
İnsanı en çok sağlılıkla ilgili skandallar, skandal haberleri öfkelendiriyor… Sağlık insanın önce gelen meselesi…
Ne var ki hastalıklarla mücadelede alınan yol ile bu yolda hastalığın, hatta hastanın metalaşması arasındaki çelişki, günümüz dünyasının utanç verici tablolarından birisi.
Hastalıkların teşhis ve tedavisine yönelik imkân ve araçlar geliştikçe, bu araç ve imkânların fiyatı da artıyor. Teşhis, tedavi ve bakım git gide pahalı hale geliyor. İşin vahimi buna paralel olarak dünyanın birçok ülkesinde kamusal sosyal güvence kurumları iflas etme noktasına geliyorlar. Bu durum, sağlık sigortasının özelleşme eğilimini besliyor. Yani faturayı hastaya yükleme politikası öne çıkıyor.
Perşembe günü gazetelerde bir haber vardı.
Kanserli olup kemoterapi tedavisi gören tüm hastaların “olmazsa olmaz” ilaçlarından birisi, Neupogen, Sağlık Bakanlığı''nın önerisi üzerine, Maliye Bakanlığı tarafından “parası ödenmeyecek ilaçlar listesi”ne alınmıştı.
Haberin önemini fark etmem yaz boyunca benim de Nepogen kullanmış olmamdı.
Bilen biliyor. Kemoterapi ilaçları organlarda hızla çoğalan kanserli hücreleri yok ederken, aynı zaman yapıları yenilenme üzerine kurulu, düzenli çoğalan normal hücrelere de saldırıyorlar. Saçlar bunun için dökülüyor. Kan değerleri de bunun için düşüyor.
Ancak kan değerlerinin düşmesi hastaları bekleyen büyük tehlikelerden birisi…
Örneğin kanda lokosit ve netrofillerin sayısal olarak düşmesi bağışıklık sistemini zayıflatıyor, çökme noktasına getiriyor.
10 kanser hastasının 8-9''u bu durumu yaşıyor.
Çözüm, kemik iliğini hareket geçiren, netrofil üretimini sağlayan bir ilaç:
Neuprogen…
Aksi halde hayati riskler doğuyor…
Bakanlığın bu ilacı yasaklamış olması inanılır gibi değildi açıkcası.
Nitekim haberi okuyan hasta dostlarım, hatta akrabalarım öfke içinde beni aradılar, Sağlık Bakanlığı ne yaptığını biliyor mu diye? Açıkçası ben de aynı duygudaydım ve önce doktorumu aradım.
Prof. Dr. Çoşkun Tecimer piyasada Neuprogen''in, Granocyte adını taşıyan bir muadili olduğunu, bu ilacın SSK ve Emekli Sandığı hastalarında kullanılması için talimat verdiğini söylüyordu.
En azından hastalar açıkta bırakılmıyor, her ay ceplerinden 800 YTL civarında para ödemek durumunda kalmıyorlardı…
Bunu duyunca öfkem bir ölçüde dindi…
Ama devreye başka sorular girdi.
Neupogen ile Granocyte arasında büyük bir fiyat farkı yoktu, hatta listeden çıkarılan biraz daha ucuzdu. Birincisi 208 ikincisi, 212 YTL''ydi.
Peki o zaman neden Sağlık Bakanlığı insanları ve doktorları tek bir ilacı kullanmaya mecbur bırakıyordu?
Neupogen yıllardır kullanılan, sonuç vermiş, tedavide hekimlerin en güvendiği ilaç değil miydi?
Ayrıca Neupogen Roche ürünüydü, Granocyte ise Eczacıbaşı…
Peki bu durumda devlet haksız rebaket üretmiş olmuyor muydu?
Bu sorularla bakanlığa yöneldik…
Bir ölçüde tatmin edici bir yanıt aldık.
Eczacıbaşı firması kamuya, yani, SSK ve Emekli Sandığı''na ilacı yüzde 40 indirimli veriyordu.
Yine de bakanlığın aradaki fiyat farkını ödemek suretiyle isteyenlerin Neupogen kullanıma kapı açması gerekirken, açmıyordu…
Peki neden?
Neden sorunun yanıtı aslında “kanser ilacı skandalı”nın gerçek perde arkasını yansıyor…
Roche firması Neupogen adlı ilaca ait beyanlarda “referans ülke fiyatları”nı tam bildirmemiş ya da yanlış bildirmişti. Örneğin 10 ampul içeren kutuya Batı ülkelerindeki 5 ampullük fiyatı referans göstermişti, yani ilaç böyle etiketlenmiş, ortalama 200 milyon yerine hasta ve kurumlar ortalama 400 milyon ödemek zorunda kalmışlardı.
Bakanlık bunu fark edince, Roche fiyatı normal sınırlarına çekmek zorunda kalmıştı.
İş burada da bitmemişti.
Teşfiş Kurulu''nun raporuna göre bakanlık, kendisine bağlı kurumlara yüksek fiyatla satılan ilacın gerçek fiyatını esas alıp, aradaki 1 milyon 471 avro''yu Roche''tan talep etmişti. Roche bu farkı ödemeyi reddedince bakanlık dava açmıştı.
Ardından Roche''un bir tür cezalandırılması kararı geldi ve Neupogen ödeme listelerinden çıkarıldı.
Son aldığımız haber ise Roche''un şimdi bakanlığın istediği farkı ödemek için başvuruda bulunduğu, ayrıca Neupogen''i bedava dağıtma kararı aldığı yönünde…
İşte size kanser ilacı skandalının perde arkası…
Peki sormak gerekmez mi, neden bakanlık bunları doğrudan bir şekilde açıklamıyor ya da bilgi notu olarak basına ulaştırmıyor, insanların panik olmasına, Sağlık Bakanlığı''na öfke kusmasına yol açıyor?
Bakanlık parasının aldıktan sonra muhtemelen Roche''ta yüzde 40''lık indirime yanaşacaktır…
Bakanlığın işi bunu sağlamak ve açıklamak olmalıdır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.