15 Temmuz ve Ankara

04:008/09/2016, Perşembe
G: 13/09/2019, Cuma
Aydın Ünal

Ankara, modern zamanların en talihsiz, en bahtı kara şehirlerinden biridir. “Gri şehir”, “kravatlı şehir”, “asık suratlı şehir” olarak bilinir. Ankara'ya “resmi şehir” de derler, “soğuk şehir”, “memur şehri”, “oteller şehri ve otel şehir” de derler. Başkent oluşuyla birlikte devasa devlet binaları yapılmış, 1923'te 40 bin olan nüfusu şimdilerde 5 milyonu aşmıştır. 80 vilayetten göç alan şehir plansız büyümüş, kendisine yeni bir kültür oluşturmuş, kimi bölgeleri soğuk “kent” kimliği edinirken, kimi bölgeleri köye dönüşmüştür. Ankara, uzaktan seyredenler için olduğu kadar, içinde yaşayan epeyce bir nüfus için de “tatsız” bir şehirdir. İş için, ekmek için, zorunlu devlet vazifesi için, en çok da siyaset için mesken edinilen Ankara, “yaşanılacak ve ölünecek” değil, “bir müddet bulunulacak ve kaçılacak”, “en çok dönüş zamanları sevilecek” bir şehir olarak görülmüştür.



Oysa, Ankara içinde başka bir Ankara vardır.



O başka Ankara, 40 binden 5 milyona çıkan nüfusun göç kültürüne direnen Ankara'dır. O başka Ankara, modern zamanların yeni ve modern bir “kent” inşa etme gayretine, yıkıcılığına direnen, bir “şehir” olarak kalma başarısını gösterebilen Ankara'dır. O başka Ankara, 1073 yılında Selçuklu olan, aradan geçen 943 yıla rağmen de Selçuklu kalabilen Ankara'dır.



Başka Ankara, en çok da Hacı Bayram Veli'nin Ankara'sıdır. “Nagehan bir şara vardım / Anı ben yapılır gördüm / Ben dahi bile yapıldım / Taş ve toprak arasında” derken, Hacı Bayram Veli, Ankara şarının, yani şehrinin, “inşa edilen” değil, “inşa eden” şehir olduğunu vurgular. Hacı Bayram Veli'nin duasıdır ki, Ankara'nın asırlar boyunca özünü, çekirdeğini, tohumunu muhafaza etmesini sağlamıştır.



Ankara, 1922'de, işgal kuvvetlerini sınırlarında durdurmuş şehirdir. Polatlı'da, Sakarya muharebesinde düşmanın ilerleyişi durdurulmuş, Ankara işgale izin vermemiş, karşı taarruzla işgal altındaki Anadolu şehirlerinin de istiklal ateşini yakmıştır.



Uzunca bir süre kendi kendisiyle uğraşmıştır Ankara. İçine kapanmıştır. 80 vilayete sessiz, dilsiz, tepkisiz kalmıştır. Ümmetin ve milletin umudu olmak yerine, milli iradenin tecelligâhı olmak yerine, darbelerle esir alınmış, devlet ve siyaset oyunlarıyla Ankara kara şehir haline getirilmiştir.



15 Temmuz 2016, İslam coğrafyası ve Türkiye için olduğu kadar, Ankara için de bir dönüm noktasıdır.



15 Temmuz, o başka Ankara'nın, o hakiki Ankara'nın, Hacı Bayram Veli'nin duasıyla ayakta kalan o Selçuklu şehrinin tekrar ayağa kalktığı, “ben buradayım” dediği tarihtir.



Darbeler Ankara'da yapılır. Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Genelkurmay, esir alındığında, bütün Türkiye tutsak edilir. Başkent düşünce, Türkiye düşer.



İşte onun için, 15 Temmuz darbe girişiminin en kanlı sahneleri de Ankara'da yaşanmıştır. 15 Temmuz'un en kahramanca direnişi de yine Ankara'da sergilenmiştir.



Başkomutan daha milletini sokağa davet etmeden, Ankara akın akın Külliye'ye, Kızılay'a, Genelkurmay'a, Emniyet Müdürlüğü önüne, Esenboğa Havalimanı'na koşmuştur.



En büyük askeri birliklerden birine ev sahipliği yapan Polatlı, Ankara'ya ulaştırılmaya çalışılan füzelerin önünü kesmiş, tarihe füzeleri bedeniyle durduran halk olarak geçmiştir.



Hele Kazan... Kahraman Kazan... Darbenin merkez üssü Akıncılar'a ev sahipliği yapan Kazan'ın halkı, üssün nizamiyesine koşmuş, orada 9 yiğidini şehit vermiş, “Kahraman Kazan” unvanını da ziyadesiyle hak etmiştir.



Türkiye genelindeki 250 şehidin 147'si Ankara'da can vermiş, 2 bin gazinin 1100'ü Ankara'da yaralanmıştır.



Ankara, 1922'de sınırından düşmanı sokmadığı gibi, 15 Temmuz 2016'da da Fetullahçı teröristlere Külliye'yi, Meclis'i, Başbakanlığı, Genelkurmay'ı teslim etmemiştir.



15 Temmuz'u, Ankara'nın direnişini, Ankara'nın kahramanlığını vurgulamadan yazmak, bahtsız, talihsiz şehir Ankara'ya yeni bir haksızlık olur.



15 Temmuz darbe girişiminin tarihi yazılırken, Ankara sadece “başkent” olarak, olayların geçtiği şehir olarak anılmasın. Ankara içindeki Ankara, o gri, o kravatlı şehrin içindeki Selçuklu ve Osmanlı Ankara, “öteki” Ankara büyük bir destan yazdı, bir kez daha destan yazdı, aman unutulmasın...


#15 Temmuz
#Darbe girişimi
#Ankara
#Osmanlı