiyorum” adlı bir çocuk şarkıları albümü yaptık. Özgür Çocuk Kulübü ile ortaklaşa gerçekleştirdik. O süreçte 15 Temmuz’u yaşadık ve iki eserlik bir single çalışması yaptık.

O da albüm oldu mu?

Hayır, sadece dijital platformlarda yayınladık. Daha sonra 2019’un Mart ayında “Dünden Bugüne Ezgilerimiz” adlı akustik formatla yorumladığımız bir albüm çalışmasına girdik.


14 ESERLİK BİR ALBÜM

29 Şubat’ta galasını yapacağınız “İkra” nasıl bir albüm oldu ?

İkra’nın uzun bir hikayesi var. Grubu kurduğumuzdan beri biriktirdiğimiz, bestelerimizi sözlerimizi bir araya getirdik. Eserler tamamlandıktan sonra yayınlamadık. Şarkılar üzerinde daha çok çalışalım istedik ve olgunlaşmasını bekledik. 14 eserlik, söz ve müziği özgün olan bir albüm oldu. Farklı müzik formlarına yer vermeye çalıştık.

Ne gibi ?

Bir tane rap formunda bestelenmiş, blues, modern halk müzği, sanat müziğine yakın eserler gibi farklı müzik formlarına yer vermeye çalıştık.

Siz İslami öğeleri kullanarak müzik yapıyorusunuz. Bu anlamda zorluk çekmiyor musunuz? Çünkü muhafazakar çevreler uzun yıllardır müzikten koparıldı.

Müzik evrensel bir dil. Yıllarca müziğin haram mı helal mı tartışmaları yapıldı ve hala daha tartışıyoruz. Fakat biz şunu çok iyi biliyoruz ki müzik inanılmaz bir dil. Allah fıtratımızı güzele meyilli yarattı ve bu bir şekilde açığa çıkıyor. Kimisi müziğe, kimisi sanatın başka bir dalına ilgi duyuyor. Biz müziği seçtik.

Günümüzde gençlerin tarzını nasıl yorumluyorsunuz?

Günümüzde müzik propaganda aracı olarak kullanılıyor. İşin içine müzik girdiğinde çalışmalarınızın çok farklı boyutlara ulaştığını görebiliyorsunuz. Bir gayemiz var. Biz müziği tebliğin bir aracı olarak görüyoruz. Bu amaç doğrultusunda müzik sanatını nasıl kullanabiliriz. Biz buna odaklanıyoruz. Tebliğin aracı olarak görme sebebimiz bu.

O yüzden mi rap, bules gibi farklı tarzları da kullandınız.

Evet, gençler şu anda rap üzerinden inanılmaz derecede madde bağımlılığı gibi tamamen zevk düşkünlüğüne özendiriliyor. Biz de diyoruz ki rap içerisindeki isyan kavramının asıl anlamının ne olduğunu anlatalım. Rap eserimizde isyanın bir zalime, bir tağuta yapıldığında doğru bir isyan olacağına dikkat çekiyoruz.

Suriye’ye ses olmak istedik

Ortadoğu ile ilgili şarkılarınız var değil mi ?

Suriye’deki insanlık dramına değindiğimiz, “Bir Ses Ol” adlı bir eserimiz var. Şu anda İdlip’te daha öncesinde Doğu Guta’da, Madaya’da , Halep’te, Hama’da, Humus’taki katliamlara ve dünyanın sessizliğine dikkat çektiğimiz bir eser oldu. Mısır’daki darbe sürecine değindiğimiz bir çalışma var. Bizim içerik kısmında sözlerimiz bu minvalde. İslam coğrafyasının dertlerini anlatıyoruz. Bestleyip profesyonel bir aranjeye çevirdiğimiz zaman daha farklı, tek düze gitmeyen eserler üretmek için farklı müzik formları kullandık. Örneğin dünden bugüne Filistin ile ilgili dualarımızı, temennilerimizi anlattığımız “Ey Esmer Acı” adlı parçayı kemanların ağırlıkta olduğu sinematik bir eser olarak tasarladık.

İslami kimliğiniz ile ilerlemenize ilişkin neler söylersiniz?

Hz. Muhammed’in ümmetiyiz, Resulü Ekrem’in güzel örnekliğini anlatmalıyız. Mesela Hz. Muhammed yolda yürürken bir taş gördüğü zaman onu alır köşeye koyardı ki birisinin ayağına taş zarar vermesin diye. Fakat yaşadığımız dönem içerisinde Resulün sünnetinden uzaklaştığımız için yollarımız taşlarla dolu ve bir çoğumuz onların üzerinde yürüyoruz ama farkında değiliz.

Mihrimah’ın kapısı herkese açık

Mihrimah Sanat Evi’ni birkaç ay önce kurdunuz. Nasıl gidiyor çalışmalar ?

Burası hem Grup Kıyam’ın irtibat ofisi, hem de sanata ilgisi olan gençler ve çocuklarla ilgilenebileceğimiz bir işletme oldu. Enstrüman eğitimi, temel müzik eğitimleri, koro çalışmaları, resim, illüstrasyon, tiyatro, drama dersleri gibi sanatın birçok dalında eğitimler verilecek. Üniversitede akademik olarak müzikle ilgilenen üyemiz Yasir Gökçe, burada müzik eğitimleri veriyor. Derslerimiz başladı ve kayıtlar devam ediyor. Mihrimah Sanat Evi’nin açılışını da çok yakında yapacağız.

Çocuk müzikali yapacağız

Önümüzdeki dönemlerdeki planlarınız ne ?

Grup Kıyam arkadaşlık, kardeşlik temasına dayanıyor ve biz de bu ruhu diri tutmaya çalışıyoruz. İkra albümünden sonra da yolculuğumuz sürecek. Çoçuk şarkıları albümünün ikincisini yapacağız. “Bir Dünya İstiyorum” albümünü de bir müzikale çeviriyoruz. Müzikalin senaryosu bitmek üzere, provalara yakında başlayacağız.

#Grup Kıyam
#İkra
#Yasir Gökçe