
Halep'te atılan varil bombaları ve Rus uçaklarından bırakılan yangın bombalarının arasında kaldı bir çocuk. “Anne” diye feryat edecek kadar canı kalmıştı sadece. O toz dumanın ortasında, o yangın yerinde minik bir bebek kaldı ve dünya onun sesini duymadı. Annesinden başka da o feryada kulak veren olmadı.
Akdeniz'in soğuk sularını geçerken, o kahrolasıca plastik botlardan biri batınca, bir minik yürek korkudan feryat etti yine. Can pazarına dönmüş sularda, anne evladını, çocuk babasını, kardeş kardeşini yitirdi, ölmeden Mahşeri yaşadı hepsi.
Feryadı figan eden çocukları duyan yine olmadı. Annesi cansız bir can yeleğine dönünceye kadar çırpındı ama tutunamadı hayata. O çocuk yapayalnız, o denizin ortasında ağladı ve duyan olmadı.
Ölüme alışmak, vicdanı köreltmek böyle bir şeymiş demek ki. Sıradan haberlere dönüşmesi her ölümün, sıradanlaşması her acının böyle oluyormuş demek.
Bunu da gördük, bunu da tecrübe ettik yaşarken. Bizim yaşadığımız tarih ne zalim bir tarihmiş meğer. İnsanoğlunun belki de yüz yılda göreceği acıları bize 5 yılda yaşattı. İnsanın kaldıramayacağı kadar çok derdi yükledi sırtımıza.
Gel de şimdi, Suriye'yi anlat çocuklarına. Yıllar sonra yaşlandığımızda, torunlarımız bize Akdeniz'de boğulan çocukların hikayesini sorduğunda, nasıl anlatacağımızı düşünün.
Halep'te o yangın yerinde kalan çocuğun hikayesini, sıradan bir haber gibi okumamızı anlatamayacağız.
Bir cinnet çağının şahitleri olarak, ruhlarımızda derin yaralar açılıyor, ne hazindir ki acısını hissetmiyoruz artık.
ğız cinayete ortak olduğumuzu
Kimimiz silahla, kimimiz sözle, kimimiz susarak, kimimiz görmeyerek, duymayarak bu cinayetin ortağı olduğumuzu anlayacağız.
Lakin en çok artık hissetmediğimiz ölümlerin sıradanlaşmasını anlatamayacağız.
Dostlarımız, okurlarımız yazılarımı bir araya getirip kitaplaştırmam konusunda epey zamandır telkinde bulunuyordu bana. Ben de bu telkinleri dinledim. Yazılarımın tamamını gözden geçirdim ve üç gruba ayrılabileceğini gördüm. Konu bütünlüğü ve üslup dikkate alındığında üç ayrı kitap haline geldi. Yarın Yayınları, bu kitapları basmak için talepte bulundu ve ortaya şu üç kitap çıktı:
Gülen Cemaati'ne yönelik yazılarımın toplamı bir kitap kadar olmuş. Cemaatten büyük tepki, okuyuculardan da büyük ilgi gören bu yazılar,
Gülen Cemaati
ı
adıyla yayınlandı.
İçimizdeki dertleri ve çektiğimiz dava sancısını yazdıkça, ne kadar çok aynı acıyı çeken kardeşimizin olduğunu görüm. Bu yazılara olan ilgi, paylaşım ve bana gönderilen mesajlardan anladım ki, bu konuları daha çok konuşmalıyız. Bu konuları yazdığım yazılar, “
İslam dünyası son yüz yılın ikinci büyük savrulmasını yaşıyor. Coğrafya değişiyor, sosyoloji başkalaşıyor. Bu nedenledir ki, bu konuda çok yazı kaleme almışım. Hepsini bir araya getirdiğimizde, ortaya konu bütünlüğü olan bir eser çıktı. Bu yazıları da “
Bu kitapları özellikle gençlerin okumasını çok isterim. Kitaplara ulaşmak isteyen okurlarımız, kitapçılardan ve online kitap satış sitelerinden temin edebilecekleri gibi,
'ndan da alabilirler (0212 234 54 54).
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.