Ramazan ayını hatırlatan kitaplar

Kamil Büyüker
04:0015/04/2023, Cumartesi
G: 15/04/2023, Cumartesi
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Ramazan ayı üzerine yerli ve yabancı pek çok yazar ve seyyahın yazdığı kitap var. Şiirden, hatıralara, roman ve öykülerden mektuplara kadar farklı alanlarda kaleme alınmış Ramazan konusunu ele alan eserleri derledik.

Ramazan-ı Şerif rahmeti ve bereketi ile geldi ve gidiyor… Peki bu güzel ayı hangi eserler bizlere hatırlattı ve hatırlatmaya devam ediyor.

KUR’AN AYI VE RAMAZAN

Ramazan biz de ya cami ile sınırlıdır ya da “Nerede o eski Ramazanlar” ile başlayan cümlelerde saklı nostaljiyle. Dinin öngördüğü Ramazan ayını doğru anlayabilmek, Ramazanı medeniyet birikimi açısından doğru değerlendirmek için kitapların rehberliğine ihtiyacımız var. Ramazan ayının hususiyetlerine, bu ayda yapılacak ibadetlere, ayın bereketinin tüm seneye yayılmasını temin edecek noktalara kadar daha pek çok konuya ilişkin, zihinlerde soru işaretleri olarak beliren fıkhî probleme cevaplar bulacağımız ilk eser Hayrettin Karaman’ın Ramazan Kitabı (İz yay. 2019, 160 s.) isimli eseridir.

“Bu mâh aylar yücesidir / zevk u safâ gecesidir”

Ramazan deyince işin eski edebiyatımıza yansıyan yönünü temsil eden Ramazannâmeler gelir. Ancak bugün unutulan bu eserler, hatırlanmayı ve okunmayı bekliyor. Ramazaniyyeler ya da Ramazannâmeler, divan edebiyatında Ramazan münasebetiyle yazılarak Padişaha ya da devlet adamlarına sunulan kasideleri ihtiva eder. Bu türün en son örneği Sabit’in Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa’ya yazdığı Ramazannâmedir. Diğeri 1826 yılına ait Ramazan manilerinin yazma nüshadan bugüne aktarıldığı “Ramazan-nâme” (Dergâh yay. 2019, 240 s.) isimli eser Amil Çelebioğlu tarafından hazırlanmış. Eser, Ramazan-nâme, içerdiği yüzün üzerinde fasıl ve bin dört yüz yetmiş beş mâni ile türünün en hacimli eseri olarak yerini alıyor. Bir diğer yakın dönem çalışması ise ismi “Ramazannâme” olmasına rağmen, farklı bir zaviyeden, bir sosyolog bakış açısıyla, ama edebî/sosyal bir gözlükle yazılmış eser, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu tarafından kaleme alınmış. Ramazannâme (Profil yay. 2020, 175 s.) adlı eser geçmişe yakılan bir ağıt değil, günümüzün yaşayan, hissedilen Ramazanları adına düşülen kayıtlardan oluşmakta.

DÜNDEN BUGÜNE İSTANBUL RAMAZANLARI

Bizim medeniyetimizde Ramazan ve İstanbul öylesine iç içe geçmiştir ki eski İstanbulların anlatıldığı eserlerde mutlaka eski Ramazanlara ait hususi kayıtlar yer alır. İstanbul ve Ramazan bizim ediplerimizin, münevverlerimizin, şairlerimizin eserlerine konu olmuştur. Eserlerden ilki “Ramazan yazarlığı”nın bir ölçüde sembolü olmuş Ahmet Rasim’in “Ramazan Karşılaması” (Arba yay. 1990, 128 s.) isimli sohbet kitabıdır. Ahmet Rasim’in kaleminden kış geceleri Ramazanları da şöyle anlatılıyor: “Bir zamanlar kış Ramazanlarında evlerde toplanarak teravihler kılındıktan sonra, tefsir, buhar-i şerif, kısas-ı enbiya, mesnevi şerhleri, siyer, menakıb-ı meşayıh, hikâyât-ı evliya, muharebat-ı meşhûre, cihannüma, tâcü’t-tevarih, naima, Raşit, Cevdet, alâ tarihleri gibi hoşa giden kitaplar, el yazısı daha nice makbul eserler okunur, tekkelerde zikirler, devranlar yapılır, bazı yerlerde muhammediyye, ahmediyye, battal gazi, taberi, binbir gece, Leyla ile mecnun, Ferhat ile şirin, arzu ile kanber, hayber kalesi, kesikbaş, dev masalları ile vakit geçiştirilir, musikiden fasıllar, şarkılar geçilir imiş.”

