Ramazan Sultan Abdülhamidin Ramazanları
  • İMSAK 00:00
  • GÜNEŞ 00:00
  • ÖĞLE 00:00
  • İKİNDİ 00:00
  • AKŞAM 00:00
  • YATSI 00:00
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
İMSAKİYE 2019

Sultan Abdülhamid'in Ramazanları

Sultan II. Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu, hatıralarında babasının Ramazan aylarını nasıl geçirdiğine dair önemli bilgiler veriyor. İşte kızının kaleminden Sultan II. Abdülhamid'in Ramazanları…

Haber Merkezi Yeni Şafak
Şadiye Osmanoğlu, babası Sultan Abdülhamid'in ramazanlarını anlatıyor.
Şadiye Osmanoğlu, babası Sultan Abdülhamid'in ramazanlarını anlatıyor.

“Ben Yıldız Sarayı'nda doğdum. Babam Sultan İkinci Abdülhamid Han'dır. Saray hareminde uzun yıllar geçirdim. Çocukluk günlerimden zihnimde en ziyade yer eden iki hayalim oldu: Saray ve babam."
Bu satırlar Sultan Abdülhamid'in kızı Şadiye Osmanoğlu'na ait.
Şükür ki, Şadiye Osmanoğlu'nun Abdülhamid dönemini ve sarayını anlattığı hatıraları elimizde. Bu hatıratı okurken, o devrin Ramazanlarını çok canlı bir şekilde bize aksettiren aşağıdaki satırlarla karşılaştım.
Bilhassa Sultan Abdülhamid'in Ramazanları nasıl geçirdiğine dair önemli bilgiler ihtiva ediyor.
Şöyle anlatıyor Şadiye Osmanoğlu:
“Padişahım çok yaşa!"
“Cuma günlerinin, yalnız biz küçüklere mahsus, başka câzip tarafları daha vardı. Bugünü, mümkün olsa, iple çekmek isterdim. Çünkü, o sabah, erkenden hazînedâr ustanın kalfaları iki büyük kutu getirirlerdi. Birisinden yeni bir elbise, diğerinden yeni bir oyuncak çıkardı.
Bu, bizim için meraklı bir sürpriz idi, her hafta aynı saatlerde, gözlerim kapıda beklerdim. Bazan elbiseye pek alâka duymazdım. Bilhassa parlak garnitürlerden, fazla göz alıcı renklerden hoşlanmazdım. Sade elbiseler giymeyi tercih ederdim. Sarayda Ramazanlar çok güzel olurdu. Bir hafta evvelden hazırlık başlardı. Temizlik yapılır. Kiler-i Hümâyûn'dan bütün dâirelere büyük sürahiler içinde türlü türlü şuruplar ve birçok iftariyelikler gelirdi. Ramazanın ilk gecesi bütün dâirelerin sofalarına altın yaldızlı kafesler kurulur, seccadeler yayılır, haremağalarıyla beraber bir imam, iki güzel sesli müezzin gelirdi. İlâhîler okunarak namazlar kılınırdı. Ramazan aylarında, her dâirede ayrı bir imam, iki müezzin ve iki haremağasının refakatıyla teravih namazı kılınırdı. Teravihden sonra imam ve müezzinlere buzlu şerbetler ikram edilirdi. Hükümdâr, teravih namazını hususî dâiresinin bitişiğindeki köşkte, ulema ve müezzinlerle beraber kılardı.


Gece kapılar açılır, sahur tablaları girer, top atılıncaya kadar herkes ayakta kalırdı. İmsak topundan sonra namaz kılınır ve yatılırdı. Öğle üzeri de her dâireye bir hoca gelir vaaz verirdi. Akşam topla beraber Zemzem-i Şerîflerle iftar edilirdi. Sultan Abdülhamîd Han Ramazan'da her gün Mâbeyn'e gider, “Huzûr-ı Hümâyûn" dersini dinlerdi. Ramazan'da, sarayda nöbet musikisi ve çalgı çalınmazdı. Mâbeyn'e gelenlere Başmâbeynci tarafından diş kiraları verilirdi. Her akşam bir tabur asker, Yıldız meydanında iftar eder, namaz kılar, Ceyb-i Hümâyûn Nâzırı tarafından diş kirası dağıtılır, üç kere “Pâdişâhım çok yaşa!" diye bağırıp giderlerdi. Erkek evlâtları ve bazen de amcalarımız, cemaatine dâhil olurlardı. Namazdan sonra sohbet edilirdi. Babam damatları ve biraderlerimi sık sık iftara davet eder, yemekten sonra onlara da diş kirası adını taşıyan keseler verdirirdi. Babamın tahta çıkışının her yıl dönümünde, merasim ve şenlikler yapılırdı. “Cülus Merâsimi" adı verilen bu merasimlerde, dâirelerimizin önüne oyuncular getirilir, marifetleri seyrettirilirdi."


