Başta kardeş yayın kuruluşumuz TV NET olmak üzere, ülkemizde ulusal yayın yapan bütün televizyonlara buradan açık bir çağrım var... En kısa zamanda, 'Mahsun Kırmızıgül sineması' ve 'New York'ta Beş Minare' filmi üzerine, canlı olarak yayımlanacak bir tartışma programı düzenleyin. Karşıma da bu film ve yönetmeni hakkında köşelerinden Allah ne verdiyse atıp tutanların hepsini yan yana dizin. Ekrana ise (bir tele-anket şirketiyle anlaşarak) 'Ali Murat Güven haklı', 'Diğerleri haklı' şeklinde iki ayrı ölçüm barı yansıtın. Programın sonunda 'Diğerleri haklı' diyenlerin oranı benden bir puan daha fazla çıkarsa, namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum, ertesi gün Yeni Şafak'taki sinema editörlüğü görevimden kendi irademle istifa edeceğim!
Pekiyi, son beş yıldır kendini aşabilmek için ölesiye çırpınan bir sanatçıya alabildiğine tepeden bakan böylesine ahlâksız bir eleştiri tekniğini sizler kendinize nasıl olup da yakıştırıyorsunuz?
Mahsun Kırmızıgül, aşağıladığınız o eski günlerinde bile gittiği her yerde yeri göğü inleten, konservatuar mezunu bir şarkıcıydı; kendi kulvarında yine büyük bir yıldızdı, yine çok başarılıydı. Kaldı ki sahne sanatçılarının sahnede rengârenk kostümler giymelerinin dünyanın hiç bir yerinde şaşılacak bir yönü de yoktur. Buna karşılık, sormazlar mı böylesine hoyrat bir tepkiden sonra adama, Mahsun o kırmızı ceketi giyip klip çekerken, sizler tam olarak neredeydiniz? Ne yapıyordunuz? Hayatta ne türlü bir başarı elde etmiştiniz? Başarıyı bırak, o sıralarda sütten kesilmiş miydiniz?
Ben notlarımla birlikte buradayım, bildiklerimi canlı yayında söylemeye hazırım ve çağırdığınızda da hemen geleceğim.
Sözüm sözdür.
* *
Ben ne dediğimin çok iyi farkındayım; çünkü hayatının üçte ikisi sinema ve medya sektöründe geçmiş biri olarak kendi meslekî arenamı da tanıyorum, son üç yıldır defalarca ve saatler boyunca telefonda görüşüp dertleştiğim bir gönül dostu olarak Mahsun'u da…














