
1996/63 sayılı genelgesi ile “kamu ortak hesabı” adı altında kamu haznedarlığı uygulamasına başlanmıştı.
“Kamu ortak hesabı” sistemi ile nakit fazlası olan kurumlar parayı havuza yatırıyor ve ihtiyacı olan kurumlar ise belirli bir bedel ödeyerek havuzdan kullanıyor.
**
Kamu kurumları ellerindeki nakit fazlalarını özel bankalarda mevduat açarak yüzde 30-40 faiz alıyor, diğer yandan fon ihtiyacı olan başka bir kamu kurumu yüzde 140-150 faizle özel bankalardan borçlanıyordu.
Yani özel bankalar devletin parasını devlet kurumuna satıyor, yüksek kazançlar sağlıyordu. Bazı kaynaklara göre bu yeni sistemle sadece 11 ayda 10 milyar dolara yakın faiz tasarrufu sağlanmıştır.
28 Şubat post modern darbesi sonrası 1997/30 sayılı başbakanlık genelgesiyle “kamu ortak hesabı” uygulanamaz hale getirilmiştir.
Sonraki yıllarda (1998/1 ve 21 Eylül 2004 tarih ve 5234 sayılı kanunla) yayınlanan tebliğlerle sistem devam ettirilmek istense de kamu haznedarlığı müessesesi ilk uygulamadaki etkinliği/başarıyı gösterememiştir.
**
Bu hesaplar hazinenin kullanımına açık bir hesaptı.
08 Aralık 2016 tarihinde yayınlanan genel tebliğde; Genel Bütçe kapsamındaki kamu idareleri nakitlerini Merkez Bankası ve Ziraat bankasında açtıkları vadesiz hesaplarda, diğer kamu kuruluşları (Özel bütçeli idareler, Döner sermayeler, Fonlar, Belediyeler, İl özel idareleri, Sosyal güvenlik kurumları, Kamu iktisadi teşebbüsleri, Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları v.s.) ise kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını kamu sermayeli bankalarda açtıracakları hesaplarda değerlendirebilirler ifadesi yer almaktadır.
Bu genelgeyle genel bütçe dışındaki kamu kurumlarının mali kaynaklarını vadeli/vadesiz mevduat, katılma hesabı, menkul kıymet satın alma ya da repo/ters repo şeklinde değerlendirme imkanları devam etmektedir.
**
Anlattıklarımdan bir noktaya gelmek istiyorum: kamu haznedarlığı yönetmeliği nedeniyle mali kaynaklarını kamu bankalarında tutan genel bütçe dışındaki kamu idarelerinin mevduatlarının toplamı Ekim 2017 itibariyle 110 milyar lira.
**
Bu özgürlük kamu tek hesabı (havuz) sistemini amacından uzaklaştırmıştır.
Ekim 2017 sonu itibariyle 566 milyar liraya ulaşan iç borç stoku içinde kamu bankalarının payı 99.8 milyar liraya ulaşmıştır.
**
Genel bütçe ve diğer kamu kurumları sistem kapsamına alındığında mali kaynakların keyfi kullanımı ve israf edilmesinin önüne geçilecek, faiz yükü azalacak, kamu yatırımlar (kalkınma ve refah artışı) için yeni kaynak imkanı sunacaktır.
Tekrar düşünmeye değer…!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.