Yine Halit Fahri Ozansoy’un “Eski İstanbul Ramazanları” (Dergâh yay. 2014, 120 s.) Cenab Şahabeddin’in “İstanbul’da Bir Ramazan” (Haz. Abdullah Uçman, Dergâh yay. 2012, 268 s.) bu manada önemli klasiklerdendir. Prof. Dr. Süheyl Ünver Bey’in “Bir Ramazan Binbir İstanbul” (Kitabevi yay.,1997, 106 s.) isimli eseri ise 1957 yılı Ramazan’ında Vatan gazetesinde tefrika edilmiş yazılardan oluşuyor. Huzur Dersleri, Mahya, Leyla Hanımın Saray Ramazanı, Enderun İftarı, Ramazan Medeniyeti gibi tarih kokan, medeniyet kokan başlıklar ve yazılar ihtiva etmekte. Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey’in Ramazana dair anlattıkları “İstanbul’da Ramazan Mevsimi” (Kitabevi yay., 1998, 117 s.) adıyla neşredilmiş. Ramazan ve cami musiki ile ilgili bahis ilginçtir. Özellikle 2010’dan beri yeniden ihya edilmeye çalışılan Enderun Teravih uygulamaları için bu bahis mutlaka okunması gerekiyor.

Bir klasik olarak Ziya Şakir’in “Osmanlı Döneminde İstanbul Ramazanları” (Akıl Fikir yay. 2012, 184 s.) eseri yazarın 1930’lu yıllarında Akın Gazetesi’nde Ramazan süresince kendine has üslubuyla tefrika ettiği yazılardan oluşuyor.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Ramazan ayı özelinde yaşanan değişim ise “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul’da Ramazan” (İş Bankası yay. 2018, 296 s.) ismiyle Osmanlı tarihçisi François Georgeon’un kaleminden okura ulaşıyor. Kitapta 19. ve 20. yüzyılda yaşanan siyasal reformlar ve kentsel dönüşümler İmparatorluğun ve Cumhuriyetin aynası olan İstanbul şehrinin Ramazanlarında nasıl değişikliğe yol açmıştır? Detaylı bir şekilde irdeliyor.

DİŞKİRASI BİR ESER

Ramazan ayında unutulan bir geleneği ihya sadedinde Kitabevi yayınlarının bir vakit yayınladığı diş kirası eser hâlâ kaynak bir çalışma vasfını devam ettiriyor. Özlem Olgun’un hazırladığı “Ramazan Kitabı” (Kitabevi yay., 2001, 376 s.) adlı eserde bu anlamda çok önemli bir kültür hizmetidir. Kimler yok ki eserde: Sermet Muhtar Alus, Sâmiha Ayverdi, Yahya Kemal Beyatlı, Refii Cevat Ulunay, Halide Edip Adıvar, Ercüment Ekrem Talu, Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmet Refik, Reşit Rıza, Mehmet İpşirli, İsmail Kara, Mustafa Kutlu, Fatma Karabıyık, Barbarosoğlu gibi daha onlarca kalem ve kıymetli yazı bulabilirsiniz. Kitapta Ramazan ayının ilk günlerinin rehavetine dair de, Ercüment Ekrem Talu hatıralarını naklediliyor:

“Bundan 3–4 sene evvel yine böyle bir yaz Ramazanı Borazan Tevfik, Erenköyü’nde trene biner. Tevfik dini bütün bir Müslüman. Oruç başına vurmuş bitab, şişman olduğundan sıcaktan da müteessir, bir yere ilişir. Meğer karşısında öteden beri tanıdığı biri Saim diğeri Abid isimli iki birader oturuyor. Bunlardan bir Borazan’a:

-Tevfik Bey, der. Galiba oruç fena sarsıyor.