Kutsal emanetleri ziyaret
“Cülus şenlikleri, sarayın dışında, geceleyin ateş oyunları ile, yani havaya fişekler atılmak suretiyle icra edilirdi, fener alayları tertip edilirdi.
Evlerimizdeki kızlar, bu şenliklerde türlü kıyafetlere girerlerdi. Senede bir defa Ramazan ayında, hanedana mensup olanların “Hırka-i Saâdet"i ziyaret günü vardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in şahsî eşyalarını ihtiva eden “Mukaddes Emanetler", Topkapı Sarayı'nda hususî dâirede, büyük bir ihtimamla, muhâfaza edilirdi.
Bu ziyaret mühim dînî geleneklerimizden biriydi. Erkenden kalkardık, arabalarımızla Topkapı Sarayı'na giderdik. Orada özel dâirelerinde, daha eski pâdişâhlardan kalmış, çok ihtiyar ve emektar saray kadınlarını görürdük.
Onlar Hırka-i Saâdet'in muhâfaza edildiği bu yerde ömürlerinin son günlerini ibadet ve dua ile geçirirlerdi. Bizleri bir anne şefkati ile severlerdi. Hırka-i Saâdet Dâiresi'nde, babama mahsus bir yer vardı.
Burada bir masa üzerinde sırmalı kat kat bohçalara sarılmış, Peygamberimiz'e âit asıl Mukaddes Emanet bulunurdu. Büyük hatlar ile yazılmış ayetler ile işlemeli bir örtü bu masada yarı açık dururdu.
Ziyarette evvelâ babam masanın önüne yaklaşır, ayakta durur, onu şehzâdeler başta olmak üzere, ulema, vükelâ, evli hemşirelerimin, halalarımın zevcleri, paşalar, Mâbeyn erkânı, bendegân, yâverler, askerler takib ederek, Mukaddes Emanet önünde ve babamın huzurunda aynı tazim duruşunu icra ederlerdi.
Selâmlıktaki merasim bitince, bizlerin bulunduğu harem salonunun kapısı açılırdı. O güne mahsus ağır tuvaletlerimiz, başlarımızda taçlar ve göğüslerimizde nişânlarımız olduğu halde, kıdemlerimize göre, Vâlidelerimizin yanında yürür, ziyareti icra ederdik.
Bizleri, vükelâ hanımları, sarayın hazînedârları, emektarlarımız ve sarayın genç kızları takibederdi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı gazetecileri kabul etti: ABD sözünü tutmazsa harekat sürer, YPG’nin çekilmesinin sorumluluğu ABD’de
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı gazetecileri kabul etti: ABD sözünü tutmazsa harekat sürer, YPG’nin çekilmesinin sorumluluğu ABD’de

Yabancı Mensupları kabulünde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "

PYD’nin bıraktığı 750 DEAŞ’lının 195’i yakalandı. Amerika 120 saatlik sürenin sona erdiği salı akşamına kadar bize verdiği sözleri tutabilirse güvenli bölge konusu çözülmüş olacaktır ama bu söz bilaistisna yerine getirilmemiş olursa 120'nci saatin sona erdiği dakika, Barış Pınarı Harekatımız kaldığı yerden çok daha kararlı bir şekilde devam edecektir. Şu anda tabii daha henüz terör örgütleri çıkmış değil. 120 saati bunun için belirledik" dedi. Trump'ın mektubu ile ilgili açıklamada bulunan Erdoğan, "Elbette bizler bunu unutmadık. Unutmamız doğru değil ama bizim karşılıklı olan sevgi, saygımız da bunları sürekli gündemde tutmaya müsaade etmiyor. Bu konuyu bugünkü meselemiz ve önceliğimiz olarak da görmüyoruz. Vakti saati geldiğinde bu konuyla ilgili olarak gerekenin yapılacağının da bilinmesini istiyoruz" ifadesini kullandı.

Sarı kız olarak bilinen örümceği cam fanusta besliyor: Her gün et veriyoruz
Gündem

Sarı kız olarak bilinen örümceği cam fanusta besliyor: Her gün et veriyoruz

Antalya'nın Kemer ilçesinde, bir işletmeye ait inşaat alanında, 'Sarı Ömer' ve 'Sarı kız' adlarıyla bilinen, zehirli ve et yiyen örümcek bulundu. Cam fanusa konulan örümceğe işletme sahibi İsmail Embiyaoğlu, 'Hüsamettin' adını verdi. Embiyaoğlu, "Bir kadın geldi, görünce bıraktı kaçtı, o da korktu. 'Böyle bir hayvanı ben hiç görmedim' dedi. Daha sonra bunu Facebook'tan paylaştık. 'Sarı kız' gibi isimlerle paylaşımın altına yorumlar geldi. En çok Güneydoğu'da gözüktüğü ve çok zehirli olduğu söylendi. Her gün et veriyoruz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump telefonda görüştü
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump telefonda görüştü. Görüşmeye ilişkin Twitter hesabından açıklama yapan ABD Başkanı, Erdoğan'ın dün attığı bir tweeti alıntılayarak 'Terörizmi yenin' ifadesini kullandı. Trump'ın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da Twitter hesabından görüşmeye dair açıklama yaptı.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.