
Derbiden önce iki teknik adamın da planları rakibe tedbir almak için değil, kendi güçlü yanlarını zenginleştirmeye yönelikti. Örneğin Hamza Hamzaoğlu, Gökhan Gönül'e tedbir alırken, sol bek Olcan Adın'dan vazgeçmeyip, bu futbolcunun önüne Telles'i koyup, savunmayı en ileriden başlatmayı tercih etti. Aynı şekilde ters kanatta da Umut Bulut'u oynatarak hem Caner tarafından kurulacak oyuna engel olmak, hem de Caner'e bir hücumcuyla tehdit oluşturma fikrindeydi. Hamza Hoca olası Fenerbahçe baskısını da topa sahip olarak hiç var etmemeyi düşünmüştü. Hamzaoğlu'nun planları ilk yirmi dakika çok da iyi işledi. Fakat yirminci dakikadan sonra topa sahip olan taraf Fenerbahçe olunca, sarı-lacivertlilerin bütün becerileri ortaya çıkmaya başladı. Baskı futbolunu çok iyi oynayan, rakip yarı sahaya yerleştiği zaman topu ve kontrolü kolay kolay kaptırmayan Fenerbahçe oyunu tamamen eline aldı. Fakat hücum üçlüsünün tutukluğu bu maçta da kendini gösterdi.
İkinci devre de benzer bir görüntüde başladı. Topun sahibi Fenerbahçe oyuna hükmeden taraf oldu. Burak, Sneijder ve Umut topu ileride tutamayınca Galatasaray'ın hücum denemeleri hep cılız kaldı.
Fakat Fenerbahçe'nin golü 20 ile 80'inci dakika arasında oynanan futbolun tam tersi bir şekilde geldi. Galatasaray'ın rakip yarı sahaya 20'inci dakikadan sonra ilk yerleştiği bir kaç dakikada savunmasında oluşan boşluğu Kuyt çok iyi değerlendirdi.
Fenerbahçe en iyi bildiğini yaptı. Hamza Hoca da yapmaya çalıştı ama hücumcularından beklediğini alamadı. Sonuç lig yarışını sıfırladı. Son yılların aksine saha içinde gerginliğin olmaması ise derbinin sevindirici görüntüsüydü.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.