Enflasyon şaşırtmadı

04:004/11/2020, الأربعاء
G: 4/11/2020, الأربعاء
Ahmet Ulusoy

TÜİK ekim ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. AA Finans’ın beklenti anketinin az üstünde (yüzde 11,76), Bloomberg beklenti anketine (yüzde 11,90) uyumlu (yüzde 11,89) bir enflasyon rakamı çıktı.Bu yönüyle Türkiye’de enflasyonun tahmin edilebilirliği bir anlamda ekonomistlerin TÜİK’e olan güvenini de destekliyor.**Birkaç göstergeyi verip enflasyon değerlendirmesine devam edelim.Bir önceki yılın ekim ayına göre 12 aylık enflasyon yüzde 11.89 oldu. Aralık ayına göre 10 aylık değişim ise yüzde 10,64.2019

TÜİK ekim ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. AA Finans’ın beklenti anketinin az üstünde (yüzde 11,76), Bloomberg beklenti anketine (yüzde 11,90) uyumlu (yüzde 11,89) bir enflasyon rakamı çıktı.

Bu yönüyle Türkiye’de enflasyonun tahmin edilebilirliği bir anlamda ekonomistlerin TÜİK’e olan güvenini de destekliyor.

**

Birkaç göstergeyi verip enflasyon değerlendirmesine devam edelim.

Bir önceki yılın ekim ayına göre 12 aylık enflasyon yüzde 11.89 oldu. Aralık ayına göre 10 aylık değişim ise yüzde 10,64.

2019 yılının kasım ve aralık ayı enflasyonları düşük geldiğinden, baz etkisi ile yılın tamamındaki enflasyonun yüzde 12’lerin üzerinde olacağı söylenebilir.

Yani bizim tahminimiz
Merkez Bankası’nın yüzde 8,9’dan yüzde 12,1 olarak güncellediği yılsonu enflasyon tahmininin üzerinde bir enflasyon gerçekleşecektir.

Sürekli güncellediği bir hedefte bu kadar yüksek bir sapma (yüzde 36) olması Merkez Bankası’nın temel görevi olan ‘fiyat istikrarını sağlama’ işini beceremediğini açık olarak göstermektedir. Doğrudan müdahale alanına giren çekirdek enflasyonun yüzde 11,48 artışı da bunu teyit etmektedir.

**

Çeşitli mal ve hizmetlerdeki yüzde 27’lik artış yıllık en yüksek fiyat artışının görüldüğü ana harcama grubu.

En yüksek artan 2. harcama grubu “Gıda ve alkolsüz içecekler” oldu (yüzde 16,51). Dolayısıyla,
gıda fiyatlarını kontrol altına alamadığımız müddetçe enflasyonun yükselişini önlenemeyeceğini
bir kez daha söylememiz gerekiyor.

Gıda ve alkolsüz içeceklerin toplam harcama içindeki ağırlığı yüzde 22,7 olarak belirlenmiş. Yani, 11, 89 oranındaki enflasyonun 3,75’lik kısmını sadece gıda fiyatlarındaki artıştan gelmiştir.

Yine, Ekim 2020’de, endekste kapsanan 418 maddeden; 52 maddenin ortalama fiyatında düşüş, 42 maddenin ortalama fiyatı değişmedi ve 324 maddenin ortalama fiyatında artış gerçekleşti.

**

Türkiye’de son dönemlerde yine ekonomik anlamda hoş olmayan gelişmeler oluyor.

Bu gelişmeler
daha çok ekonomi dışı etkenlerden
kaynaklanıyor.

Bir taraftan dünya ülkeleri ile gerilen ilişkiler; Fransa olayı, Yunanistan’la Kıbrıs ve Doğu Akdeniz siyasi gerilimi, Karabağ sorunu, AB yaptırım söylemi, ABD seçimleri v.s.

Bu gerilimlerin
son dönemde
rahatsız edici boyutta artan döviz kurları üzerinde etkisi var.
Böyle bir gerilim ortamı spekülatörlerin kolayca kurları yönlendirmelerine, sermaye kaçışlarına, dolarizasyona da neden olmaktadır.
Dolar neden artıyor, ayrı bir yazı konusu ama burada belirtmemiz gereken
kur artışıyla enflasyon arasında doğrusal bir ilişki
olduğudur.

Ve bugünkü fiyat artışlarına kurlardaki son artışların yansıtılmadığını da söylememiz gerekiyor. Kurlardaki geçişkenlik TÜFE’ye gecikmeli yansıyor.

Dolayısıyla, gelecek aylardaki enflasyon olağanüstü gelişme olmazsa yükselme eğilimini devam ettirecektir.

**

Türkiye’de enflasyonun nedenleri konusu aslında çok tartışmalı bir konu. Tabii ki dövizin ve faizin
maliyet kanalından
enflasyona yansıdığı yadsınamaz.
Diğer taraftan yaşanan ekonomik durgunluk nedeniyle hükümetin haklı olarak
kredi genişlemesine gitmesi de enflasyonun artışındaki talep yanlı etkenlerden.
Genişletici kredi politikaları aynı zamanda
döviz kurlarındaki ve altındaki artışları da desteklemiştir.

**

Özet olarak söylememiz gereken
ekonomideki birtakım rahatsızlıkların sonucu olarak enflasyon karşımıza çıkmaktadır.
Ekonomimiz, eylemlerde ve söylemlerde daha dikkatli olmamız gereken bir süreçten geçiyor. Özellikle
iç üretimin ithalatın yerine ikame edilmesi, döviz ihtiyacının azaltılması, döviz şişkinliğinden kaynaklanan maliyet enflasyonunu aşağıya doğru baskılayacaktır.
Hükümetin, insanların
önünü görmesine, yatırım yapmasına, büyümeye, üretime, iş bulmasına katkı sağlayacak,
geleceğe güvenle bakmasına yardımcı olacak
sağlıklı adımları atması gerekiyor.
Günü kurtarmanın uzun dönemli geleceği kaybetme anlamına gelebileceğini, dolayısıyla
kısa ve uzun dönemi birlikte ele alan ekonomi politikalarının devreye sokulması gerektiğini
tekrar ederek bitirelim.
#Enflasyon
#TÜİK