Borazan düşünmeden şu cevabı verir:

-Ne yapayım siz iki kardeş taksim-i vazife etmişsiniz. Bana gelince hem Saim (oruçlu) hem de Abid (ibadet eden) olmak mecburiyetindeyim. Bu sıcakta kolay iş değil.

EDEBİYATIMIZDA RAMAZAN

Ramazan sadece geçmişin, dini metinlerin değil şiirlerin ve hikâyelerin de konusu olmuştur. Bu hususta iki önemli Ramazan şiirleri kitabı yayınlanmış. İlki “Türk Edebiyatında Ramazan Şiirleri” (TDV. Yay. 1995, 198 s.), Filiz Kılıç-Muhsin Macit tarafından hazırlanmış. Diğer eser ise “Ramazan Şiirleri” (Beyazıt Matbaası, İstanbul 1961, 48 s.) adıyla Fazlıoğlu Cemal Oğuz Öcal tarafından kaleme alınmış. “Ramazan Akşamları/ Geceleri” (İlk bas. Varlık yay. 1967- Özgün yay. 1998, 112 s.) isimli yazılmış tek hikâye kitabı da evladı fatihandan Balkanlardan bir yazar Branislav Nusiç tarafından yazılmış. Yazar, oraların havasını teneffüs etmek isteyenlere güzel hikâyeler demeti sunuyor.

“Ramazan Fasılları-Bekçi Baba” (Haz. Sabri Koz, Kitabevi yay. 1998, 168 s.) isimli eseri hazırlayan Halk Edebiyatı ve Halk Kültürü üzerine yaptığı çalışmalarla tanıdığımız Sabri Koz. Eskiden mahalle bekçilerinin de en faal olduğu ay Ramazan ayıydı. Öyle ki davulcu ile sokak sokak dolaşarak halkı sahura kaldırırlar, fasıllar okurlar idi. Eser her biri birer halk edebiyatımızın zengin hazinesi sayılacak, Bekçi Baba’nın 30 adet faslını içermekte.

SAMANYOLUNDA ZİYAFETE VAR MISIN?

Bu bahsin hem edebi hem fikri anlamda son dönemdeki önemli eseri hiç kuşkusuz Üstad Sezai Karakoç’un “Samanyolunda Ziyafet-Oruç Yazıları” (Diriliş yay. , 2006, 140 s.) isimli eseridir. Üstad eserinde şunları söylüyor: “Ay gelip ramazanı getirdiğini müjdelediğinde ne kadar sevinsek azdır. Bize Müslümanlığımızın daha bir güçlenip ilerideki yıllara geçeceğinin garantisini getirmiştir çünkü. Bize, gündüzü ve geceyi tüm anlamıyla getirmiştir. Namazları, sabırları ve şükürleri, hamdleri getirmiştir. Rızkı, rızk düşüncesini ve tevekkülü getirmiştir. Nimet fikrine erdirmiştir bizi. Oruçla namaz arasında da büyük yakınlık vardır. Sanki namaz, orucun, insan uzuvlarına yerleşmiş bir ruh olarak, kımıldamış ve kanatlanışından meydana gelmektedir. Oruç da, namazın süzüle süzüle bir buğu olup ruh, beyin ve kalbi tutmasıyla oluşmakta. Bunun için adeta birbirine aşıktırlar. Birbirlerini çağırıp dururlar hep her bahaneyle. Ruh, oruç ülkesinde büyümenin sırrını keşfeder.”

