Mal beyannameleri kapalı zarf içerisinde verilir ve bu Yönetmeliğin amir hükmüdür. Ancak, bu beyannamelerin soruşturma ve kovuşturma dışında açılmayacağı ve kutsal bir emanet gibi kapalı zarf içerisinde ve özel dosyasında saklanacağı yönünde yanlış bir kanaat vardır.
Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmelik bu konuyu açıklığa kavuşturmuştur. Bu Yönetmeliğin Mal bildirimlerinin gizliliği başlıklı 15 inci maddesinde; “Mal bildirimleri, 6 ncı maddede belirtilen makam veya mercilerin ilgili birimlerinde, ilgililerin varsa sicil yoksa özel dosyalarında saklanır. Mal bildirimlerinin içeriği hakkında soruşturma ve kovuşturmaya yetkili merciler dışındakilere açıklama yapılmaz, bilgi verilemez.” hükmüne yer verilmiştir. 6 ncı madde ise Mal bildiriminin verileceği mercileri düzenlemektedir. Genel olarak beyannameler personel ve özlük işlerinin yürütüldüğü birimlerde ve özlük dosyasında saklanmaktadır.
Bu hüküm, kapalı zarf içerisinde verilen mal beyannamesinin hiçbir şekilde açılamayacağı ve kapalı zarf içerisinde muhafaza edileceği gibi bir algıya yol açmaktadır. Hal böyle olunca da kapalı zarf içerisindeki mal beyanı soruşturma veya kovuşturma olmadığı sürece açılamaz algısı yaygınlık kazanmaktadır.
Halbuki Yönetmeliğin Mal bildirimlerinin karşılaştırılması başlıklı 18 inci maddede; “Yeni ve ek bildirimler, 6 ncı maddede belirtilen yetkili merciler tarafından daha önceki bildirimler ile karşılaştırılır. 6 ncı maddenin (b) ve (c) bendlerinde belirtilen mercilerde toplanan mal bildirimlerinde yer alan bilgiler, Başbakanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde, kamu kurumları bilgisayarlarında mevcut bilgilerle bilgisayar ortamında ve gizliliği sağlanacak şekilde karşılaştırılır. Yapılan karşılaştırma sonucunda gerçeğe aykırı bildirimde bulundukları veya haksız mal edindikleri, kaçırdıkları veya gizledikleri anlaşılanlar hakkında yetkili mercilerce Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulur.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm gereğince mal bildirimlerinin karşılaştırılması gerekmekte olup, bu durum zorunlu bir uygulamadır. Fiili duruma bakıldığında ise istisnalar dışında böyle bir karşılaştırmanın yapılmadığı ve yapılmasının da manuel uygulamalar nedeniyle imkansız olduğu görülecektir.