Washington"daki "hayır" cephesi

00:003/09/2010, Cuma
G: 3/09/2019, Salı
Ali Akel

Geçtiğimiz Perşembe günü 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle Silahlı Kuvvetler Ataşesi Tuğgeneral Murat Yıldırım ve eşi Bayan Yıldırım''ın Balo Salonu''nda verdikleri resepsiyona, salonun başında misafirlerini karşılayan evsahibi Bay ve Bayan Yıldırım ile tokalaştıktan sonra ilk hedefim solunun ucundaki üstü açık alan olmuştu. Ağırlıklı olarak üniformalı insanların doldurduğu salonun arkasındaki arka bölüme geçtiğimde fark buradakilerin neredeyse tamamının sivil giyimli oluşuydu. Asker deyince

Geçtiğimiz Perşembe günü 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle Silahlı Kuvvetler Ataşesi Tuğgeneral Murat Yıldırım ve eşi Bayan Yıldırım''ın Balo Salonu''nda verdikleri resepsiyona, salonun başında misafirlerini karşılayan evsahibi Bay ve Bayan Yıldırım ile tokalaştıktan sonra ilk hedefim solunun ucundaki üstü açık alan olmuştu. Ağırlıklı olarak üniformalı insanların doldurduğu salonun arkasındaki arka bölüme geçtiğimde fark buradakilerin neredeyse tamamının sivil giyimli oluşuydu. Asker deyince akla ilk gelen disiplin olduğuna göre takdir etmeye değer.

Resepsiyon tam da iftar saatinde başlıyordu. Yemek sigara için bahane oluşturduğundan iftar oldukça kısa sürdü. Salona tekrar yöneldiğimde birkaç haftadır görmediğim bir meslektaşın merdivenlerden bana doğru yönelince salonun ortasında buluştuk. “Epeydir görüşemedik” sözlerime “Daha yeni geldim” diye karşılık verdi. Benim gibi kentte bekçilik yapacağına Avrupa''ya geziye çıkmış. Türkiye''ye de yolunu düşürmüş bu arada. “Ne var ne yok memlekette?” soruma, tahmin etmekte hiç de zorlanmadığım bir cevap verdi arkadaşım: “Ülke inanılmaz bir şekilde içine kapanmış. Dünya yıkılsa kimsenin umurunda değil. Varsa yoksa 12 Eylül''de yapılacak referandum. Türkiye şimdiden seçim havasına girmiş durumda.”

Bir gözlemi daha olmuş meslektaşımın. “Bir konu normalde nasıl tartışılır, bilirsin. Karşıt görüşlü insanlar bir araya gelir ve o konu üzerinde tartışır. Şimdi Türkiye''de de bu oluyor diye düşünüyorsan yanılıyorsun. İnsanlar televizyona çıkıyor ve daha ilk cümleden ''sen darbecisin'', ''sen şucusun, bucusun'' diye birbirlerini suçlamaya başlıyorlar. Konuyu tartışmaya hak getire. Beş dakikadan sonra hiçbir tartışma programını izleyemedim.”

Arkadaşımın “Burada ne var ne yok?” sorusuna verdiğim cevabı sizinle de paylaşayım. Aslında bu aralar Türkiye''de ne oluyorsa, bir benzeri de Amerika''da oluyor. ABD Başkanı Barack Obama''nın gözü, Kasım ayında yapılacak olan ara seçimlerden başka hiçbir şeyi görmüyor, görmesi pek mümkün de değil. Ara seçimde Temsilciler Meclisi''nin tamamı, Senato''nun ise üçte biri yenilenecek. Kongre''de çoğunluğu yitirip şimdiden “topal ördek” olmak Obama''nın en büyük endişesi.

Türkiye''de “evet” cephesi ile “hayır” cephesinin Amerika''daki ikiz kardeşi ise Demokrat/liberal kesimler ile aşırı sağcılar arasındaki cepheleşme. Tea Party (Çay Partisi) öncülüğünde aşırı sağcı kesimlerin New York''a yapılması planlanan ve adı Ground Zero (Sıfır Noktası) camisine çıkartılan İslam Merkezi üzerinden Obama''yı vurmak için hiçbir hamleden geri kalmıyor. ABD Anayasası, Amerika''daki Müslümanlar ya da İslam dünyasında yaratacağı tepki ve vereceği hasar umurlarında değil. İslam Merkezi etrafında yapılan tartışma hem Amerika''daki İslamifobiyayı ortaya çıkarıyor hem de Obama''yı zayıflatmak isteyen muhafazakârlar tarafından adeta seçim propagandası olarak kullanılıyor. Aşırı sağcıların cami meselesini politik propagandanın bir aracı olarak kullandığını Cumartesi günü yine Çay Partisi hareketi ve aşırı sağcıların başını çektiği bir gösteri faş etti. İslamifobiyanın yanında Obama''ya renginden dolayı olan karşıtlık, yani “ırkçı” yaklaşım da kendini açığa vurdu. Çay Partisi''nin önde gelen isimlerinden olan, Fox News''te ve aynı zamanda radyo program yapan Glenn Beck''in organize ettiği “Ülke Onurunun Yeniden Tesisi” mitingi, Martin Luther King''in 47 yıl önce meşhur “Bir Hayalim Var” konuşmasını yaptığı Lincoln Anıtı''nın önünde yapıldı ve mitinge onbinlerce kişi katıldı. Beck, mitingin böyle bir güne denk gelmesini her ne kadar “rastlantı” olarak nitelendirse de Çay Partisi''nin simge ismi haline gelmiş olan Cumhuriyetçi Başkan Adayı John McCain''in başkan yardımıcı adayı olan Sarah Palin''in ana konuşmacı olması da eklenince gösteri “ırkçı” damgası yemekten kurtulamadı.