ÇOCUKLARA İYİ GELEN RAMAZAN

Ramazan en çok da çocuklara misafir olur. Ramazan’ın misafir olduğu çocuklara yönelik de çok hoş, sevimli kitaplar yayınlanmış. Bunlardan ilki Burhan Eren’in yazdığı ve Dağıstan Çetinkaya’nın resimlediği “Çocuk ve Ramazan” (Timaş yay. 2001, 104 s.) isimli kitap. Kitapta Ramazan ayının içeriğinden, çocuğun oruçla ilgili soracağı sorulara, orucu ve Ramazan mevsimi zevkli hâle getirecek fıkralara, şiirlere kadar bir dizi metin yer alıyor. Bunu takip eden “Ramazan ve Çocuk” (Nesil yay. 2023, 48 s.) isimli eser de Esra Korkmaz tarafından kaleme alınmış. Çocuk ve Ramazan’a dair bir güzel kitap da Melek Çe’nin “Oruç Kitabı-Hoş Geldin Oruç Kuşum” (Uğurböceği yay. 2004, 119 s.) isimli çocukların dilinden yazılmış, sadece bir oruç kitabı olmayıp, kelime-i şehadetten, mübarek günlere gecelere oradan Ramazan’a, ayet ve hadislerin yer aldığı önemli bir çalışma. Bu eseri de Dağıstan Çetinkaya resimlemiş.

ORUÇ, FITRATA DÖNÜŞ ÇAĞRISIDIR

Ramazan ayını kuşatan manevi disiplin, kitaplarla da takviye edilmesi gerekir. Bu hususta Efendimiz’in Ramazanları, Oruç’un maddi manevi hikmetleri, hadislerin ve ayetlerin ışığında izaha muhtaçtır. Prof. Dr. Ali Çelik tarafından kaleme alınan “Peygamberimizin Ramazan Günlüğü” (Beyan yay. 2003, 157 s.) bu konuda temel referans eserlerinden biridir. İnanan için varoluş ve diriliş ayı Ramazan’ı, oruçla birlikte kendine dönme, fıtrata dönme, arama ve vuslat bayramı olarak niteleyen Bayram Ali Çetinkaya’nın kaleme aldığı “İnsan Ramazan ve Oruç” (DİB yay. 2022, 101 s.) adlı eser de meselenin mana boyutuna vurgu yapıyor.

ŞİFA AYI RAMAZAN

Orucun mana ve hikmetini sulandırma çabalarından birisini çürüten ve Orucun sağlıkla ilgili boyutunu değerlendiren iki önemli eser de cevap mahiyetindedir:

-Oruç ve Sağlık, Prof. Dr. Cemal Çevik, Akçağ yay. 2001, 101 s.

-Din ve Bilimin Işığında Oruç ve Sağlık, Prof. Dr. Alpaslan Özyazıcı, Diyanet İşleri Başk. Yay. 2017, 180 s.

Ramazan ayının sadece ruha değil, bedene de şifa olduğunu vurgulayan bir diğer eser ise Ulviye Ezerbolatoğlu, Dr. Rabia Altuntaş tarafından kaleme alınan “Şifa Ayı Ramazan” (DİB yay. 2021, 175 s.) isimli çalışmadır. Özellikle Oruç ve Sağlık başlığı altında kaleme alınan yazılar dikkat çekici bir mahiyet arz ediyor. Ramazan’ın Oruç’la aralanan şifa noktası çok açıkken bizler neden iftar sofralarını israf sofraları yapıyoruz? Manevi arınma ile birlikte neden maddi temizlenme gerçekleşmiyor? Ramazanı yeme içme anlamında da bir disiplin haline getiren eser ise “Bir Ömür Ramazan” (Ketebe yay. 2020, 216 s.) adıyla Kemal Özer’in kaleminden çıkmış. Kitap Ramazan sofralarımız ile tüketme biçimimizi masaya yatırıyor.

Hem tarihe ışık tutan hem de hazırlıkları, gelenekleri, merasimleri, eğlenceleri, bayram kutlamaları gibi her yönüyle bir kültürü temaşa eden son eser ise “Osmanlı İstanbul’unda Ramazan Kültürü ve Ramazan Sofraları” (Fadime Aşık, Ketebe yay. 2020, 144 s.) adını taşıyor.

#Ramazan
#Kitap
#Edebiyat
#Hayrettin Karaman
#Fatma Barbarosoğlu
#Ramazanname
#İstanbul'da bir ramazan