Bir ay kadar sonra, 3 Kasım’da ABD’de yapılacak ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin tamamı, Senato’nun ise üçte biri yenilenecek. Halihazırda Cumhuriyetçiler ABD Kongresi’nin her iki kanadında çoğunluğu kontrol ediyorlar. Ara seçimlerde bu tablo tersine dönebilir.
Daha şimdiden pek çok Cumhuriyetçi siyasetçi yenilgiyi kabul etmiş görünüyor. Aslına bakarsanız, ara seçimler umumiyetle İktidardaki partinin aleyhinde sonuçlanıyor. Bu durum Başkan’ın, yani Beyaz Saray’ın Kongre tarafından dengelenmesi olarak görülüyor. Son derece kutuplaşmış bir siyasi ortamda sonuçlar her zaman bu şekilde gerçekleşmeyebiliyor elbet. Aslında Trump da ABD Kongresi’nde mevcut aritmetiğin bozulmasını pek beklemiyor idi.
Ne ki gelişmeler Cumhuriyetçiler’in istediği gibi gitmiyor. Trump bile Cumhuriyetçiler’in Kongre’yi kaybedileceğini artık kabul etmiş görünüyor. Önce yazımda da yer verdiğim gibi, birçok Cumhuriyetçi senatör ve vekil Trump Yönetimi’nin İsrail için girdiği maceraların Kongre’yi kaybetmeleriyle sonuçlanabileceği konusunda peş peşe uyarılar yapıyor.
Öyle anlaşılıyor ki 3 Kasım seçimlerine Trump’ın İsrail odaklı dış politikası damgasını vuracak. İran’la savaşın Amerikalılara yüklediği ekonomik maliyetlerin yanı sıra Amerikan kamuoyunun İsrail aleyhinde değişen duyguları bunda önemli rol oynuyor tabii. Cumhuriyetçi seçmenlerin önemli bir bölümü Trump Yönetimi’nin İsrail’e siyasi, diplomatik ve malî desteğin ötesine geçerek İsrail’in savaşını üstlenmesine öfkeliler. Dolayısıyla hem bu kesimde, hem “tarafsız” seçmenlerde yaşanacak oy kaybının Cumhuriyetçiler’e seçim kaybettirebileceği konuşuluyor.
İlk başlarda kendisini “savaşın değil barışın başkanı” olarak konumlandıran, Neoconlar’ı sık sık hedef alan, dahası ABD’nin Amerikan kıtasına odaklanacağı taahhüdünde bulunan Trump’ın tam tersi bir tutum izleyerek İran’la savaş başlatması bu oy kaybında etkili oluyor.
En son olarak, sıkı İsrail yanlısı Cumhuriyetçi senatörlerden Steve Daines Cumhuriyetçiler’in bu yılki ara seçimlerde ağır bir yenilgiye uğrayabileceği uyarısı yaptı. Senatör Daines 2006 seçim dönemi ile 2026 seçim dönemi arasındaki benzerliklere bilhassa dikkat çekiyordu. Neoconlar’ın etkili olduğu George W. Bush Yönetimi’ndeki ABD 2003 yılında uydurma gerekçelerle ve perde arkasında İsrail’in ittirmesiyle Irak’a savaş açarak ülkeyi işgal etmişti.
Senatör Daines 30 Eylül - 1 Ekim 2026 tarihlerinde Washington D.C.’de “Richard Nixon Vakfı” tarafından düzenlenen “2026 Büyük Strateji Zirvesi”nde yaptığı konuşmada “O dönemde her 10 Amerikalıdan 6’sı Irak Savaşı’na karşı çıkıyordu. Benzin fiyatları ikiye katlanmıştı. Kulağa tanıdık geliyor mu? Sonunda altı sandalye kaybettik” diyordu. Daines 2006’daki seçimlerde muhafazâkâr birçok eyalette senato koltuklarını kaybettiklerini de hatırlatıyordu.
Hakikaten 2006’daki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçiler Senato’da beş sandalye farkıyla çoğunluktaydılar. Seçmenlerin eğilimini dikkate almayan Cumhuriyetçiler kaybedeceklerini öngörmüyorlardı. Birçok siyasi tahminci de aynı görüşteydi. Ne ki Irak Savaşı ve yüksek benzin fiyatları bu öngörüleri tersine çevirdi. Sonuçta Demokratlar beş sandalye farkıyla Senato’yu, otuz iki sandalye farkıyla Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmişlerdi.
Mevcut durumda Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi ve Senato’da dar bir farkla çoğunluğu kontrol ediyorlar. Bu yüzden 3 Kasım’daki seçimler Cumhuriyetçiler için çok zorlu geçecek. Nitekim kamuoyu araştırmaları da Cumhuriyetçiler için uyarı sinyalleri veriyor. Perşembe günü yayınlanan “Associated Press/NORC Araştırma Merkezi”nin anketine göre Amerikalı yetişkinlerin yüzde 71’i ABD Başkanı Trump’ın İsrail ile birlikte başlattığı İran savaşını yönetme şeklini onaylamazken, yüzde 69’u bu savaşın yapılmaya değmediğini belirtiyor.
Aynı ankete göre yetişkinlerin yarısından fazlası, Trump’ın Ocak 2025’te Beyaz Saray’da göreve başlamasından bu yana ülkenin genel durumunun, ulusal ekonominin ve yerel ekonominin daha kötüye gittiğini düşünüyor. Cumhuriyetçiler’in yüzde 47’sine göre ülke yanlış yöne doğru gidiyor. Aynı kanaati paylaşan Demokrat seçmenlerin oranıysa yüzde 92.
Senatör Danies dahil sıkı İsrail yanlısı Cumhuriyetçiler’in seçimlerin İsrail odaklı dış politika yüzünden kaybedileceğini düşünmelerine rağmen ABD Kongresi’nde İsrail’i koruyup kollayan tasarılara oy vermeye devam etmeleri de dikkatlerden kaçmıyor tabii. Demokratlar da seçim kampanyalarında Cumhuriyetçi siyasetçilerin bu çelişkili tutumlarını yüzlerine vuruyorlar.