İSRAİL BİR KELEBEK KANATLARI KOPARTILMAK İSTENEN!..

Aşırı sağcıların başını çektiği “tehlikeli yaklaşımlara” karşı Obama ve sözcüleri oldukça dikkatli davranmaya ve temkinli bir dil kullanmaya çalışıyor. Obama''nın Beyaz Saray''da verdiği iftarda yaptığı açıklamada cami yapmak da dahil herkes gibi Müslümanların da dini gereklerini yerine getirme hakkını olduğunu söylemesi, tartışmayı dindereceği yere daha da alevlendirmesi Obama''nın bir kez daha açıklama yapmasına, bir adım geri çekilmesine neden olmuştu. Caminin yeri tartışmasına girmeyen Obama, Müslümanların dini pratiklerini yerine getirmeleri özgürlüğü olduğunu bir kez daha vurgulamıştı aslında. Cami ya da adı ne olursa olsun yapılmak istenen merkeze izin verilip verilmemesi o bölgenin yerel yönetiminin vereceği bir karar. New York''taki İslam Merkezi''ne bazı Yahudi örgütleri destek verse de ABD Kongresi üzerinde tartışmasız etkisi olan en büyük Yahudi örgütü ADL (İnkar ve İftira ile Mücadele Birliği) karşı çıkınca Washington yönetimi daha temkinli bir dil kullanmak zorunda kalıyor.

Üniformalı, üniformasız onlarca misyon temsilcisinin doldurduğu Balo Salonu''nda Kongre ile içli dışlı bir isim, “Kasım seçimleri bitinceye kadar kimse Obama''dan bir şey beklemesin” diyordu. “Malumun ilanı bu” dedikten sonra, geçen hafta Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu başkanlığındaki heyetin temaslarını hatırlatıp, “İsrail lobisi aynı yerde mi hala? Kongre''de ilerleme var mı?” soruma, “Lobinin gözünde İsrail bir kelebek... En ufak bir şey olduğunda ''Eyvah kanatlarını kopartacaklar'' diye ortalığı yangın yerine çeviriyorlar. Buna bir son verilmesi lazım. Eğer bir demokrasi ise İsrail, demokrasiler demokrasilerle savaşmaz. Uluslararası sularda bir saldırı ve bu saldırı sonucu Türkiye''nin 9 vatandaşının canından olması var... İsrail hükümetinin bunu anlaması lazım.”

BM''de kurulan uluslararası komisyon çalışmalarını sürdürüyor ve ilk bulgularını 15 Eylül''e kadar açıklaması bekleniyor. İsrail hükümetinin olayı ne kadar anlayıp anlamadığını öğrenmek için bu açıklamayı beklemek gerekiyor. Bekleyip görelim.

TANIŞTIK, MEMNUN OLDUK!

2007 Haziran''ında Yeni Şafak Yazı İşleri Müdürü olarak yuvayı bırakıp Washington''a geldiğimde Genelkurmay Başkanlığı''nca gazetemize uygulanan akreditasyon devam ediyordu. Kısa bir süre sonra Genelkurmay''ın Yeni Şafak''a uyguladığı akreditasyon ortadan kalktı. Ancak üç yılı aşkın süredir Washington temsilciliğini yaptığım Yeni Şafak''a uygulanan akreditasyon devam ediyordu. Çeşitli vesilelerle askeri temsilcilerimizle bir şekilde karşılaşıyorduk ancak 30 Ağustos için verilen resepsiyonlara davet almıyordum. Askeri Ataşelik bu sene bu uygulamaya son verdi.

Ne Türkiye''deyken ne de Washington''da iken akreditasyon işlemine üzülüyor muydum? Hayır. Akreditasyon işlemini önemsiyor muydum? Evet. Özellikle Washington''da önemsiyorum, bir gazeteci olarak önemsemem gerekiyor. Türkiye''deyken, askeri kesimi ilgilendiren ve teyid etmeniz gereken bir konuda bir şekilde bilgi edinebilmeniz, teyidini başka kanallar üzerinden almanız mümkün. Washington''da ise bu mümkün değil. Teyid gerektiren bir konuyu kaynağından teyid edemiyorsanız, sıkıntıdasınız demektir. Bir gazeteci için teyid gerektiren bilgiyi teyid edememek, akrep ile oyun oynamasına benzer.

On yılı aşkın süredir Washington''da Zaman Gazetesi''nin Temsilciliğini''ne yapan Ali H. Aslan da benim gibi bu sene verilen resepsiyona davet edilenler arasındaydı. Silahlı Kuvvetler Ataşesi Tuğgeneral Murat Yıldırım Bey ile tokalaşıp şahsen tanışma fırsatı bulduk. Balo Salonu''nda bir süre sohbet etme fırsatı da buldum Sayın Yıldırım ile. Tanıştığıma memnun oldum, umarım Murat Bey de tanıştığına memnun olmuştur.